• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033

    Gülen'e Yargıtay darbesi

    07.04.2008 13:45
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'ndan (TMK) yargılanan Fethullah Gülen'e verilen beraat kararını onayan Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin kararına itiraz etti.
    Gülene Yargıtay darbesi
    Gülen'e Yargıtay darbesi Gülen'e Yargıtay darbesi Gülen'e Yargıtay darbesi

    Sanığın yargılamaya konu eylemlerinin eski Türk Ceza Kanunu'ndaki (TCK)
    "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak ve bu teşekkülü yönetmek"
    suçunu oluşturduğunu ileri süren Başsavcılık, bu suç için öngörülen
    zamanaşımının dolduğuna işaret ederek, kamu davasının düşürülmesini
    istedi.

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    itirazı Yargıtay Birinci Başkanlığı'na gönderdi. İtirazı, Yargıtay Ceza
    Genel Kurulu görüşecek.

    İtirazda, suçun niteliğinin ve tarihinin doğru olarak tespit edilmesi
    için dosya kapsamındaki delillerin incelenmesi gerektiği belirtildi.

    Bu kapsamda, Fethullah Gülen'in kitaplarından ve çeşitli konuşmalarından
    alıntılar yapılan itirazda, Ankara Emniyet Müdürlüğü'nün 21 Nisan 1999
    tarihli raporu, Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı'nın
    aynı dönemdeki raporları, tanık anlatımları, yurt dışındaki "Nurculuk"
    faaliyetleriyle ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yazı ve belgeleri ile
    genel müdürlüğün "Fethullah Gülen örgütü" ile ilgili şirketler,
    okullar, dershaneler ve vakıflar hakkındaki tespitlerine yer verildi.

    -"SİLAHLI EYLEM YOK"-

    İtirazda, yerel mahkeme tarafından sanığın eylemlerinin bir bütün olarak
    3713 sayılı TMK kapsamında olduğu kabul edilerek, kamu davasının 4616
    sayılı Kanun'a göre "kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi" kararı
    verildiği hatırlatılarak, "laik düzeni yıkmak amacıyla örgütlenen
    sanığın eylemlerinin" TMK'nın 7. maddesi kapsamında değil, 765 sayılı
    TCK'nın "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak" suçunu kapsayan
    313/2-4 maddelerine aykırılık oluşturduğu belirtildi.

    Başsavcılığın itirazında, "sanığın liderliğini yaptığı ve varlığı
    sübuta eren örgütün 3713 sayılı Kanun'un 1 ve 7. maddelerinde tanımlanan
    şekilde terörü yöntem olarak benimsediğine ve bir terör örgütü olduğuna
    dair delil bulunmadığı, silahlı eylemlerinin de tespit edilemediği"
    vurgulandı.

    Gerek 765 sayılı TCK'nın 313. maddesi, gerekse 5237 sayılı TCK'nın 220.

    maddesinde düzenlenen "cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak"
    suçunun, esasen "hazırlık hareketi" olduğu ifade edilen itirazda,
    şöyle denildi:
    "Yasa koyucu hazırlık hareketlerini amaçlanan suçu önlemek için
    cezalandırmaktadır. Suç, soyut tehlike suçudur. Suç işlemek için
    teşekkülün oluşturulması yeterli olup, amaçlanan suç ya da suçların
    işlenip işlenmemesi önemli değildir. Teşekkülün oluşturulması ile suç
    tamamlanmış olur. Teşekkül mensuplarının suç işlemek için anlaşmış
    olmaları yeterlidir. Yasa koyucunun amacı, basit bir birleşme olmayıp,
    kamu için tehlike yaratacak birleşmeyi cezalandırmaktır."
    İtirazda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, bu yöndeki kararlarından da
    örnekler verildi.

    Başsavcılığın itirazında, "Fethullah Gülen'in kurucusu ve lideri olduğu
    örgütün eylemleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS), 'toplanma
    ve örgütlenme özgürlüğü'nü içeren 11. maddesi kapsamında" da
    değerlendirildi. Kapatılan Refah Partisi'nin başvurusu hakkındaki Avrupa
    İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 13 Şubat 2003 tarihli nihai
    kararından da alıntı yapılan itirazda, AİHM'in oy birliğiyle AİHS'in 11.

    maddesinin ihlal edilmediği sonucuna vardığı hatırlatıldı.

    -"FETHULLAH GÜLEN ÖRGÜTLENMESİNİN NİHAİ AMACI..."-

    "Şeriat düzeni getirmek amacının, Avrupa kamu düzenine aykırı olduğu
    gibi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 4. maddesine göre
    değiştirilemeyecek ve değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan
    devletin yönetim şekline ve Cumhuriyet'in temelini oluşturan demokratik,
    laik ve sosyal hukuk devleti ilkeleri ile öngörülen Anayasal düzene
    aykırı olduğu" vurgulanan itirazda, şöyle denildi:
    "Fethullah Gülen örgütlenmesinin nihai amacı göz önüne alındığında,
    dosyada toplanan delillerle sabit olan 'ışık evleri' tabir edilen
    yerlerde toplantılar yapmaları, buralarda çeşitli örgütsel faaliyetlerde
    bulunmaları, ülke genelinde ve yurt dışında örgütlenmeleri ve
    faaliyetleri sözleşmenin 11. maddesi (toplanma ve örgütlenme özgürlüğü)
    kapsamında değerlendirilemez, insan hakları, demokrasiyle bağdaşmaz ve
    hukuktan himaye talep edemez."
    İtirazda, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin, sanığa atılan eylemi TMK
    kapsamında gördüğü ve "sanığın cebir ve şiddet kullanarak baskı,
    korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle
    Anayasa'da belirtilen Cumhuriyet'in varlığını tehlikeye düşürmek,
    niteliklerini ve laik düzeni değiştirmek, devlet otoritesini zaafa
    uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek amacına yönelik olarak suç
    işlemek üzere terör örgütü kurduğu veya yönettiği yolunda mahkumiyetine
    yeterli kesin delil bulunmadığı" gerekçesiyle yerel mahkemenin beraat
    kararını onadığı hatırlatıldı. Başsavcılığın itirazında, şu tespitler
    yapıldı:
    "Laik düzeni yıkmak amacıyla örgüt oluşturan ve yöneten sanığın
    eyleminin 765 sayılı TCK'nın 313/2-4. maddesi unsurları itibariyle
    tartışılıp değerlendirildiğinde cürüm işlemek için teşekkül meydana
    getirilmesi suçunda aranan delillerin yeterli ve kesin olduğu
    görülmüştür.

    Sanık Fethullah Gülen'in ülke içinde oluşturup, daha sonra ülke dışında
    organize edip yönettiği örgütün, Türkiye'de mevcut Anayasal düzeni
    değiştirmek ve laiklik ilkesini de kaldırarak, yerine şeriat esaslarına
    dayalı devlet kurmak amacında olduğu, aşamaları, tebliğ, cemaat ve cihat
    temelinde, yurt içinde ve dışında dershane, okul, üniversite, yurt,
    hazırlık kursları ve kurduğu şirketler aracılığıyla eğitimli bir kadro
    ve ekonomik bir güç oluşturarak, yönetimde teşkilatlanmayı, devlet
    idaresini ele geçirmeyi hedeflediği, sanık Fethullah Gülen'in yurt
    dışına çıktığı 21 Mart 1999 tarihinden sonra da aynı amaç doğrultusunda
    faaliyetlerini sürdürdüğü, teşekkülün varlığını koruduğu sonucuna
    varılmıştır."
    Sanığın eylemlerinin bir bütün olarak, 765 sayılı TCK'nın 313. ve 5237
    sayılı TCK'nın 220. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu ve "cürüm
    işlemek için teşekkül meydana getirmek ve bu teşekkülü yönetmek"
    suçunun tüm unsurları ile oluştuğu ifade edilen itirazda, maddelerde
    öngörülen ceza itibariyle lehe hükmün 765 sayılı TCK'nın 313/2-4.

    maddesi olduğu kaydedildi.

    İtirazda, "Sanık ve oluşturduğu teşekkülün nihai amacı, yazılarında ve
    konuşmalarında da belirtildiği üzere cebir ve şiddet de kullanmak
    suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın tamamını veya bir kısmını
    tağyir ve tebdil veya ilga (Anayasal düzeni değiştirmek, Anayasa'nın
    ihlali) ile şeriat esaslarına dayalı bir devlet kurmaktır. Sanık
    Fethullah Gülen, suça konu örgütün kurucusu ve lideridir. Sanığın
    kurduğu örgütte, sürekliliğin varlığı ile üye sayısının yasada
    belirtilenin (üç kişi) çok üzerinde olduğunda kuşku yoktur" denildi.

    İtirazda, suç tarihinin temadinin son bulduğu iddianamenin hazırlandığı
    31 Ağustos 2000 olduğu, bu tarih itibariyle davanın zamanaşımı nedeniyle
    düşürülmesi gerektiği vurgulandı.

    İtirazın sonuç bölümünde, 9. Ceza Dairesi'nin 5 Mart 2008 tarihli onama
    kararının kaldırılarak, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin beraata
    ilişkin 5 Mayıs 2006 günlü hükmünün bozulması istendi. Bu aykırılığın
    yeniden duruşma yapılmaksızın 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü
    Kanunu'na göre düzeltilmesinin mümkün olduğuna işaret edilen itirazda,
    dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi istendi.

    AA

    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim