• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671

    'Güdük Necmi, Rıfat Ilgaz'dı'

    06.04.2017 08:30
    Ercan Dolapçı / Tarihin İçinden

    Ercan Dolapçı / Tarihin İçinden

    Türk sinemasının en çok izlenen ve sevilen filmi 'Hababam Sınıfı'nın 'Güdük Necmi'si Halit Akçetepe'yi de kaybettik. Gülen yüzü ve çocuksu sıcaklığıyla kalplere taht kurmuştu. Akçetepe tiyatro ve sinema oyuncusu anne ve babanın tek çocuğu olarak dünyaya geldi ve setlerde büyüdü. İlk filmini de 1943 yılında babasıyla çevirdi. İşte onun renkli yaşamından kesitler:

    halit-akcatepe-1.jpg

    ÇOCUKLUĞU SETLERDE GEÇTİ

    1 Ocak 1938 günü İstanbul Üsküdar'da dünyaya geldi. 3-4 yaşına geldiğinde ise baba Sıtkı Bey ve annesi Leman Hanım'ın mesleği nedeniyle Tarlabaşı'na taşındılar. Ailenin tek çocuğuydu. Tiyatro kulisleri, film setlerinde büyüdü. Salıncağı bile buralarda kuruldu. Turneler nedeniyle onu yatılı okula verdiler. Hafta sonları ailesinin yanına gitmek zorunda kaldı. Birçok çocuk gibi o da futbola heves saldı. Okul takımının yıldızlarından biriydi. Ekonomik durumları iyi olmadığı için babasından sürekli azar işitiyordu. "Ayakkabını eskitiyorsun!" diye... Dersleri idare ederdi. En iyi dersi Matematikti. Lise-1'de futbol yüzünden sınıfta kaldı. Çünkü sınıfta ve derslerde hep fotbul konuşuluyordu. O yıl Türkiye dünya şampiyonluğuna gitmişti. Macaristan maçı günlerce konuşulmuştu. O da konuşurken, öğretmenlerin dikkatini çekti ve sınıfta bıraktılar. Tek tesellisi ise Türkiye'nin o yıl şampiyonluktaki çıkışıydı. Üç ayrı üniversiteye gitti. İktisat, hukuk ve sosyal antropoloji okudu. Okulları ya yarıda bırakta, ya da hiç gitmedi.

     

    İLK OYUNCULUĞU

    Babası Sıtkı Akcatepe, tiyatro oyuncusuydu. Çok iyi tuluatçıydı... Filmlerde de rol alıyordu. 1943 yılında Muhsin Ertuğrul'un çektiği "Nasreddin Hoca Düğünde" filminde çocuk oyuncuya ihtiyaç oldu. Arkadaşları 'senin oğlun var ya?' dediler. Babası da onu kucakladığı gibi sete götürdü. Ona da ilk rol burada verildi. 5 yaşındaydı... O anları şimdi hatırlamıyor ama, ondan sonra da hiç sahnelerden ayrı kalmamış. 1956 yılına kadar 40'a yakın filmde rol alır. Filmlerinde kimseyi taklit etmedi. Hep kendisi oldu. Onu büyük küçük herkes sevdi. Yurdun her yerinden sevenleri ona ulaşıp sevgilerini ya yazıyla, ya da gönderilen hediyelerle gösterdi. Memduh Ün'ün 1971 yılında çektiği "Üç Arkadaş" filminde ünü arttı. Oradaki rolünde ise ismi 'Mıstık'tı. Herkes ona sokakta 'Mıstık' diye seslenmeye başlamıştı... Taa ki "Hababam Sınıfı" filmine kadar... Sonra ise ismi "Güdük Necmi" oldu. Öyle de sevildi ve gönüllere taht kurdu.

    hababam-sinifi.jpg

    HABABAM SINIFI

    Oyuncu Halit Akçetepe'yi tanıtan film kuşkuşuz, "Hababam Sınıfı"ydı. O rol onun hayatını değiştirdi bir anlamda. Birlikte oynadığı diğer oyuncular da Türk sinema tarihine geçtiler. En çok izlenen ve sevilen film oldu. Adeta hafızalara kazındı. Akçetepe filmde yalnız değildi, babasıyla oynadı. Sıtkı Bey bu filmde "Paşa Nuri" tiplemesini oynadı.

    Halit Akçetepe, filmin öyküsünü ise yıllar önce bir gazeteye şöyle anlatır:

    "O güne kadar birçok yapımcı Hababam Sınıfı'nı çekmek istemiş ama sansür izin vermemiş. Ertem Eğilmez çok iyi bir kadro kurmuştu. Efsane kadroyu bir araya getirince çekmek istedi. Ankara'ya gitti, milletvekilleriyle konuştu, filmi zar-zor sansürden çıkardı. Bir hocaya kel denmeyeceği için izin vermiyorlarmış. Bana 'Güdük Necmi'yi oynayacaksın' dedi, kabul ettim. Her sabah Ertem Abi'nin evinde toplanır, senaryo çalışırdık. Bir iki ay, gece gündüz demeden çalıştığımız olurdu. Filmin senaryosunu hep beraber yazdık. Çok büyük komedyenler vardı filmde ama şakalaşamazdık bile. Set dışında Adile Abla, Ayşen oturur eğlenirdik. Yönetmenimiz de gelir aramıza katılırdı. Ama işe başlayınca kaskatı kesilirdi. Çok küfürbaz bir adamdı, rahatsız edici değildi. Kemal, Zeki, ben aynı oyunda rol alınca doğaçlama yapmamıza izin verirdi, diğerlerinin elinde metin olurdu. Güdük tiplemesini oluştururken kimseden etkilenmedim. Yıllar sonra Rıfat Ilgaz'ın oğlundan öğrendim Güdük, Ilgaz'ın kendisiymiş."

    halit-akcatepe.jpgrifat-ilgaz.jpg

    ÇOK FİLMİN SENARYOSUNU YAZDI

    Akçetepe film senaryoları da yazar. Lüküs Hayat, Gurbetçi Şaban, Şaban Pabucu Yarım filmlerinin senaryoları elinden geçer. "Geçmişi hatırlamam, geleceğe bakarım" diyen Akçetepe, geçmişin fotoğraflarını da yırtıp atmış. Filmlerini ise pek izlemezmiş. "Film çekerken monitöre bile bakmam, işimi yaparım" diyen Akçetepe, "Elli sayfalık senaryo verin, bu gece ezberleyeyim. Yarın 'bitti' deyin hiçbir şey hatırlamam" diyor. Dakikliğine ise diyecek yoktur. Bu huyunu babasından almıştır. Babası, "Ben bir yere geç kaldıysam, bilin ki ölmüşümdür" dermiş... Sete erken gelen Akçetepe, arkadaşlarına da yardımcı olan bir insandır. Saman alevi gibi sinirlendiği de olurmuş. Bir süre siniri geçer ve arkadaşlarının gönlünü alır. Bilinen Halit olurmuş... Arkadaşları onu, "Neşeli, cana yakın, pratik zekâlı, herkese yardımcı olan insan, vefalı, saçını süpürge eden ender oyuncu" şeklinde anlatıyor.

    Akçetepe'ye, 2011 yılında Altın Portakal Yaşam Boyu Onur Ödülü verilmişti. O da kalplerimizde Hababam Sınıfı'nın diğer oyuncularıyla birlikte yaşayacak...

     

     

     

    Bu yazı toplam 1195 defa okunmuştur.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim