• BIST 108.434
  • Altın 151,386
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278

    Görmemiş olsaydım bakardım

    28.11.2009 15:21
    Murat Ünalmış ile Beren Saat’in başrolleri paylaştığı, senaryosunu Mahsun Kırmızıgül’ün yazdığı “Gecenin Kanatları” 11 Aralık’ta vizyona giriyor.
    Görmemiş olsaydım bakardım
    Görmemiş olsaydım bakardım Görmemiş olsaydım bakardım Görmemiş olsaydım bakardım

    Ama film daha gösterime girmeden sevişme sahneleriyle gündemin ilk sırasına oturdu bile! Ünalmış ise söz konusu sahnelerin abartıldığını düşünüyor ve bir oyuncunun rol gereği her şeyi yapabileceğini söylüyor: “Gay"i de oynarım, nasılsa birileri gay olmadığımı biliyordur.”

    * Kaç yılından beri oyunculuk yapıyorsunuz?

    - 2000 yılından beri...

    * Daha öncesinde basketbolcuydunuz ama, değil mi?

    - Evet. Profesyonel olarak oynadım. Fenerbahçe"ye transfer olurken İstanbul"a geldim. İnsan büyüdükçe kendini keşfetmeye başlıyor. Yaşım ilerledikçe bu işi, yani oyunculuğu istediğimi anladım.

    * Oyunculuk yeteneğinizi sonradan fark ettiniz yani...

    - Öyle de diyebiliriz... Ama ben basketbolu talihsiz bir olay yüzünden bıraktım. Yoksa bırakmazdım...

    * Nedir o talihsiz olay?

    - Yöneticilerden biriyle tatsız bir muhabbet yaşadım. Benim hakkım yenildi. Böyle olunca da hiç düşünmeden bıraktım.

    * “İyi ki bırakmışım” diyor musunuz?

    - Evet, her şerde bir hayır vardır ya, ben onu yaşadım işte. Basketbolu bıraktıktan sonra oyuncu olmaya karar verdim. Bunu ilk olarak ailemle paylaştım. Bunun üzerine babam “Sen bu işin eğitimini almazsan, sadece yakışıklı oyuncu olursun. Madem oyuncu olmak istiyorsun, eğitimini al” dedi. Akademi İstanbul"da sinema eğitimi almaya başladım. Okul bitmeden de ilk filmimi çektim. TGRT"de yayınlanan “Bedel” dizisinde rol aldım. Arkası geldi zaten...

    DİZİ OYUNCULUĞUNU DİKKATE ALMIYORUM

    * İlk sinema filminiz Mahsun Kırmızıgül"ün “Güneşi Gördüm”ü... Birçok diziden sonra sinema filminde oynamak, oyunculuğunuza neler kattı?

    - Açıkçası dizi oyunculuğunu çok ciddiye almıyorum ve kariyerimin “Güneşi Gördüm” ile başladığına inanıyorum. Öte yandan kendimi “sinema oyuncusu” olarak da görmüyorum, sadece sinema oyuncusu adayıyım. Bir hedefim var. Her filmde çok farklı bir karakteri oynamak. Bunun sözünü kendime verdim.

    * “Her rolü oynarım” mı diyorsunuz?

    - Benim için “şunu oynarım, bunu oynamam” diye bir şey söz konusu bile değil. En azından sinema açısında öyle. Mesela televizyonda komedi oynamam. Ama sinemada oynarım, oynayacağım da...

    * Ama bir röportajınızda “Güneşi Gördüm"de travestiyi asla oynamazdım” demiştiniz.

    - Ben Cemal Toktaş"ın canlandırdığı Kado"yu oynamam dedim. Gay"i oynarım, Kado"yu oynamam...

    * Neden?

    - Kado rolü bana göre değil çünkü. Benim gibi fizikli bir adam nasıl Kado"yu oynasın? Boyum 1.95... Gerçi Taksim"de 2 metre boyunda, topuklu ayakkabı giymiş travesti de görüyorum. Olabilir... Ama Kado olmazdı. Ben daha dram bir hikaye çekebilirim...

    * Nasıl dram?

    - Benim oynayacağım, şöyle bir rol olabilir: Doğulu bir tiptir, gelmiştir Taksim"de hayatını kazanmaya çalışıyordur. Peruk takıyordur, ya gay"dir ya da travesti... Böyle bir hikayede oynayabilirim. Adam gibi senaryo olursa tabii... Ama ben Kado"yu oynayamam. O kast bana olmaz.

    * Birçok oyuncu “Türkiye"de asla bir gay"i oynamam” diyor...

    - Niye istemiyorlar; gay diyecekler diye... Oysa benim gay olmadığımı birileri zaten biliyordur! Sonuçta benim o rolle bir bağ kurabilmem önemli, senaryonun çok iyi olması önemli. Onun dışındakiler teferruat yani.

    MAHSUN ABİ BENDE GÜNEŞİ GÖRDÜ

    * İlk sinema filmi heyecanınızı “Güneşi Gördüm”le yaşadınız. Mahsun Kırmızıgül size ne öğretti?

    - Ben şunu savunuyordum: “Esmer, uzun boylu, yakışıklı bir adamdan ibaret değilim. Başka özelliklerim de var.” Ama bunu kimseye anlatamıyordum. Derken Mahsun abi geldi ve bende güneşi gördü! Kendisine minnettarım. “Güneşi Gördüm” benim için çok iyi bir fırsattı. Bana inanmayanlar, nasıl olduğumu göreceklerdi. Öyle de oldu.

    * Sinema sektöründe herkesin ekibi aşağı yukarı bellidir. Siz de şimdi Mahsun Kırmızıgül"ün ekibine dahil oldunuz, aynı ekiple ikinci filminiz “Gecenin Kanatları”nı çektiniz... Sizin için “Mahsun Kırmızıgül"ün adamı” diyebilir miyiz?

    - Diyebiliriz, ben onun getirdiği bütün projelere açığım. Bizim müthiş bir gönül bağımız var. Umarım yıllarca hiç bozulmaz. Bu, başka yerde oynamayacağım anlamına da gelmiyor tabii.

    * Peki... Beren Saat"le başrolü paylaştığınız “Gecenin Kanatları” seyirciye ne anlatacak?

    - “Gecenin Kanatları” sıradan bir aşk filmi değil. Aslında devrimciliği anlatıyor. Benim oynadığım Yusuf karakteri naif bir kapıcı çocuğu. Bu çocuk bir yandan da milli takıma hazırlanıyor. 400 metre atleti... Ve bir gün karşısına Beren"in canlandırdığı militan kız çıkıyor. Yusuf o andan itibaren platonik bir aşk yaşamaya başlıyor.

    * Aşk, her şeyin üstesinden gelecek mi?

    - Filmin sonunda göreceğiz onu...

    30 KİLOMETRE KOŞUNCA TANSİYONUM YÜKSELDİ

    * Koşu sahnelerinin çekiminde fenalaştığınız doğru mu?

    - Bu biraz abartıldı... Koşu sahnelerinin çekimi sabah 07.00"de başladı, 20.00"ye kadar sürdü. 13 saat soyunca sürekli koştum. Bu da 30 kilometre falan yapıyor. Bir de yazdı, sıcaktı... Dolayısıyla tansiyonum biraz yükseldi, o kadar... Yarım saat dinlendikten sonra yeniden çekimlere devam ettik. Bir de ben o sahnelerde profesyonel, Avrupa rekorları olan atletlerle koştum... Düşünün halimi yani...

    GÖRMEMİŞ ADAM OLSAM BEREN'İN GÖĞÜSLERİNE BAKARDIM

    * Beren Saat ile sevişme sahneleriniz epey gündemde kaldı. Bir de “Beren o sahnelerin çekiminde içine ten rengi bir korse giydi” denildi...

    - Böyle bir şey yok.

    * O sahnelerde Saat"in göğüslerine hiç bakmadığınızı söylediniz ama, insanın gözü de mi kaymaz?

    - Yusuf olsa kayardı da, Murat olduğu zaman kaymaz... Niye kaysın? Ben görmemiş bir adam olsam, kayardı. (Gülüyor) Ayrıca o sahneler öyle haldır huldur bir sevişme sahnesi değil. Kapıcı bir çocukla, kendini öldürmek isteyen bir militanın sevişmesi nasıl olabilir? Bir de şu var, o sahnenin çekiminde rahatsız olması gereken sadece kadın mıdır? Hiç bu açıdan bakılmıyor...

    * Erkeklerin belden aşağı gösterilmiyor ama...

    - Benim öyle bir takıntım yok. Bir sahne gelir, belden aşağımı göstermem gerekiyordur, gösteririm. Ama estetik bir açıdan tabii. Ayrıca bu sahneyi yazanın kaleminin de iyi olması gerekir.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim