Seçim sürecinde sona yaklaşıldıkça bel altı diye tabir ettiğimiz saldırıların dozu artmış durumda. Özellikle iktidara sahip olanların iktidar gücünü kullanarak bu sürekli bu tür tehditleri savurması genç yaşlı herkesin dikkatini çekmekte. Bu konuda uygulamaya konulan kara propaganda yöntemlerini hayretle izliyoruz.
Geçtiğimiz hafta İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu Aydın’a geldi. Sayın Soylu’nun Aydın ziyaretinde dile getirdiği, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin içerisine HDP-PKK iltisaklı isimleri belediye meclis üyesi olarak sızdırma gayretindeler” şeklindeki açıklaması bu yönde yapılmış bir algı çalışmasıydı. Amaç kaybedecekleri kesin olan Aydın ve birçok ilçesinde rakip adayları zor durumda bırakmak, onlara oy vermeyi düşünen insanları bu düşüncesinden vazgeçirmekti.
Elbette Sayın Soylu’nun bu açıklaması bazı kişiler tarafından hemen kullanıldı. Bir yerel gazete KCK’ya yönelik 2011 yılında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan kapatılan BDP’nin eski yöneticisi Abdullah Acar’ın, Fuat Öndeş’in listesinden Germencik Belediye meclis üyesi adayı olduğu iddiasını ortaya attı. Bununla da yetinmeyip bu iddiayı “acaba bu adayı nasıl karalarım” düşüncesi ile Germencik adayı Fuat Öndeş’e ayak üstü sordu. Germencik adayı Fuat Öndeş kendi listesindeki meclis üyesi adayı hakkında sorulan bu tuzak soruya sağduyulu davranıp cevap vermeyerek onların kirli oyunlarını bozdu.
Konu ile ilgili olarak Germencik Meclis Üyesi adayı Abdullah Acar’da sağduyulu bir basın açıklaması ile konuya açıklık getirdi. Abdullah Acar basın açıklamasında:
”Değerli Germencikliler, bugün sadece Germencik ilçemizde dağıtılan bir yerel gazetede şahsımı hedef alan, 31 Mart yerel seçimlerinde olumsuz algı yaratmak, hatta halkımızı kandırmaya yönelik bir haber yayınlanmıştır. 2011 yılında adımın karıştığı bir soruşturma nedeniyle kanunen öngörülen 48 saatlik bir gözaltı süreci sonrasında hakkımda bir işlem yapılmadan savcılık tarafından serbest bırakıldım. Sekiz yıl önceki bu olay bugün yeni bir olay gibi gösterilerek tarafıma iftira atılmaktadır. Benim devletime ve milletime veremeyeceğim hesabım yoktur. Kaldı ki iddia edilen konu önemli olsaydı benim meclis üyeliği adaylığımı Seçim Kurulu onaylamazdı. Ayrıca ilk önce onlar gelip bana meclis üyeliği teklif ettiler. Onların teklifine olumsuz yanıt verdim. Onların teklifini kabul etseydim yine böyle bir iftira atacaklar mıydı?”
Bu gelişmelerden sonra oynanan bu kirli oyunları onaylamayan yine sağduyulu insanlar partileri olan AKP’den istifa etmeye başladılar. Siyasetin kasıtlı olarak kirletildiği Germencik’te AKP’den topluca istifa eden bu sağduyulu insanlar açıklamalarında:
“Bu mesnetsiz, ayrıştıran, ötekileştiren zihniyete; ahlaksızca atılan iftiralara göz yumanlarla, menfaatçiler ile daha fazla yol gidemeyeceğiz” dediler.
Bu kara propaganda çalışması beklenenin tersine iftira atılan karşı cephenin daha da konsolide olarak kenetlenmesini sağladı, iftira atan cephede ise çözülmeler başladı. Artık seçmenler siyasilerin kendilerine iyi gelip gelmeyeceğine bakıyorlar, kötü propagandaya asla prim vermiyorlar.
Şimdi insanları terörist olmakla suçlayıp bunun karşısında ise kendine bakmayanlar var. Onlara göre kendilerini desteklemeyenler anlamsız bir şekilde terörist ilan ediliyor. Olaya farklı bir açıdan bakalım. FETÖ ile mücadele 6 yıldır devam ediyor. Bu süreçte binlerce hâkim, binlerce öğretmen, binlerce subay, binlerce doktor, binlerce avukat, binlerce iş adamı tutuklandı ve çeşitli cezalara çarptırıldı. Bunun karşısında zamanında “ne istediler de vermedik” diyecek kadar iç içe olan iktidar partisinin siyasi kadrolarından kimselere dokunulmadı. Neymiş, 17-25 süreci öncesinde desteği çekmişler.
Buraya kadar güzel, şimdi başka bir örnek verelim: Tunç Soyer. İzmir Büyükşehir adayı bu arkadaşın babası 40 yıl önce, hem de mahkemede işini yaptı diye Tunç Soyer’i hain ve kötü diye niteleyenler FETÖ terör örgütünün ülkede darbe yapacak kadar güçlenmesine yardımcı olmadı mı? FETÖ terör örgütüne bu siyasilerin desteği olmasa idi bu kadar gelişip devletin tüm kademelerinde örgütlenebilir miydi? Konuyu uzatmaya gerek yok, her şey ortada. Artık sağduyu insanlar bu tür iftiralara onay vermiyorlar. Siyasetin daha temiz yapılmasını istiyorlar. Gelin birlik olalım, hepimizin bu topraklarda yaşayan kardeşler olduğumuzu hatırlayalım. Ayrışmak bizi bölmek isteyen emperyalistlerin en çok istediği şeydir, buna izin vermeyelim.
“Ülkede birliği koruyabilirseniz, yaşayabilirsiniz.” (Bilge Kağan)
Aydınpost ANDROID'de TIKLA YÜKLE! Aydınpost APPSTORE'da TIKLA YÜKLE!