Rütbelerinin geri alınmasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında savunmasını yapan Hanefi Avcı '2008-2010 yıllarında bu örgütün ülkemiz için yaratacağı sorunları görüp bu örgüte alenen karşı tavır aldım, mesleğimi, ailemi, geleceğimi, hayatımı riske soktum' dedi.

Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'ya rütbelerinin geri alınmasına ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında savunma yapan Avcı, "2008-2010 yıllarında bu örgütün ülkemiz için yaratacağı sorunları görüp bu örgüte alenen karşı tavır aldım, mesleğimi, ailemi, geleceğimi, hayatımı riske soktum" diyerek soruşturma sebebinin Hal TV ve Independent Türkçe'de yapmış olduğu eleştiriler olduğunu söyledi.

Ağustos 2010 tarihinde "Haliç'te Yaşayan Simonlar" adlı kitabında Gülen Cemaati'nin emniyet teşkilâtında örgütlendiği ve yasadışı faaliyetlerde bulunduğunu yazan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, daha sonra Devrimci Karargâh örgütüne yardım etmek suçlamasıyla 28 Eylül 2010'da tutuklandı ve cezaevine konuldu.

Sabah gazetesi, Anayasa Mahkemesi'nin hak ihlâli tespit etmesiyle 20 Haziran 2014'te tahliye olan Avcı'ya soruşturma açıldığını ve rütbelerinin geri alınacağını yazmıştı.

Haberde söz konusu soruşturmanın Avcı'nın Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğunu eleştirmesi nedeniyle açıldığı belirtildi. Avcı söz konusu soruşturmayla ilgili savunma yaptı.

Gerçek Gündem'de yer alan habere göre Avcı, savunmasına şu ifadelere yer verdi:

"Selahattin Demirtaş ve benzeri kişiler hakkında fikir ve düşünce açıklamalarından dolayı tutuklanma durumlarıyla ilgili açıklamalarım 2017, 2020 yılarından beri birçok TV ve basın organında yer almış olup, en sonuncusu 30 Mart 2022 TV NET’teki “Sert Sorular” programında yer almış, burada da yeni açıklama değil, bu konuda eski yıllardaki beyanlarıma dayanarak sorulan soruya, aynı şekilde eskiden anlattığım şekilde cevap verdim."

Soruların içeriğinin anlamsızlığı bir yana, sorularınıza konu olaylar çok eski tarihli olup, bugüne, yakın tarihe dair hususlar değildir. Ayrıca bugüne kadar neden işleme konmayıp bugün işleme konduğunun sebebi yoktur."

"Rütbe, unvan ve bazı sosyal haklarımın kısıtlanarak cezalandırmam konusunda harekete geçen idarenizin cevaplamam amacıyla şahsıma gönderilen soruların aslında gerçek sebep olmadığı, bunların bahane olduğu, asıl cezalandırma sebebinizin 27.05.2020’de Halk TV’de, 30.05.2022 tarihlerinde Türkçe İndependet’ta yaptığım açıklamalar ve eleştirilerim olduğu kanaatindeyim."

"Bu sorularda iddia edilen konuların eski tarihli olması yanında, içerikleri de hiçbir ciddi araştırma ve soruşturmaya ve hakkımda işlem başlatmaya sebep teşkil edecek nitelikte değildir. Çünkü bu örgüte karşı herkesten önce 2010 yılında açıktan ve aktif olarak karşı tavır aldığım, mücadele ettiğim herkesçe bilinen bir vakadır."

"Kamuda görevli konuları bilen herkesin cemaattin kumpaslarına, kurumlardaki aleni faaliyetlerine rağmen ses çıkarmadığı 2008-2010 yıllarında bu örgütün ülkemiz için yaratacağı sorunları görüp bu örgüte alenen karşı tavır aldım, mesleğimi, ailemi, geleceğimi, hayatımı riske soktum.

Önce İçişleri Bakanlığı’na, sonra Ankara, İstanbul savcılarına, sonra adalet bakanına olayı anlatıp gelen tehlike konusunda önce şifahi uyardım, sonra bu örgütün hukuka aykırı dinleme ve faaliyetlerinin önlenmesi ve hukuka aykırı dinlemelerin nasıl ortaya çıkarılacağını anlatan yazılı dilekçeler verdim.

(Kitabımın 489-501 sayfalarında örneği mevcut) sonra Başbakanlık Müsteşarı ve Başbakanın danışmanlarına anlattım, hiçbir işlem yapılmaması üzerine, cemaatin faaliyet, eylem ve kumpaslarını, anlayan “Haliç’te Yaşayan Simonlar Dün Devlet Bugün Cemaat” isimli kitabımı yazdım. Kitabın da cemaatin (FETÖ) polis, yargı, MİT, TSK içerisinde örgütlenerek yarattığı ve yaratacağı sorunları anlattım.

Karar