• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287

    Erdoğan'dan tekstilcilere kayıt dışı sitemi

    05.05.2011 13:18
    Bakın kesin söyleyemiyorum. Tahmini söylüyorum. Bugün hala Türkiye'de yüzde 40-45 kayıt dışı var
    Erdoğandan tekstilcilere kayıt dışı sitemi
    Erdoğan'dan tekstilcilere kayıt dışı sitemi Erdoğan'dan tekstilcilere kayıt dışı sitemi Erdoğan'dan tekstilcilere kayıt dışı sitemi

     

     
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Moda Hazır Giyim Konferansına katıldı.
    Haliç Kongre Merkezi'ndeki konferansta konuşan Başbakan Erdoğan, kayıt dışı ekonomi konusunda uyarılarda bulundu. Hükümet olarak üzerlerine düşen sorumluğu yerine getirdiklerini söyleyen Erdoğan, " Artık işverenlerimizden de, şu kayıt dışı konusunda daha fazla hassasiyet istiyoruz" diye konuştu.
     
    Türkiye güçlenirse daha fazla vergi toplamanın gayreti içinde olmayacaklarını belirten Erdoğan, "Bakın kesin söyleyemiyorum. Tahmini söylüyorum. Bugün hala Türkiye'de yüzde 40-45 kayıt dışı var. Bu ülkenin petrol kuyuları yok. Petrol yatakları yok. Sizlere gelecek bütün alt yapı hizmetlerini, alt yapı imkanlarını biz neyle yapacağız. Bizim tek kaynağımız var, vergi. Bu olursa yol olacak, bu olursa limanlar olacak, bu olursa suyu bulacağız, getireceğiz. Bu olmazsa siz ne nakliyenizi doğru dürüsz yapabilirziniz. Ne de boyamanızı doğru dürüst yapabilirsiniz. Ne de dışarıdan gelen tüm ihracatcılara, ' işte benim güzel ülkem bu' diyebilirsiniz. Kayıt dışı azaldıkça üzerindeki yükler çok daha hızlı azalacaktır. Sektörde 2 milyon çalışan bunların sadece 400 bini kayıt içinde. Biz bunun farkındayız. Ama katlanıyoruz. Kayıt dışı çalışanları ne kadar kayıt altına alırsak sorunları o kadar hızlı çözeriz" dedi.
     
    KANAL İSTANBUL'U ELEŞTİRENLER, HALİÇ DOLDURALIM DEMİŞLERDİ
     
    Kanal İstanbul projesiyle ilgili eleştirilerde bulunanlara tepki gösteren Başbakan Erdoğan, " Kanal İstanbul projesi, aynı zamanda İstanbul'un marka değerini güçledirecek bir projedir" dedi.
     
    Dünyada suyu markaya çeviren şehirler olduğunu örnekleriyle anlatan Başbakan Erdoğan, "Bizim boğaz gibi, Haliç gibi muhteşem bir zenginliğimiz var. Haliç'i karaya dönüştürelim diyenler vardı. Bunu konuşanlar vardı. Biz Haliç'ten çamuru çıkardık. Yeni bir yeşil alan kazanmak suretiyle değişimi sağladık. Bugünkü Haliç'i yeniden kazanma fırsatı bulduk" şeklinde konuştu. Haliç'i aslına dönüştüreceğiz dedikleri zaman bunu kabullenmeyenler olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan, " Biz araştırmamıza devam ettik. Sonunda bu Haliç ortaya çıktı. Şimdi Kanal İstanbul'da da durum aynı" şeklinde konuştu. Kanal İstanbul'la İstanbul'un zenginliğini artaya çıkaracaklarını, şiirlerdeki İstanbul'u yakalacaklarını söyleyen Erdoğan, böylelikle İstanbul'un marka özelliğini öne çıkaracaklarını söyledi.
     
    DEVLETİN MALI DENİZ YEMEYEN DOMUZ
     
    Devletin çeşitli şehirlerde yaptığı büyük yatırımlara değinen Başbakan Erdoğan, Kardemir, İskenderun Demir Çelik ve Seydişehir Alüminyum tesislerini örnek vererek, buraların bir sosyal barınma mekanizmasına dönüştüğünü söyledi. Erdoğan, "Karabük'e devlet büyük bir demir çelik fabrikası kurmuş, bir süre sonra hantanlaşmış, kendini yenilememiş, bir sosyal barınma mekanizmasına dönmüş. Karabük'te doğan herkesin hayali, Kardemir'de işe girmek. Devletin malı deniz, yemeyen domuz mantığıyla bakılmış. İskenderun da aynı şekilde. Gençliğin ufku oralarda iş bulmakta sınırlı kamlmış. Bugün bunu aşıyoruz" diye konuştu.
     
    "İNSANLARI TEMBELLİĞE SEVK EDEMEYİZ"
     
    İsim vermeden muhalefet partilerinin vaatlerini eleştiren Başbakan Erdoğan, "Yoksullukla mücadele ederken insanları tembelliğe sevk edemeyiz " dedi. Erdoğan, " İnsanlar ayda bir kere sokağa çıkıp paralarını alıp geçinecekler. Dünyada böyle bir şey var mı ya? Herkese 600 lira dağıtacaksın. Her şey yolunda gidecek. Acaba kim çalışır? Biz özürlümüze, öğrencimize zaten veriyoruz. Bu dönemde yoksullukla mücadelenin soysal desteğinin farklı şeyler olduğunu ortaya koymamız lazım. Biz bu mücadeleyi verirken, insanları tembelliğe sevk edemeyiz. Biz balık tutmayı öğreteceğiz. Bu olmazsa, istediğiniz yatırımı yapın çalıştıracak eleman bulamazsınız" şeklinde konuştu.
     
    Hükümetleri döneminde yoksulların oranının 19 milyondan, 12 milyona gerilediğini söyleyen Erdoğan, " Bardağın dolu tarafına bakıp, nereden nereye geldiğimizi göreceğiz. Boş tarafını doldurmak için daha fazla çalışacağız. Bugün Ankara'da güven var. 8 yıldır mali disiplinden taviz vermedik. Bundan sonra da vermeyeceğiz. Seçim ekonomisi falan, böyle bir şey benim kitabımda yok. Seçim ekonomisi demek, bu ülkedeki müteşebbisin cebinden çalmaktır" ifadesini kullandı.
     
    " MERKEZ BANKASINA MÜDAHALE YETKİM YOK"
     
    Reel faizin düşmesi gerektiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, konuşmasının devamında " Merkez Bankasına müdahale etme yetkim yok. Ama arazide Merkez Bankası yok, ben varım. Halkın karşısında ben varım. Birisi faizden mutazarrır olduğu zaman gidip Merkez Bankası'nın yetkililerini bulmuyor beni buluyor. Hakaret ise bana hakaret ediyor, onlara hakaret etmiyor. Ben de düşüncelerimi sizlerle paylaşıyorum" dedi. Türkiye'de daha önce enflasyon rakamlarının 3 haneli rakamlara ulaştığını hatırlatan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü : "Ama hala bir şeyleri kabullenemiyorlar. Hala enflasyon ile faizi ters orantılı olarak görme gayreti içinde olanlar var. Sebep netice ilişkisini görmek istemeyenler var. 'Faizi yükseltirseniz enflasyon düşer' Hayır, tam aksine faiz ile enflasyon doğru orantılıdır. Ben de bunu iddia ediyorum. Yaşadıklarımla iddia ediyorum. Eğer reel faizi daha düşük seviyelere indireceksek, bizim faizle enflasyonu at başı götürmemiz lazım. Bunu başarırsak o zaman göreceksiniz ki reel faiz çok daha düşük seviyeye inecek. Eğer bugün reel faiz Amerika ve Japonya'da 0,25, İsrail'de 2,3 ise bende niye 7, 8, 9 olsun? Biz de düşüreceğiz. Düşecek, düşmeli. İşte bu bakımdan bizler bu ülkede parayı satarak zengin olan finans sektörüne uyarımızı yapmamız lazım. Biz emeği, ürünü satarak zengin olanlarla veya imkan sahibi olanlarla finans sektörünün dayanışmasını çok önemsiyoruz. Bunu adilane yapmak durumundayız. Adilane yapılırsa bu ülke hep birlikte kalkınır. İstikrarı bozmadan ekonominin dengelerini sarsmadan istikrarla Türkiye'yi büyütmeye devam etmek durumundayız. Bu olur mu, olur. İşte geldik devletin borçlanma faizi yüzde 63'tü, şu anda yüzde 7. Bakın nereden nereye geldik."
     
    GİYİM SEKTÖRÜ LOKOMATİF
     
    12 Haziran seçimleri öncesinde çok yoğun programı olmasına rağmen, çok önemsediği bu programa katıldığını söyleyen Erdoğan, hazır giyim sektörünün, imalatta, ithalatta, ihracatta özellikle istihdamda Türkiye'nin lokomotifi olma vasfını muhafaza ettiğini söyledi.
     
    Birçok iş adamı ve girişimcinin, ürettikleriyle, ihraç ettikleriyle, çalıştıkları elemanlarla Türkiye'nin büyümesine bugüne kadar eşsiz katkı sağladığını ifade eden Erdoğan, sadece hazır giyim sektörü olarak değil, beslediği yan sektörlerle de Türkiye'nin büyümesinde, gelişmesinde bu iş adamlarının katkılarının bulunduğunu söyledi. Moda ve hazır giyim sektörünün sadece ekonomik boyut taşımadığını, aynı zamanda Türk kültürünü, Türkiye'nin desenlerini, nakışlarını, değerlerini uluslararası pazarlara taşımak gibi, Türkiye'nin tanıtımını yapmak gibi de bir misyon yüklendiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hazır giyim sektöründe Türkiye olarak, gerçekten eşsiz bir tecrübe ve kalifiye bir iş gücüne sahibiz. 1980'lerden itibaren hızla yükselen sektör, dünyadaki siyasi ve ekonomik gelişmelerden etkilendi. Kimi zaman yükseldi, kimi zaman zor dönemeçlerden geçti. Bugün de sektörün önemli sorunları olduğunu biliyorum. Zaman zaman sektörün temsilcileriyle bir araya geliyoruz. Gerek ben gerekse bakan arkadaşlarım, sektörün meselelerini değerlendiriyoruz. Döviz kuru olsun, enerji ve istihdam üzerindeki yükler olsun, Çin ve Uzakdoğu sıkıntısı, iplik fiyatları olsun, sektör üzerinde baskı unsuru olmaya devam ediyor. Şu anda da Libya'daki, genel olarak Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki gelişmelerin sektörü olumsuz etkilediğini biliyorum. Bunu tüm arkadaşlarımızla değerlendirmek suretiyle tespitini bütün hesaplamalarıyla yapıyoruz. Bunlar bizi yıldırmayacak, yıldırmamalı. Bunlara aldırmadan yolumuza devam edeceğiz.ö
     
    Petrol fiyatlarının daha önce 170-200 liralara kadar dayandığını anımsatan Erdoğan, "Tabii ki olumsuz etkileri oldu ama sonra 50-60-70'lere kadar düştü. Şimdi yeniden bir yükseliş söz konusu. İnanıyorum ki tekrar şartlar normale dönecek ve bunun neticesinde istikrarı yakalayacağız" dedi.
     
    ADANA'YA GİTTİ
     
    Başbakan Erdoğan konuşmasının ardından salondan ayrıldı. Ancak Erdoğan yaklaşık 40 dakika kongre merkezinin başka bir salonunda özel bir görüşme gerçekleştirdi. Başbakanlık korumaları, Başbakanın salondan çıkışı sırasında bir paravan açarak gazetecilerin görüntü almasını engelledi. Bir süre bekletilen gazeteciler, Başbakan Erdoğan görüşme yapacağı odaya geçince, dışarı çıkarıldı. Geniş güvenlik önlemleri altında Kongre Merkezi'nden çıkan Erdoğan Atatürk Havalimanı'na kalabalık bir konvoy eşliğinde hareket etti. Erdoğan VİP salonundan uçağa geçerken kızı Sümeyye Erdoğan'ın gecikmesi ve koşar adım VİP'ye girmesi kameralara yansıdı. Başbakan Erdoğan Adana'da bazı programlara katılacak ardından da seçim mitingi için Osmaniye'ye geçecek.
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim