• BIST 109.050
  • Altın 153,876
  • Dolar 3,8375
  • Euro 4,5051

    Erdoğan'dan skandal savunma

    21.01.2011 10:50
    Erdoğan, hakkındaki davanın reddi için Alevilere hakaret içeren davayı örnek gösterdi.
    Erdoğandan skandal savunma
    Erdoğan'dan skandal savunma Erdoğan'dan skandal savunma Erdoğan'dan skandal savunma

    Erdoğan, hakkında açılan davanın reddedilmesi için Alevilere hakaret içeren davayı örnek gösterdi.

    Örneği Zaman gazetesi

    Referandum sürecinde “hayır diyenler darbecidir” yönündeki sözleriyle ilgili yapılan suç duyurusu üzerine, hakkında dava açılan Başbakan Erdoğan mahkemeye savunma gönderdi. Erdoğan savunmasında kendini aklamaya çalışırken Zaman gazetesi aleyhine bir yurttaşın açtığı davayı örnek gösterdi.

    "Sapık mezhep" hakareti

    Erdoğan, gazetedeki bulmacada “Ehlisünnet dışı sapık bir mezhep” şeklindeki soruya “Alevi” yanıtının verildiğini, buna karşı bir yurttaşın kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle dava açtığını ancak bunu mahkemenin reddettiğini anımsattı. Erdoğan bu karardan yola çıkarak davasının reddini istedi.

    Avukatın suç duyurusu

    Referandumda “hayır” oyu kullandığını belirten avukat Sedat Vural, Başbakan Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulunmuş, Erdoğan"ın sözleriyle kişilik haklarına saldırısının hukuka aykırılığının tespit edilmesini ve tespit kararının yayımlanmasını talep etmişti.

    Referandumda “Hayır diyenler darbecidir” yönündeki sözleriyle ilgili yapılan suç duyurusu üzerine hakkında dava açılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, avukatı aracılığıyla mahkemeye gönderdiği savunmasında bir skandala imza attı. Davanın neden kabul edilmemesi gerektiğini anlatmaya çalışan Erdoğan, Zaman gazetesindeki bir bulmacada “Ehlisünnet dışı sapık bir mezhep” şeklindeki soruya “Alevi” yanıtının verildiğini, buna karşı bir yurttaşın kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle dava açtığını ancak bunu mahkemenin reddettiğini örnek gösterdi. Bu karardan yola çıkan Erdoğan, “Bu bakımdan davacının dava açmada aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır” diyerek davanın reddini istedi.

    "Sapık bir mezhep"

    Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi"nde görülen davada Başbakan Erdoğan davacı Sedat Vural"ın “evet” veya “hayır” oyu kullanıp kullanmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, Vural"ın da bunu kanıtlayamayacağını ileri sürdü. Erdoğan, “Bu bakımdan ispat edilemeyen ve edilmesi de olanaklı olmayan bir iddia soyut beyanın ötesine geçemez” dedi.

    Erdoğan, görüşünü desteklemek adına şu skandal örneği verdi: “Yargıtay 4. Hukuk Dairesi"ne intikal eden olayda, Zaman gazetesinde yayımlanan bir bulmacada "Ehlisünnet dışı sapık bir mezhep" şeklinde bir soru yer almış, ertesi gün verilen çözümde bu sorunun yanıtının "Alevi" olduğu yayımlanmıştır.

    Bir vatandaş açtığı davasında bu yayın nedeni ile kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş, mahkeme "Aleviliği(n) bir inanç meselesi olduğu, yayında davacının hedef alınmadığı" gerekçesiyle davayı reddetmiş, Yargıtay, "davacının ebeveyni nedeniyle sözü edilen bir kültür içerisinde yer aldığını, bu kültürü benimseyenlere ya da bu kültürde belli bir mertebeye erişmiş olanlara dava hakkının tanınmasının yansıma yoluyla genişlemesine neden olacağını, dava açmanın ancak kişilik haklarına saldırılan, doğrudan zarara uğrayanlara tanınmış bir hak olduğunu" kabul etmiştir. (...) Bu bakımdan davacının dava açmada aktif husumet ehliyeti de bulunmamaktadır.”

    Nitekim kendisi için sarf edilen daha ağır mahiyetteki ifadelerin yüksek mahkemece eleştiri sınırları içinde sarf edilmiş ifadeler olarak kabul edildiğini aktaran Erdoğan, bununla ilgili Devlet Bahçeli ve Kemal Kılıçdaroğlu hakkında açtığı davalara işaret etti.

    Tuncay Özkan"ın da kendisi hakkında “Bir başbakan ya da bir siyasi parti lideri çıkıp diyorsa ki "Bu ülkedeki 25 milyon Alevi İslam dışıdır, sapık mezheptir" diyorsa o kişi faşisttir” dediğini anımsatan Erdoğan, bunun üzerine açtığı davada Özkan"ın sözlerini mahkemenin hukuka aykırı bulmadığını söyledi. Erdoğan, kendisinin kullandığı ifadelerin, sunduğu tüm örneklerdeki ifadelerin hiçbirisinden daha ağır ve haksız olmadığını, dolayısıyla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini söyledi.

    "Yayımlayanın kusuru"

    Erdoğan, “Bana göre darbe anayasasını savunduklarına göre darbecidir” sözlerinin ise basın yayın organlarında çarpıtılarak “hayır diyen darbecidir” biçiminde yayımlandığını iddia ederek, bunun “yayımlayanların kusuru” olduğunu, kişilik değerlerine saldırı olmadığını ileri sürdü.

    ALİCAN ULUDAĞ/Cumhuriyet

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim