• BIST 99.123
  • Altın 276,641
  • Dolar 5,7616
  • Euro 6,4029

    En çok 25- 35 yaş aralığında görülüyor! Türkiye'de her geçen gün artıyor

    30.11.2018 21:42
    Türk Dermatoloji Derneği Veneroloji Çalışma Grubu  Sekreteri Doç. Dr. Filiz Canpolat, Türkiye'de HIV pozitif kişi sayısının  arttığını belirterek, "En çok 25-35 yaş aralığında görülen AIDS için hemen önlem alınmaz ise giderek artan ve halk sağlığını tehdit eden çok ciddi bir sorun olacaktır." ifadelerini kullandı.
    En çok 25- 35 yaş aralığında görülüyor! Türkiye'de her geçen gün artıyor
    En çok 25- 35 yaş aralığında görülüyor! Türkiye'de her geçen gün artıyor En çok 25- 35 yaş aralığında görülüyor! Türkiye'de her geçen gün artıyor En çok 25- 35 yaş aralığında görülüyor! Türkiye'de her geçen gün artıyor

    Canpolat, 1 Aralık Dünya AIDS Günü dolayısıyla yaptığı yazılı  açıklamada, AIDS'in, HIV virüsünün neden olduğu, bağışıklık sisteminde  yetmezlikle sonlanan bulaşıcı ve yaşam kalitesini bozan kronik bir hastalık  olduğunu anımsattı.

    AIDS'in en sık cinsel temasla bulaştığını hatırlatan Canpolat, şöyle  devam etti:

    "Korunmasız ve riskli cinsel temas, yüzde 49,8 oranıyla dünyada ve  ülkemizde en önemli bulaş yoludur. Çok eşlilik ve sık eş değiştirme risk  faktörleri arasındadır. Bu nedenle HIV virüsünden korunmada en basit ve güvenli  yol cinsel ilişki esnasında kondom kullanımı ve tek eşliliktir. Diğer bulaşma  yolları, yüzde 1,4 oranıyla ortak enjektörle damar içi uyuşturucu kullanımı, kan  transfüzyonu, sağlık çalışanlarına kazara iğne batması sonucu kan bulaşması ve  nadiren anneden bebeğe doğum ya da emzirme sırasında bulaşma şeklindedir. Ayrıca  diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar (gonore, klamidyal enfeksiyon, sifiliz  ve herpes genitalis) da HIV geçişini 3-25 misli artırmaktadır. Bu nedenle bu  hastalıkların da eş zamanlı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir."

    Canpolat, AIDS hastalığına neden olan HIV virüsünün, dokunmak,  sarılmak, tokalaşmak, gözyaşı, ter ve tükürük gibi sekresyonlar; havuz, banyo ve  tuvalet gibi ortak kullanım alanlarından bulaşmadığının altını çizdi.

    HIV virüsünün, vücuda girdiği andan itibaren kişinin bağışıklık  sistemini zaman içerisinde çökerterek, bakteri, virüs ve mantar gibi çeşitli  fırsatçı mikroorganizmalarla ciddi hastalık belirtileri ve kanserle ortaya  çıktığını anlatan Canpolat, hastalık belirtilerini "ateş yükselmesi",  "iştahsızlık ve kilo kaybı", "vücudun bazı bölgelerinde oluşan uçuk veya  yaralar", "akciğer hastalıkları", "geceleri terleme", "ishal", "öksürük", "lenf  bezleri büyümesi" şeklinde sıraladı.

    "DÜNYADA TAHMİNEN 36,9 MİLYON KİŞİ BU VİRÜS İLE YAŞIYOR"

     Doç. Dr. Filiz Canpolat, Dünya Sağlık Örgütü/Birleşmiş Milletler  HIV/AIDS Ortak Programı verilerine göre 2017'de çoğunluğu Afrika'da olmak üzere  dünyada tahminen 36,9 milyon kişinin bu virüs ile yaşadığını kaydederek, şu  bilgileri paylaştı:

    "2017'de 1 milyon 800 bin yeni vaka tanımlanmş ve 940 bin kişi AIDS'le  ilişkili hastalıklardan kaybedilmiştir. Enfekte insanların yüzde 75'i kendi  hastalıklarının durumunun farkındayken 9,4 milyon kişi kendi hastalığının  farkında bile değildir. Dünyada her hafta 15-24 yaş aralığındaki 7 bin genç kadın  HIV'le enfekte hale gelmektedir. Türkiye, dünyada HIV/AIDS açısından hastalığın  az sıklıkta görüldüğü ülkeler arasında değerlendirilmektedir.

    Ülkemizde, 1985'ten 15 Mart 2018'e kadar doğrulama testi pozitif  tespit edilerek bildirimi yapılan 16 bin 233 HIV( ) kişi ve bin 651 AIDS vakası  mevcuttur. Vakaların yüzde 79,2'si erkek, yüzde 20,8'i kadın olup yüzde 15,2'si  yabancı uyruklu kişilerden oluşmaktadır. Vakaların en fazla görüldüğü yaş grubu  30-34 ve 25-29 yaş grubudur. Ülkemizde 2011'de HIV pozitif kişi sayısı 672 iken  2017'de bu artış göstererek 2 bin 844 olmuştur ve 121 AIDS olmak üzere toplam 2  bin 965 vaka bildirilmiştir. En çok 25-35 yaş aralığında görülen AIDS için hemen  önlem alınmaz ise giderek artan ve halk sağlığını tehdit eden çok ciddi bir sorun  olacaktır."

    Hastalığın tedavisinde önemli gelişmeler kaydedildiğini,  antiretroviral tedaviyle bulaştırıcılığın azaltılabildiğini ve enfeksiyonun  anneden bebeğe geçişinin engellenebildiğini ifade eden Canpolat, koruyucu aşı  çalışmalarının halen sürdüğünü aktardı.

     

     

     

     

     

     

    Kaynak: Haber Kaynağı
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim