banner158
banner218

Koç ve Kıraç Ailesi’nin acı günü: Suna Kıraç hayatını kaybetti

Koç ve Kıraç Ailesi’nin acı günü: Suna Kıraç hayatını kaybetti
banner216


Suna Kıraç Türkiye’de iş dünyasının simge isimlerinden biriydi. İyi bir iş insanı olmasının dışında eğitim ve sanat alanında öncü işler gerçekleştirmişti. Türkiye’nin ilk kuşak sanayicilerinden Vehbi Koç’un kızı olarak, erkek çocuklarıyla eşit biçimde iş yaşamına katılması öngörüsüyle büyüdü. Türkiye’nin ilk kuşak öncü iş kadınlarından oldu. Vehbi Koç’ın kızı, hatta kendi deyimiyle Vehbi Koç Üniversitesi’nin belki de ilk öğrencisiydi. Suna Kıraç, hastalığa yakalandıktan sonra eşi İnan Kıraç’ın ve günlüklerinin katkılarıyla Rıdvan Akar tarafından kaleme alınan, ‘gözleriyle konuşarak’ anlattığı ‘Ömrümden Uzun İdeallerim Var’ adlı kitabına da “Beni yaşatan İpek’e, benimle yaşayan İnan’a” diyerek başlamıştı.

RADİKAL KARARLAR

Kitabında da anlattığı gibi disiplinli, çalışkan, azimli oldu. İş yaşamı dışında evliliği, kızı İpek Kıraç onun seçimlerini ve hayatını nasıl yaşadığını daha iyi görmemizi sağlayan tercihleri oldu. Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın kurulması, Pera Müzesi ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’yle fark yarattı, kalıcı işler bıraktı. Koç Holding’in kurumsallaşmasında öncü işler yaptı. Koç Okulları, Koç Üniversitesi’nin kuruluşlarına vizyonuyla yön verdi.

SUNA’NIN GÖZLERİ

Suna Kıraç’ın hastalığa yakalanmasından sonra Suna’nın Gözleri adlı bir belgesel hazırlanmıştı. O belgeseli eşi İnan Kıraç’la birlikte izlemiş, Pera Müzesi’nde de sohbet etmiştik. Pera Müzesi’nde Fausto Zonaro’ya ait ‘Göksu Sefası’ adlı bir tablo vardır. Sandalda oturan buğulu gözlü genç bir kadın resmedilmiş. Tabloya nereden bakarsanız bakın, kadının gözleri sizi izliyormuş gibi gelir... Bu tablo İnan Kıraç’ın en sevdiği tablo. İnan Kıraç yıllar önce tam bu tablonun önünde ‘Suna’nın Gözleri’ diye başlayıp evliliklerini anlatmıştı.

GÖLGESİ GİBİ ÇALIŞTI

Öğrenciyken köy öğretmeni olmak isteyen Suna Kıraç, iyi bir eğitimin ardından şirkette babası Vehbi Koç’un gölgesi gibi çalıştı. O dönemde de gönlünü Oto Koç’un genç elemanı İnan Kıraç’a kaptırdı. 1967’de evlendiler. Suna Kıraç Koç Holding’in yurtdışına açılmasına öncülük etti. Arçelik’i büyüttü, holdingin profesyonelleşmesinde vizyonunun ve disiplininin büyük önemi oldu. Suna- İnan Kıraç çiftinin çocuk özlemi uzun yıllar karşılık bulamadı ve Kıraç çifti aileden kimseye söylemeden İpek’i evlat edindi. İpek Kıraç, annesinin hep gözbebeği oldu, iyi bir eğitimin ardından başarılı bir iş insanı olarak ilerledi.

Kitabının ön sözünde, “Hayatı, bir MR makinesine benzetiyorum. Kendi isteğinizle kopkoyu bir tünele giriyorsunuz. Kaygı dolu bir belirsizlik var. MR çalışmaya başlıyor. Önce bir sükunet, sonra kulağı tırmalayan sesler. Sesler giderek tizleşiyor. Adeta sabrınızı test ediyor. Bu tünelden çıkmak istiyorsunuz ancak sonrasına ilişkin beklentileriniz nedeniyle vazgeçemiyorsunuz. Sonta teşhis konuluyor, yeni dille tanı. İşte hayatınızdaki alın yazınızın da böyle oluştuğunu düşünüyorum. Belirsizlikle dolu bir tünel ve kimi zaman huzur, kimi zaman patırtı gürültü içinde geçen bir yaşam. Sonrasında kendini tanıma, kendinle barışık yaşama, belirsizliğin dağılması. Tünelden çıkıldığında ise tünelin teşhis ettiği o kadere boyun eğiş” demişti Suna Kıraç.

SOL ELİNDEKİ UYUŞMA

Suna Kıraç çok uzun zamandır hastaydı. 1998 yılında sol elindeki uyuşmayla ilk doktora gittiğinde hastalığın seyrini öğrenmişti. Hep çalışmaya devam etti. Koç Ailesi hastalıkla ilgili her türlü yeni buluşu takip etti. Suna Kıraç tüm melekelerini yitireceğini öğrendikten sonra günlüklerini, notlarını, önemli işlerle ilgili değerlendirmelerini hepsini toparladı. Hem yaptıklarıyla hem de yazdıklarıyla geleceğe iz bırakan bir kadın oldu.

KOÇ HOLDİNG’TE TÖREN

Suna Kıraç’ın cenaze merasimi bugün saat 12.00’de Altunizade’deki Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tatbikat Camii’nden kaldırılarak Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki Aile Kabristanı’na defnedilecek. Saat 10.30’da ise Koç Holding’de tören düzenlenecek.