Eğitim kenti Aydın

Abone Ol

Geçenlerde Aydın Ticaret Odası’nın gelişim planında bulunan bir maddesi dikkatimi çekti. AYTO, Aydın’ın doğusunda bir, batısında bir devlet üniversitesi ile bir vakıf üniversitesinin kurulmasını istiyordu. Üniversiteler bulundukları yerlerin çehresini değiştirdiğini, ekonomisini güçlendirdiğini herkes bilir. Bu nedenle Aydın Ticaret Odası’nın dileğine katılmamak mümkün değil. Ancak bu üniversite isteği yeterli değil. Gerçekten Aydın’ın bir eğitim kenti olmasını istiyorsak vizyonumuzu daha geniş tutmalıyız.

Yalnızca 3 ya da 4 üniversite ile bu işi tam anlamı ile başaramayız. Bölgede ulusal ve uluslar arası düzeyde önemli üniversitelerin şube kampüsleri de açılmalıdır. Dünya ölçeğinde diploma veren bu üniversitelerin şube kampüslerinde araştırma ve teknoloji parkları zorunlu olmalıdır. Çok sayıda üniversite, meslek yüksek okulu ve enstitünün varlığı ihtiyaca yönelik eğitim verecektir. Böylece her seviyede yetişmiş eleman bulunabilecektir. Yeni teknolojilerin bulunması ve geliştirilmesi bölgenin global düzeyde rekabet gücünü artıracaktır. Çeşitli amaçlarla Eğitim Kentine gelecek öğrenci, araştırmacı ve eğiticinin beslenmesi, barınması ve diğer ihtiyaçlarının giderilmesi için birçok sektör gelişecek, ekonomik olarak olumlu yönde patlama yaşanacaktır. Burada yetişecek öğrenciler aynı zamanda ülkenin de gelişimine katkıda bulunacaktır.

Eğitim Kenti bir girişimdir. Bu girişim, eğitimin gelişmesini, toplumun gelişmesini ve kalkınmasını bütün olarak amaçlar. Sadece üniversitelerin kurulması ve iç pazara hizmet etmesi yetmez. Eğitim Kenti’nde uluslar arası düzeyde okul çağından itibaren eğitim veren tesislere sahip olması birinci öncelik olmalıdır. Yani sıfırdan lisansüstü eğitime kadar bir örgütlenme gereklidir. Kampüsler insan odaklı olmalı, bağımsız araştırmacılara yer vermelidir. Kaynakların paylaşılması, kamu ve özel sektördeki kurumlarla yoğun ilişkiler kurulmalıdır. Bilim ve araştırma, odak noktası olmalıdır.

Merkezi ve yerel yönetim politik sorunları çözmede öncelikle yardımcı olmalıdır. Eğitimi Kentini teşvik eden yasa ve yönetmelikler açık ve uygulanabilir olmalıdır. Burada faaliyet göstermek isteyenler bürokrasi çarkları arasında ezilmemelidir. Kurulacak üniversitelerde bilim ve teknoloji parkları uluslar arası düzeyde olmalıdır. Buralarda araştırma yapacak yabancı ve yerli kuruluşlara gerekli öncelikler ve ayrıcalıklar verilmelidir. Eğitim Kenti’nde teknoloji geliştirmek sıradan bir iş olmalıdır. Start-up teknolojik işletmeler için girişimcilere yardım edilmelidir. Öğrenci araştırmacılara verilen destekler daha da anlamlı olmalıdır.

Araştırmalar için sürekli tartışma forumları, paneller, seminerler düzenlenmeli, araştırma yapanlara destek sağlanmalıdır. Dünyanın her yerinden eğitim paydaşları, karar vericiler ve kanaat önderleri eğitim konularını görüşmek üzere bu tür etkinliklere sürekli getirilmelidir. Gerekirse eğitim ve araştırma amaçlı yayın yapan televizyon bile kurulmalıdır. Eğitime sivil katılım artırılmalı, yerel ve ulusal kültürü destekleyen yayınlar teşvik amaçlı olarak bedelsiz yapılmalıdır. Araştırma projeleri desteklenmelidir. Bu amaçla çeşitli vakıflar kurularak verilecek destekler sürekli kılınmalıdır. Tüm düzeylerde eğitim alanlarda da, eğitim verenlerde de, araştırmacılarda da bir aidiyet duygusu geliştirilmeli, herkes kendi isteği ile araştırmalara ve diğer eğitim çalışmalarına katılmalıdır. Herkes üzerine düşeni yapmalı, işbirliğine açık olmalıdır.

 

 

 
 
 
{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }