• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501

    Durmuş Yılmaz'dan yanıtlar

    25.01.2011 17:40
    Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, "Dünya bir tarafa giderken biz bir tarafa gitmiyoruz" dedi.
    Durmuş Yılmazdan yanıtlar
    Durmuş Yılmaz'dan yanıtlar Durmuş Yılmaz'dan yanıtlar Durmuş Yılmaz'dan yanıtlar

    Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, amacın büyümek, istihdam yaratmak olduğunu ancak, bunun da sürdürülebilir olması gerektiğini vurgulayarak, “"Dur-kal dur-kalk" olmaması lazım. Şu anda aldığımız bu tedbirler ekonominin potansiyel büyümesi paralelinde sürdürülebilir borçlanma, finansal istikrar, büyüme ve fiyat istikrarını hedeflemektedir” dedi.

    Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, 2011 Yılı Ocak Enflasyon Raporu"nu açıkladıktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, “parasal sıkılaştırmanın devam edeceği hatta bir miktar güçlendirilebileceği gibi senaryolar sizin tarafınızdan açıklandı. Ancak küresel durgunluk Türkiye veya birkaç gelişmekte olan ülke gibi fırsatlar yarattığı yönünde bir anlayış var. Acaba biraz sert frene basmıyor muyuz.

    Uluslararası konjonktürde gerek satın almalar gerekse büyümesi yönünde bir fırsat olmaya çıkmışken veya böyle bir algı varken Merkez Bankası"nın biraz frene basması ve 2011"de de bunu devam ettireceğini söylemesini ekonomik açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusuna Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, “Frene sert basmıyor muyuz. Özellikle satın almalar birleşmeler gibi konularda biraz frene fazla basmadık mı sorusunun cevabı "hayır". Biz bankacılık sistemimiz, ekonomimiz büyümesin demiyoruz. Böyle bir şey de diyemeyiz söyleyemeyiz. Amaç büyümek, istihdam yaratmaktır. Ancak bunun sürdürülebilir olması lazım. Risklerden uzak olması, dur kal dur kalk olmaması lazım. Şu anda aldığımız bu tedbirler ekonominin potansiyel büyümesi paralelinde sürdürülebilir borçlanma, finansal istikrar, büyüme ve fiyat istikrarını hedeflemektedir” diye konuştu.
    Yılmaz, bütün bunların hepsinin bir anda Merkez Bankası"nın yapmasının mümkün olmadığını belirterek, dolayısıyla finansal istikrarla ilgili olarak diğer kamu ve kuruluşların üzerlerine düşen görevleri de olduğunu onlarında bu konuda tedbirlerini aldıklarını söyledi.

    -SORUN KELİMESİNİ DUYMAK İSTEMİYORUM-

    Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz soru cevap kısmına geçmeden önce kurumsal yapıyı açıklamak için şu açıklamaya yaptı:

    “Bazı basın organlarında Para Politikası Kurulu(PPK) ile Bankanın ilgisi arasındaki ilişkiyi ve son aldığımız kararın niçin geciktiği konusunda bir algılama var. Bildiğiniz gibi bankanın ilgili bankamızın en büyük organı. Onun yanında para politikası kurulu var. PPK"lu teknik bir kurul, teknik bir kurul para politikasıyla ilgili teknik stratejileri belirliyor.

    Uygulanacak olan enstrümanların cinsi miktarı gibi hususlarda doğrudan doğruya banka meclisinin yetki alanında. Dolayısıyla PPK oturuyor o an itibariyle elinde bulunan verileri inceliyor, değerlendiriyor bu değerlendirme sonucunda ne tür bir tedbir alınması gerektiği konusunda bir strateji oluşturuyor. Eğer bunu doğrudan doğruya uygulamaya koymak PPK yetkisiyse açıklıyor. Ama bunu dışında zorunlu karşılıklarda olduğu gibi banka meclisinin karar alması gerektiren bir durum varsa, aldığı düşündüğü stratejik kararı banka meclisiyle paylaşıyor ve kararı banka meclisi alıyor.

    Bu hususu belirtmekte fayda görüyorum. Her iki kurumdan başkanı Merkez Bankası başkanı.”
    Bir başka gazetecinin “banka meclisiyle PPK arasında bir sorun olmadığına yönelik bir açıklama yaptığınız” demesi üzerine, Başkan, “benim açıklamam PPK ile Merkez Bankası arasında sorun var sorusunun cevabı değil. Ben kurumsal yapıyı açıklamak istedim. Bu sorun kelimesini duymak istemiyorum böyle bir sorunumuzda yok” dedi.

    -İKİ GÜNLÜK SÜRE HERKESTE STRESİ ARTIRDI-

    Bunun üzerine “daha önceki örneklere bakıldığında faiz kararının hemen arkasından zorunlu karşılık kararı Resmi Gazete"de görülüyordu. Böyle bir fark yaşandı. Bu farklılaşmanın gerekçesi nedir” sorusu yöneltildi. Yılmaz bunun üzerine şöyle konuştu:
    “Son banka meclisi kararından önce PPK toplandı. PPK strateji belirleyen bir kurul. Eldeki verilere ne anlam verilmesi gerektiğini ve nasıl tedbir alınması gerektiğini inceliyor ve bunun bir kısmı banka meclisinin görev alanına giriyor. Son yaptığımız toplantı Perşembe günüydü arada Cuma günü girdi. Pazartesi günü zaten planlanmış bir banka meclisi vardı. Şuna da hak vermek lazım. Bankalarımız dövize gelecek mi, bilanço dışı kalemlere zorunlu karşılık gelecek mi gelmeyecek mi durumu vardı. Bu iki günlük süre herkeste stresi artırdı diyebilirim evet ama burada herhangi bir gecikme söz konusu değil. Bundan sonra böyle olacak. Bunu danışmamız gerekir diye düşünüyorum."

    Başka bir soru üzerine Yılmaz, “Dövizle ilgili olarak şu anda aldığımız tedbirlerin sonucuna bakacağız. Bunlar tamamen masadan kalkmış değil ama bankacılık sisteminin içinde bulunduğu koşulları döviz ihtiyacını dikkate alarak aldığımız tedbirleri nasıl geliştiğine de bakacağız” dedi.

    -HEPİMİZİN BURADA BULUNMASININ ÖZEL BİR MESAJI YOK-

    Bir gazetecinin enflasyon toplantısında bütün yönetimdeki isimlerin burada bir arada bulunmasının piyasalara bir mesaj vermek mi olup olmadığını sorusuna Yılmaz, “Hepimizin burada olmasının özel bir masajı yok” dedi.

    Bir gazetecinin “PPK faiz indirim kararı oy birliğiyle mi alındı? Sizin karırınız olumlu mu?” demesi üzerine Yılmaz, kararın oy birliğiyle alındığını, dolayısıyla kendi oyunun rengini söylemesine gerek olmadığını, kararının evet olduğunu kaydetti.

    -ÇELİŞKİ YOK-

    Bir başka gazetecinin “PPK toplantısından hemen önce İstanbul"daki konuşmanızda faiz indirmeyeceğiniz yönündeki kararınız kamuoyuna yansımıştı. Ancak piyasalar alına karardan sonra ters köşeye yattı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz konuyla ilgili yaşanan eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklinde yönlendirdiği soruya Yılmaz, şeffaflık ve Merkez Bankası tarafından piyasaları öngörülebilir kılmanın erkez Bankası"nın normları arasında olduğunu vurgulayarak şu açıklamaları yaptı:

    “Bu norm bugün içinde geçerli. Son dönemde bize yöneltilen bir takım eleştirileri de nereden başladık ve nasıl geliştik diye bir tespit yaparak cevap vermek istiyorum. Biz Aralık ayında PPK"da yaptığımız toplantıda kararlarımızı açıkladıktan sonra ben iki televizyon programına çıktım ve bana orada soruldu. Bu bir seri indirim midir diye, bende bunun seri bir indirimdir evet veya hayır şeklinde bir cevap vermemi beklemeyiniz. Biz bir karar aldık. Bu kararı elimizdeki verilere göre her PPK toplantısında değerlendireceğiz ve duruşumuzu ona göre tekrar belirleyeceğiz dedik. İki televizyon kuruluşunda bu soruldu.

    Seri bir indirim olamayacağı dolayısıyla veri bağımlısı olduğumuzu verilere göre karar vereceğimizi söyledik. Onun arkasından Viyana"da bir toplantı oldu. O toplantıda Türkiye üzerine bir yuvarlak masa toplantısı yapıldı. O toplantıda konuşmacıydım. Ben konuşmama şöyle başladım orada, biz bir kara aldık. Bu kara şu anda gerek yurt içi gerekse yurt dışı basında tartışılıyor. Bu kararın ne anlama geldiği konusunda daha fazla söz duymak istiyor ve anlaşılmasını istiyor. Bu nedenle ben irticalen konuşmayacağım para gelişmesinin doğru anlaşımsı için hazırladığım metni kelimesi kelimesine okuyacağım dedim. Metni orada okudum. O metin şu anda Merkez Bankası"nın internet sayfasına da konuldu. Sonra soru cevap kısmına gelindiğinde yepyeni bir durum söz konusu, Merkez Bankası diyor ki ben parasal sıkılaştırma yapıyorum. Benim hedefim fiyat istikrarını sağlamaktır. Bunun içinde ne gerekiyorsa diyor ama bir taraftan da faiz indirimi yapıyor. Acaba bunu nasıl açıklıyorsunuz. Bunun üzerine birden fazla soru geldi. Ben orada sorulan soruya paralel olarak şunu söyledim. Konya"da yaptığımız toplantıda faiz indirimlerinin iki kanal üzerinden çalıştığını dolayısıyla cari açık üzerinde bir etkisi olduğunu söyledim. Faiz indirimlerinin iki etkisi var. Bunlardan biri kurlar üzerinde zayıflatıcı etkisi var. Buda ihracatı artırıyor bu cari açık üzerinde olumlu bir etki ama faizler indiği zaman kredi maliyeti düştüğü zaman piyasa üzerinde genişletici bir etkisi var. Bununda bir kısmı yurt dışında üretilen mal ve hizmetlere gittiği zaman bu açıdan da zıt istikametten cari açığı artırıcı bir etkisi var dedim. Bizim internet sayfamıza bakarsanız Konya"daki sunumun 44"üncü slaytta bunu net olarak görebilirsiniz. Şöyle demişim, "cari açık iki kanaldan artmaktadır. Ucuz ve bol borçlanma imkanları sonunda kredilerde iç talepte ve ithal mal talebinde borçlanma TL"deki reel değerlendirme eğiliminin ekonomik temellerle uyumsuz düzeye ulaşması sonucunda mal talebinde hızlanma". Dolayısıyla yeni bir şey değil. özellikle orada yazılı okudum. Soru cevap kısmında yinede soru soruldu. Bu açıklamayı yaptım. Benim orada söylediğimin birinci kısmı basında çıktı. İkinci kısmı konusunda çok fazla bir şey söylenmedi. Ancak sorunuz, "faiz indirimleri toplam talebi artırmak suretiyle cari açığı artırıyor dediniz mi" ise evet dedim. Cevabım bu. Bunun ikinci bir bölümü vardı. Orası faiz indirimleri kur üzerinde bir etki yaptığıydı. TL"nin değer kaybetmesine ihracatın artmasına neden oluyor. Biz bugünkü konjonktürle baktığımızda kredi tarafının daha ağır bastığın söyledik. Dolayısıyla bir çelişki görmüyorum.”

    -ALDIĞIMIZ KARARLAR DİĞER ÜLKELERİN MERKEZ BANKALARININ KARARLARIYLA TERS DÜŞMÜYOR-

    Bir gazetecinin, Merkez Bankası kendisini anlatmakta yetersiz mi kaldı yönündeki bir sorusuna Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası"nın son dönemde aldığı karaların dünyada diğer ülkelerin merkez bankalarıyla aldığı kararlarla ters olmadığının altını çizdi.

    Yılmaz, “Dünyada emtia fiyatları özellikle gelişmekte olan ülke ekonomilerinde emtia fiyatlarından kaynaklanan ve sermaye akımlarından kaynaklanan bir enflasyon söz konusu. Bu enflasyona tepki olarak da faiz artırımları ülkelerde gündemde. Bir önceki gün İsrail artırdı. Daha önce Kore artırmıştı. Bugün Hindistan artırdı. Brezilya 50 baz puan artırdı. Buradaki tepki enflasyon tehlikesine karşı sıkılaştırıcı para politikası. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası"da bunu yapıyor ama bileşeni farklı. Merkez bankası da sıkılaştırıcı bir para politikası takip ediyor ama bunun bileşimini faizle ve sorunlu karşılıkla yapıyor. Toplamda totalde merkez bankası da enflasyon açısından sıkılaştırıcı bir para politikası takip ediyor. Dünya bir tarafa giderken biz bir tarafa gitmiyoruz ama başka risk gördüğümüz için fiyat istikrarı veya finansal istikrarla ilgili tehlike olduğu için orta noktadan bir takım tedbirlerin alınması gerektiğini görüyoruz ve buna tepki veriyoruz” ifadelerini kullandı.

    -BİZİM SEÇİM EKONOMİSİ ENDİŞEMİZ VAR YA DA YOK DEMEMİZ DOĞRU DEĞİL-

    Bir gazetecinin Merkez Bankası"nın seçim ekonomisi olabileceği endişesinin olup olmadığını sorması üzerine ise Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, “Biz yaptığımız tahminlerde OVP uyulacağı ve bunun gerçekleşeceği düşüncesiyle hareket ettik. Burada herhangi bir sapma olursa PKK"nın duruşunun değişmesi değiştirilmesi gerektiğini de her seferinde vurguluyoruz. Bu ona göre bir şey. Biz Merkez Bankası yok yönetiminin seçimlerin olduğu dönemde benim hiç seçim endişem yoktur demesi doğru olmaz ama benim seçim endişem var demesi de doğru olmaz. Biz şu anda yapılanlara bakıyoruz ve gelinen taahhütler var. Biz bunların takipçisi olacağız” dedi.

    Bir gazetecinin bu yıl Davas"a bu yıl gidip gitmeyeceğini sorması üzerine Yılmaz gideceğini açıkladı.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Altın Borsası, İMKBye entegre olacak05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • Maliye uyardı: Bu son şans!05 Ekim 2012 Cuma 16:49
  • Maliye Bakanlığı 7 bin personel arıyor!05 Ekim 2012 Cuma 15:55
  • Borsa güne yükselişle başladı05 Ekim 2012 Cuma 10:49
  • Gür’ün Bahreynli ortağı batık çıktı05 Ekim 2012 Cuma 09:41
  • Piyasalarda pozitif eğilim sürebilir05 Ekim 2012 Cuma 09:29
  • THY yönetiminde şok gelişme!05 Ekim 2012 Cuma 09:08
  • Doğan ortak alabilir!05 Ekim 2012 Cuma 08:18
  • Vergi avantajı bitiyor05 Ekim 2012 Cuma 08:11
  • Draghiyi bezdirdiler05 Ekim 2012 Cuma 07:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim