• BIST 108.434
  • Altın 151,069
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278

    Doğan'ın mektuplarında ne var?

    13.09.2008 14:00
    AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Beyoğlu İlçe Teşkilatı Kongresi'ne konuşma yapıyor.
    Doğanın mektuplarında ne var?
    Doğan'ın mektuplarında ne var? Doğan'ın mektuplarında ne var? Doğan'ın mektuplarında ne var?

    AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Beyoğlu İlçe Teşkilatı Kongresi'nde açıklamalarda bulunuyor. İşte konuşmasından satır başları;

    "MİLLET İRADESİNE SAHİP ÇIKANLAR AYAKTA KALIR"

    - Bu ülkede geleceği aydınlatmayı kendimize görev bildiğimiz için saldırıya uğramaya devam edeceğiz. Ama bilsinler ki daima millet iradesi ayakta kalacak. Türkiye'nin yüksek hedeflerine ulaşmasına kimse engel olamayacak.

    - Bize inanmayanlar Sırça Köşk'lerinden çıkıp sokağa çıksınlar ve etraflarına baksınlar. Eğer bunları yapmazlarsa millet onları yürürlükten kaldıracak haberleri olsun.

    - AKP kararlılıkta milletimizin isteklerinin takipçisi olmaya devam edecektir. Hedefimiz şartlar ne olursa olsun halkımıza hizmettir. Üzerimize atılan iftiraları, adaletin gücüyle üzerimizden atacağız.

    - Milletimizin birlik ve bütünlüğünü korumaya devam edeceğiz. Yorulmaya azim ediyoruz. Türkiye'yi insanlık için bir umut ülkesi haline getirmeye çalışacağız.

    "İSTANBUL'UN SU PROBLEMİ YOK"

    - İstanbul adeta çöplüğe dönüşmüştü, bizimle temizlendi, suyu yoktu artık suyu var. Ama CHP iktidarı İzmir'de ve orada su sorunu var. CHP elini attığını kurutuyor.

    - Barajları göletleri biz yaptık. Bu çalışmaları biz yaptık.

    "3. KÖPRÜNÜN YAPILMASI LAZIM"

    - Marmaray projesini gerçekleştiriyoruz. Başkaları sadece söyledi ama biz yaptık. Otomobiller için Ahırkapı'dan gelip Haydarpaşa'dan çıkacak şekilde bir otomobil tüpü olacak ve böylece köprünün yükü azalacak.

    - Hayırlı bir iş yapıldı mı bu sol zihniyet hep karşısındadır, hiç yanında olmaz. Halkla aramızdaki bağ rahatsız ediyor birilerini.

    - Halkımız herşeye layıktır. Lafla peynir gemisi yürümüyor. İcraat lazım. Biz Atatürk üzerinden geçinenlerden değil, çalışmalarımızla geçinenlerdeniz. Farkımız bu.

    - İstanbul'un altı kazılıyor, çalışmalar var. Binlerce kişilik toplantı mekanları düzenliyoruz. Bir habe rvar mı? Yok. Neden? Çünkü medyanın işi başka. Biz dedikodularla uğraşıyoruz. Gel de bu çalışmaları yaz.

    "MİLLETİN KARARI SANDIKTA ORTAYA ÇIKACAK"

    - AKP'yi karalamaya çalışıp sırtını nereye dayadıkları ortada. Millet iftiraları ölçüp tartacak gerçekleri görecek ve sandıkta cevabını verecektir.

    - Toplu taşımada bir ilk gerçekleştirdik. İkinci etebıda çok kısa bir zamanda gelecek. Başkanımızı tebrik ediyorum. Haber görüyor musunuz? Haber yok ortada. Başkanı biraz sıkıştırdım da haber oldu. Medeniyetse medeniyet. İlk defa Mercedes otobüsleri Türkiye'ye soktuk.

    "MUHALEFET BAŞARILARI İNKAR EDİYOR"

    - Çok vaadleri var gibi görünüyor ama icraatları yok. Bolca vaad var ama icraat yok. Bu millet CHP anlayışını, bu ülkeye ne kattığını inanın oturup düşünüyor. Biz halkımızın güvenini boşa çıkarmadığımız gururuyla yaşıyoruz. Normalde iktidar korkar, biz de muhalefet korkuyor. Çünkü halkın yüzüne bakacak yüzleri yok.

    "70 MİLYONUN İKTİDARIYIZ"

    - AKP 6 yıldır çok önemli gelişmeler kaydetti. Bu güzel gelişmelerle mutlu olmayı bilemediler. Kavgacı söylemlerinde ısrar etiler, inat ettiler.

    - Biz 70 milyonun iktidarıyız. Tayyip Erdoğan herkese aynı mesafededir. Türkiye siyasetinde bir ilk yaşanıyor. Muhalefet günden güne küçlüyor. Bu halk 6 senedir bir ilerleme görmedi. Sadece karalama kampanyasına şahit oldular.

    - Hâlâ cevap vermediniz. Aylar önce SPK Başkanı'nı Aydın doğan'ın bir yazarı tehdit etti mi etmedi mi? Bunun cevabını verin. Haksız taleplerini karşılasaydım böyle mi olacaktık. Dost olacaktık. Haksız taleplerine benden cevap alamayacaksın.

    - Her türlü medya teröröyle mücadele etmeye devam edeceğiz. Aydın Doğan istediğini yazar, istemediğini yazmaz diye mi kabul edeceğiz. Kendi kağıdının kaçak olup olmadığını sorgulayamayan bir basın özgür olabilir mi, dürüst olabilir mi?

    - Şahsıma gönderilen mektupları açmak pek adetim değildir ama bana mektuplarında işadamı ve yayıncı olmak üzere iki ayrı şapkası olduğunu yazıyor Aydın Doğan. Ama anlaşıldığı kadarıyla şapkaları karıştırıyor. Bu da eğer kabul ederse bana gönderdiği mektuplara halkım karşısında verdiğim cevap olsun.

    - Tarafsız olun. Demokrasilerde eleştirme, cevap verme hakkınının siyasetçilere de tanındığını hatırlatmak isterim. Bundan sonraki süreçte yayıncı kimliğinizi kullanarak işadamı olarak yürüttüğünüz işlerde imtiyaz talep etmeyeceğinizi umuyor, bundan sonra da diğer vatandaşlarımız gibi eşit muameler göreceğinizi özellikle vurgulamak istiyorum.

    - Cevap olarak şimdilik bununla yetiniyor. Bu bahsi şimdilik kapatıyorum.

    "ÖZGÜR MEDYA SAYESİNDE ŞIRACI - BOZACI TEZGAHI BOZULUYOR"

    - Aydın Doğan'ın kamuda takip ettiği işleri yazın, o zaman tarafsız olduğuna inanalım. Ne sizden tek satır, ne Baykal'dan tek söz yok. Nasıl inanalım size. Bozacı şıracı gibi birbirinizin avukatlığını bırakında gerçekleri açıklayın.

    "BAYKAL'LA İLGİLİ İDDİALAR YAYINLANMADI"

    - Sayfalarında göremediğimiz, Baykal'ın CHP'nin hesaplarında gerek kendisine, gerek eşinin bulunan mal varlığını sayfanızda yayınladınız mı? Yayınlamadınız.

    "BASIN CEVAP HAKKINA SAYGI DUYMALI"

    - Buna da dürüst haber diyeceksiniz. Biz de yürüttüğünüz iftira kampanyalarını doğru sanacağız öyle mi. 5 gazetende, 3 televiyonunda, 11 uydu kanalında yargısız infazları nasıl saklayacaksınız. Dürüst habercilik yaptığınıza biz de inanalım halk da inansın. Cevap hakkına saygı duyun. Haberi yazdığın puntolarla verilen cevabı aynı puntolarla yayınlarsan sana inanırım.

    "YARGISIZ İNFAZLAR ORTADA"

    - Allahtan Türkiye'de Doğan grubunun yönetemediği, sindiremediği kanallar var da gerçekleri öğreniyorsunuz. Onların ismini yandaş kanallar taktılar. O kanallarla da çatışmalar oldu yine olacak ama biz bunları sineye çekiyoruz. Çünkü maalesef bazı yanlışlara yataklık edenler de var.

    - Bana, Cumhurbaşkanımıza yapılan hakaretleri görüyorsunuz ama ya sabır çekiyoruz. Çıkar çatışması diye bir kavram var. Siz çıkarlarınızın çatıştığı kurum ve kişilerle ilgili haberler yapacaksınız buna da basın özürlüğü diyecekseniz.

    "GAZİANTEP BELEDİYE BAŞKANI HAKSIZ YERE SUÇLANIYOR"

    - Gaziantep Belediye Başkanı haksız yere rüşvetle suçlandı. Size çıktı cevap verdi, hiçbirini yayınlamadınız. Hâlâ gazetelerinizin biri iftira atıyor, diğeri aynı şeyi yazıp duruyor. Tek taraflı medya terörü estiriyorsunuz.

    - Gaziantep Belediye Başkanı Asım Güzel bey nasıl bir Gaziantep aldı, şimdi nasıl bir Gaziantep var. Bunun için kaynak lazım. Bu kaynak nereden geldi hiç araştırdın mı. Yoksa sen mi oraya bir kaynak verdin. Bir tane köprülü kavşağı olmayan Antep şimdi çok gelişti. İnsan bunları görürde, iftara atmaz.

    - Partimle alakası olmayan birini AKP'li tanıtıyorlar. Alakası bile yok. Bizden de hata yapan çıkabilir elbette ama yanlış yapana vereceğimiz ceza önemlidir. Bu konuda katiyiz. Dersinizi çalışın öyle çıkın karşıma.

    - Aydın Doğan'dan maaş alan silahşörlere bir çift sözüm var. Bağımsız ve tarafsız olmak demek, patronunuzun da çıkarlarından bağımsız olmak demektir. Siz bağımsız olsaydınız patronunuz hakkında çıkan kağıt kaçakçılığı haberlerini köşelerinizde yorumlardınız. Bunun haber değeri yok muydu? Hilton otelinin yerine rezidans dikecekti. Zaten izin vermediğim için bunlar ortaya çıktı.

    -Belediye başkanlarımı da uyardım. Onlardan da gereken cevabı aldılar.

    "İDDİALAR BİZE SORULMADI"

    -Madem yayıncısınız, cevap hakkının kutsal olduğunu bilmeniz gerekmezmiydi. Bir iddiayı karşı tarafa sormadan nasıl yayınlarsınız. Tek taraflı basın özgürlüğü olur mu?

    "TEK TARAFLI İFTİRALARLA MEDYA TERÖRÜ ESTİRİLİYOR"

    - Gerçekten samimi olsaydınız cevap hakkına saygı duyardınız. Kanıtlayamadığınız tek taraflı iftiralarınızı geri çekerdiniz. Bizi başkalarıyla karıştırmayın. Kuru gürültüye papuç bırakmayız.

    - Başbakanlık yardım hesabına kim ne gönderdi haberim yok. Tanımıyorum bilmiyorum. Aydın Doğan'ı 5 gün bekledim yalan ve iftiralarını düzeltirler diye. Maaşlı silahşörleri var. Ama düzeltmediler. Biz buralara Aydın Doğan medyasıyla gelmedik. Halkımızın desteğiyle geldik.

    - Aydın Doğan bu iftiraları kanıtlayamayacaksa, bunları niye yaptı açıklasın dedim. Kendi kanalında bana cevap veriyor. Kendi kanalı bile "patronun verdiği cevap bizi tatmin etmedi" diyor. Yerin kulağı var herşeyi duyuyoruz. Herkes birşey yazıyor. Yeri geldikçe birçok şeyler açıklanacak.

    - Yalan ve iftira devam etti. Bizim genç yaşta Kasımpaşa'dan çıkarak Başbakan olmamızı takdir ettiler sağolsun. Bizler cevap hakkına saygı istiyoruz. Bizim iftiralara cevabımızı yayınladılar mı hayır yayınlamadılar.

    - Biz tarafsız medyayız dediler. Biz istediğimizi yazarız istemediğimizi yazmayız dediler. Bir de derler ki milletvekilllerinin dokunulmazlığı var. Sen istediğini yazacaksın sana kimse cevap veremeyecek. Böyle özgürlük mü olur. Böyle kirli pazarlık olmaz. Açık söylüyorum. Bizim midemiz sizin gibi geniş değil. Böyle bir iftirayı biz yiyemeyiz. Bize ağır gelir.

    "BANA ELDEN PARA VERİLMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL"

    - Yargısız infazlar ortaya çıkıyor. Saldırı kampanyasına hedef olduk. Hürriyet, Milliyet, Vatan, Radikal ve Posta gibi Doğan'ın gazeteleri ve televizyonları iftira kampanyası yürüttüler. Partimizi ve hükümetimizi bunun hedefi haline getirdiler. Şimdi diyecek ki beni hedef gösterdin. Yerini bileceksin. Sen beni hedef gösterdin ben de seni gösteririm.

    - Geçen hafta mesaj gönderdim Aydın Doğan'a. Bu iftiraları ya kanıtla ya ben açıklayacağım dedim. İddialarını açıklayamadı. Yardım için toplanan paraların bana elden verildiği iddiaları da yalanladı.

    -Türkiye'nin başbakanına böyle bir iftira atılır mı? Buna kimsenin hakkı yok. Bana kimse elden para vermemiştir, böyle birşey söz konusu olamaz.

    "TÜRKİYE'DEKİ DENİZ FENERİ DERNEĞİNİN HESAPLARI İNCELENİYOR"

    - Biz ne gerekiyorsa onu yaparız. Usulsüzlük yapıldığı iddiası çok ciddi bir iddiadır. Eğer mahkemeden iddialar kanıtlanırsa herkes cezasını çekecektir. Bakanlığımız, Deniz Feneri Derneği hesaplarını sürekli denetlemektedir.

    "YANLIŞIN YANINDA OLMADIK OLMAYACAĞIZ"

    - Bizler dedikodulurla uğraşmıyoruz. Dedikodularla meşgul olan sizsiniz Aydın Doğan biz değiliz. Şunu özellikle hatırlatayım; bu kervan daha çok güçlenecek inşallah. Sapla samanı kimse karıştırmasın. Bizim için şu an önemli olan Almanya'da görülen dava değildir. İddianamede bulunan iddiaların doğruluğunu hak hukuk verecek, bizi ilgilendirmez. Biz yanlışın yayında yer almadık almayacağız. Yanlış yapan bedelini öder.

    - Yolsuzluk ve yasaklarla hep mücadele ettik. Bunlar mücadele ede ede buraya geldik. 3 Kasım'a baktığımızda sürekli büyüyen bir AKP var. Peki bu rahatsızlık neden, niye. Tabii ki hortumlar kesildi. Hortumlar kesilince rahatsızlık başladı. Bunlar buradan geçiniyorlar. Alıştıkları büyüme yok artık. Siyasetçilerde de bunların uzantısı var. Millet neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.

    "TÜRKİYE'Yİ MUASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNE ÇIKARACAĞIZ"

    - Aydın Doğan medyası defterleri karıştırmak suretiyle AKP'yi nereden vururum gayretiyle koştururken, bizler Elmadağ rampalarında yıllardır yapılamayan yolları yaparak daha nasıl ilerleriz derdindeyiz. Farkımız bu.

    - Türkiye'nin 6 yılda aldığı mesafeyle gurur duyuyoruz.

    - Bu ülkenin AKP döneminde nereden nereye geldiğini apaçık görüyoruz. Ama bazıları bunu çekemiyor.

    - Medya gücünü de yanına alarak siyasi bozgunculuk yapıyorlar.

    - Geçtiğimiz hafta Aydın Doğan medyasının gerçekleriyle ilgili bazı şeyler açıkladım. Dedim ki size 1 hafta süre. Haftaya İstanbul'dayım. Bu soruların cevaplarını açıklayın, yoksa ben açıklarım dedim.

    - O gün geldi. Son 5 gündür yazılıp çizlenleri değerlendireceğiz. Bu değerlendirme çok önemli. 16,5 milyon kişinin oyunu almış bir partiyiz.

    İSTANBUL'UN DİNAMİZMİ TÜRKİYE'NİN KALKINMA DİNAMİZMİNİ YANSITIYOR

    - Sizlerin duasını almaktan büyük mutluluk yoktur. Gözünüz aydın olsun, yolunuz, bahtınız daima açık olsun.

    - Beyoğlu çağın gerektirdiği değişimi bütün boyutlarıyla gerçekleştirme yolunda emin adımlarla ilerliyor.

    - İstanbul küçük bir Türkiye'dir. İstanbul biraz Çankırı, biraz Mardin, biraz Trabzon vesselam. Hepsi vardır içinde. İstanbul Türkiye'nin aynasıdır.

    - Türkiye 2002'den bu yana dağ gibi birikmiş dertlerine derman aramayı ve geleceğin mücadelesini veriyor. Bu mücadeleyi 70 milyonumuz özveriyle veriyor. Bugün Türkiye bir umut ülkesi haline gelmiştir. İnsanlarımız ümit etmeye, heyecan duymaya başlamıştır. Sıkıntılarımız tamamen bitmesede bu ülkenin bir rotaya girdiğini biliyor ve bu rotanın bizi aydınlık geleceğe taşıyacağını biliyoruz.

    - Sevgili AKP'liler, aziz İstanbul'lular sizleri en kalbi duygularla selamlıyorum.

    - Beyoğlu ilçe teşkilatının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Beyoğlu gelmişiyle geçmişiyle sembolleşmiştir. Sizlerin aranızda olmaktan ayrı bir heyacan duyuyorum.

    - Burada doğmuş olarak, buraların tek bir evin olmadığını hatırlayarak bu bana ayrı bir heyecan veriyor ve nereden nereye geldik diyorum.

    - Aydınlık Türkiye'ye yürüyoruz, hayırlı olsun.

    Doğan'ın mektuplarında neler var?

    "Şahsıma gönderilen mektupları açmak pek adetim değildir" diyen Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan'ın kendisine yolladığım ketuplarda, kendisinden işadamı ve yayıncı olmak üzere iki ayrı şapkası olduğunu belirttiğini söyledi. ;

    ŞAPKALARI KARIŞTIRDI

    Erdoğan Aydın Doğan'ın mektupları için şunları söyledi: "Başbakan olarak benden talep ve beklentilerini iletiyor. Ama anlaşıldığı kadarıyla şapkaları karıştırıyor. Bu da eğer kabul ederse bana gönderdiği mektuplara halkımın huzurunda verdiğim cevap olsun.

    KAYITLARA GİRİYOR
    Şimdi  bu kayıtlara giriyor. Sayın aydın Doğan Medyada çok sesliği hayati öneme sahip olduğunu bilmeniz lazım. Ancak Medya grubunuzn muhalefete yakınlığınızı dile getirdiğimizde neden tahammülsüzlük gösterdiğini anlayamıyorum. Bunun vahim bir yanlılgı olduğu açıktı. Size tavsiyem demokratik bir tavırla eleştirilere de açık olmanız gerektiğidir. Bundan sonra medyacı kimliğiniz ile iş adamı kimliğinizi karıştırmamanızı istiyoruz. Cevap olarak şimdi bununla yetinip bu bahsi kapıyorum."

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim