• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242

    Dior'la aynı podyumda!

    14.02.2009 23:15
    Paris'ten sonra siparişler patladı
    Diorla aynı podyumda!
    Dior'la aynı podyumda! Dior'la aynı podyumda! Dior'la aynı podyumda!

    Paris'te yaptığı defileyle yabancı basında adını duyuran Cengiz Abazoğlu, şimdi siparişleri yetiştirmekte zorlanıyor.

    20 yıldır tasarladığı özel dikim elbiselerle Türkiye'nin en ünlü kadınlarını giydiren, yaptığı her defileyle gündem yaratan Cengiz Abazoğlu, bu kez 26 Ocak'ta Paris Haute Couture Moda Haftası'ndaki defilesiyle dünya basınının ilgi odağı oldu. Dior, Chanel, Valentino gibi dünya devlerinin yer aldığı Moda Haftası'na ilk kez katılan Abazoğlu'nun defilesinin ardından İngiliz Daily Mail Gazetesi modacıdan övgüyle söz etti. New York Post ise Abazoğlu'ndan 'Chanel ve Dior'dan sonra haftaya damgasını vuran genç Türk tasarımcı' olarak bahsetti.

    Yorucu, stresli ama bir o kadar da gurur verici, rüya gibi geçen haftanın ardından konuştuğumuz modacı, hala yaşadıklarının etkisindeydi ve mutluluğu, heyecanı yüzünden okunuyordu. Hikayenin gerisini kendisinden dinleyelim: 'Paris Moda Federasyonu'ndan randevu alıp geçtiğimiz aralık ayında görüşmeye gittim. Masanın diğer tarafında oturan Federasyon Başkan Yardımcısı tasarımlarımın yer aldığı portföyün yapraklarını çevirirken hiç yüzüme bakmıyor, ben de bir taraftan 20 yıldır bu işi yaptığımı anlatıyordum. Sonra bana döndü ve 'Bunları sen mi yapıyorsun' dedi. Evet dedim, ben yapıyorum. 'Harika' dedi, 'Hazır giyim moda haftası şubatın sonunda ama takvimi belli değil. Haute Couture Moda Haftası'nınki belli; seni ilk gününe koyuyorum, Dior'un arkasına. Koleksiyonların çok güçlü.' Kötü bir İngilizceyle koşuyordu, söylediklerinin gerçek olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Küçük çaplı bir tansiyon düşüklüğü yaşarken bir taraftan da hazırlanmak için kaç günümün olduğunu hesaplıyordum.'
    Böyle büyük moda haftasına, üç haftada hazırladığı 33 elbiseyle katılan Abazoğlu'nun en büyük destekçilerinden biri koreograf Öner Evez olmuş.

    Evez'le tüm defileyi organize ettiklerini anlatan Abazoğlu, bu önemli organizasyona kendi donanımının altında bir koleksiyonla gittiğini itiraf ediyor: 'Hazır giyim olsa sorun değil ama 3 haftada haute couture 33 elbise hazırlamak hiç kolay olmadı. Dudaklarım uçukladı.' Paris'e ilk çıkarmasını yapan tasarımcımızın defilesini; Fransa, İngiltere, Amerika, Almanya, İspanya ve Rusya'dan büyük bir basın ordusu takip etti ancak bunda Abazoğlu'nun payı büyük. Zira kendisinden bir saat önce yapılacak Dior defilesini düşünüp basının hiç tanımadığı bir tasarımcının defilesine gelmeyeceğini hesaba katarak en çarpıcı elbiselerinin yer aldığı küçük bir kitapçık hazırlatan Abazoğlu, bu kitapçıkları davetiyelerle birlikte basına göndertmiş. Kitapçık ilgi görünce basının katılımının arttığını söyleyen tasarımcı şöyle devam ediyor: 'Basın Dior'dan çıkacak ve size gelecek, siz Dior'un yanında nesiniz ki, görse de olur görmese de ama o kitapçık çok ilgilerini çekti.'

    ÖNEMLİ OLAN İHRACAT YAPMAK

    Abazoğlu, Paris defilesinin kendisini dünyayla buluşturduğunu söylüyor. Amacı da bu zaten; dünyanın ilgisini üzerine çekip elbiselerini her kadına giydirebilmek... 'Moda haftalarına katılmak güzel ama işe yaramayacaksa anlamı yok. Sadece kendi ülkemin tanıtımını yapmak için defile yapmıyorum. Önemli olan orada alıcılarla buluşup tasarımlarınızı ihraç edebilmeniz' diyen Abazoğlu, sponsor desteği almadan kendi imkanlarıyla düzenlediği defilesinin meyvelerini toplamaya başlamış. Kuveyt, Katar, Bahreyn, Dubai gibi şehirlerdeki mağazalardan gelen siparişlerin 6 kat arttığını söyleyen tasarımcı, kendisi için önemli bir pazar olan Rusya'dan da Paris Haute Couture Moda Haftası'na katılan bir tasarımcı olarak artık önemli geri dönüşler aldığını açıklıyor.

    Şubat sonunda yapılacak hazır giyim ürünlerinin sergilendiği Paris Moda Haftası'na da davetli olmasına rağmen katılamayacağını söyleyen tasarımcı önümüzdeki birkaç sezon daha Paris Haute Couture Moda Haftası'na katılmayı planladığını da ekliyor, zira Abazoğlu için başarıda devamlılık önemli.

    'Made in Turkey tasarımcılar' desteklenmiyor

    Cengiz Abazoğlu'nun Paris'teki defilesinin koreografisini üstlenen Öner Evez, Türkiye'nin tanıtımını yapan tasarımcıların desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Evez, 'Artık Bükreş'te bile moda haftası yapılıyor ama bizde hala yok' diyor. Abazoğlu da desteklenme konusunda dertli. Bugüne kadar moda haftalarına katılmak için devletten destek beklediğini ifade eden tasarımcı, 'Destek verin diye kimseye yalvarmam, onların gerçekten desteği hak eden tasarımcıları bulup desteklemeleri gerekiyor' diyor ve ekliyor: 'Bu ülkede yaşayıp, bu ülkeye vergisini veren, döviz getirecek tasarımcılara destek verilmesi gerekiyor. İTKİB'in (İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri) önceki başkanları yurtdışında yaşayan tasarımcıları sahiplendi. Devletin desteğiyle New York'ta 10 kere defile yapıp yabancı basında bir kez haberi çıkmayan tasarımcılar var. Zemini olmayan kişilere destek veriyorlar, sonra da alay konusu oluyorlar.'

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim