• BIST 107.633
  • Altın 152,738
  • Dolar 3,7116
  • Euro 4,3606

    Dersim'e çalışmışlar

    16.11.2009 08:49
    Albay Çiçek'in 'ıslak imzasını' ortaya çıkaran ihbarcıdan sonra yeni bir ihbarcı, Ergenekon savcılarına gönderdiği mektup ve belgelerle başka andıçlar bulduğunu ileri sürdü.
    Dersime çalışmışlar
    Dersim'e çalışmışlar Dersim'e çalışmışlar Dersim'e çalışmışlar

    İhbarda, 'Dersim olaylarının karargahça çalışıldığı, bakanların fişlendiği, kamuoyu oluşturmak için 'Nefes' filminin senaryosunu andıran film önerilerinin getirildiği' iddiaları yer alıyor.

    İrticayla Mücadele Eylem Planı altındaki ıslak imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olduğunu ortaya çıkaran ihbarcıdan sonra bu kez farklı bir ihbarcı daha ortaya çıktı. İkinci ihbarcı Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz'e gönderdiği ihbar mektubunda, ”Sayın Savcım, bu mektubu, kaybolabileceğini dikkate alarak Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Muhalefet liderlerine ve Adalet Bakanına da gönderdim” notunu düştü. Bilgi Destek Dairesi'nin bilgisayarlarını inceleyen ekipte görev aldığını belirten subayın ifadeleri şöyle:

    ZAYIF İNCELEME

    “Bilgi Destek Şube'deki bilgisayarlardan 14 adet hard disk sökülerek incelendi. Acele bir inceleme yaptırılarak bir gün sonra iade edilmesi istendi. 14 Adet hard diskin sadece imajlarının alınması bile bu kadar kısa sürede mümkün değildi. Sadece Hard Disklerdeki dosyalarda kelime taraması yapılarak arama gerçekleştirildi. Bu şekilde yapılan arama ile ne silinmiş dosyalar ne de şifreli dosyalar incelenebildi. Dursun Çiçek Albaya ait dizüstü bilgisayar ise olaydan ancak 4-5 gün sonra incelenebilmiştir. 5 gün içinde kayda değer bir şey kaldıysa tabi ki.”

    DOSYALARI KOPYALADIM

    Bu inceleme işlemleri sırasında bazı dosyaların dikkatini çektiğini belirten ihbarcı subay, “Bu yüzden kendi olanaklarımla bazı hard disklerden silinmiş dosyaları geri getirmeye çalıştım. Kurtarabildiğim dosyaların kopyasını aldım. Geri getirmeye çalıştığım bazı dosyaları açamadım. Bu aramalar sırasında Çiçek'in hazırladığı belgenin izine rastlamasam da aynı paralelde birçok çalışma yapıldığını gördüm” dedi. İhbarcı subay, korktuğu için amirlerine bulduğu belgeleri sunamadığını da belirtiyor.

    DERSİM ÖRNEĞİ

    İhbarcı, CHP Genel Başkan yardımcısı Onur Öymen'in konuşması ile yeniden gündeme gelen Dersim olaylarının Çiçek'in başında bulunduğu birim tarafından sürekli olarak izlendiğini belirtiyor. Bilgisayarlardaki Klasörlerde Barboras Baykara tarafından kaleme alınan “Dersim 1937 isimli kitabın TSK personeline okutulması isteniyor. Kitapla ilgili olarak “Yazarın hedeflediği nihaî fikir; genç, laik Türkiye Cumhuriyeti'nin Dersim Bölgesindeki temel politikalarından birinin, ağa-kul feodalizmini yıkarak yerine, Devlet-halk ilişkilerini geçerli kılacak bir düzenin sağlanması olduğunu belirtmektir” deniliyor. Tavsiye edilen kitabın içeriği olarak bilgi notunda “Devlet; cahil ve yoksul insanları ağaların kul ve kölesi olmaktan kurtaracaktır. İsyan eden bölücülerin sonu idam cezasıdır” ifadesi yer alıyor.

    Nefes'te ıslak imza

    İkinci İhbarcı'nın Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'e gönderdiği CD'den ünlü yönetmenlere film hazırlatılmasına yönelik çalışmalarda çıktı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un kuvvet komutanları ile birlikte izlediği, 'Nefes' filmi ile 'Girdap' filmini andıran senaryo önerileri, ıslak imzalı darbe belgesi arasından çıktı.

    SENARYOSU YAZILMIŞ

    Belgeler arasında kamuoyu yaratmak için ünlü yönetmenlere film hazırlatılması da yer alıyor. Senaryosunun ana hatlarıyla verildiği filmin ünlü bir yönetmenlere çektirilmesi planlanıyor. Belgede, “Kamuoyu yaratma gücü bulunan bir yapım şirketine ve ünlü bir yönetmene yaptırılacaktır. (Örneğin; Mustafa Altıoklar, Ali Özgentürk, Yılmaz Erdoğan, Şerif Gören, Fatih Akın, Osman Sınav, Yavuz Tuğrul, Çağan Irmak, ırfan Tözüm, Zülfü Livaneli veya Sinan Çetin gibi.) Bu suretle filmin vizyona girmesi, filmin tüm yurt genelinde oynatılması, izlenme oranı yüksek TV kanallarında gösterilmesi, önemli film festivallerine katılması, filmin reklamı için filmde rol alan oyuncuların magazin medyanın gündeminde yer almalarının sağlanması gibi faaliyetler filmi çeken şirket ve ünlü yönetmen tarafından gerçekleştirilecektir” deniliyor.

    ÇÖLAŞAN'A DANIŞALIM

    Filmin kitlelerce benimsenmesi için gerekenler sıralanırken şu ifadeler kullanılıyor: “Film için kitlelerin kolayca benimseyebileceği özel bir şarkı bestelenecek. Filmde kullanılacak temaları güçlü bir şekilde ve yerinde verebilmek amacıyla irtica konusunda uzman sivil kişiler danışman olarak kullanılacaktır. Danışmanların “kamuoyu yaratma gücüne sahip bulunmalarına da dikkat edilecektir. (Fehmi Çalmuk, Ömer Lütfi Mete, Emin Çölaşan, Prof.Y.N.Öztürk, Prof. Zekeriya Beyaz) “

    ALBAY BASKI YAPTI

    İnceleme sırasında aynı dairede görevli olan Albay Sedat Özüer'in ast rütbeli personel üzerinde psikolojik baskı oluşturduğu belirtilen mektupta, “Karargahta resmi dosyalar genellikle, ”Ana Server” denen dosya sunucusunda tutuluyor. Bu sunucudaki dosyaların olaydan 4-5 gün sonra incelendiğini öğrendim. Tabi gerekli temizlik yapıldıktan sonra. Karargahta bu tür gizli çalışmalar en az albay düzeyinde personel tarafından kendilerine tahsis edilmiş özel dizüstü bilgisayarlarda (bunların bir kısmı parmak iziyle çalışmaktadır) yapılmaktadır. Bu bilgisayarlara MEBS Başkanlığında görevli personel bile erişim sağlayamamaktadır” denilmektedir.

    ÖNCE SONUÇ SONRA ANKET

    İhbar mektubuyla birlikte bilgisayardan kurtarılarak gönderilen bilgiler arasında, kamuoyu oluşturmak için anket yapılması önerileri bulunurken ankette çıkacak sonuçların da önceden belirlendiği kaydediliyor. Yapılacak ankette çıkması istenen oranlar şöyle:

    Türk toplumunun en çok güvendiği kurum yüzde 93'le yine TSK çıktı. Hükümete olan güven yüzde 45,

    Türkiye'de türban takan kadın sayısı son beş yılda yüzde 10 arttı. Türban takan kadın/kızların yüzde 65'i çevre, aile ve eş baskısı nedeniyle türban takıyor.

    Halkın yüzde 85'i TSK'nın Irak'ın kuzeyine operasyon yapılmasını istiyor, bu konuda TSK'nın açıklamalarını onaylayanların oranı yüzde 80,

    Terörle mücadelede TSK yalnız bırakıldı, devletin diğer kurumları terörle ilgilenmiyor, diyenlerin oranı yüzde 78,

    TSK'nın terör, irtica ve ülkenin birliği konularında yaptığı açıklamaların siyasetle ilgisinin bulunmadığı kanaatini taşıyanların oranı yüzde 70 gibi sonuçlar elde edilerek kamuoyuna yansıtılacaktır.
    Ayrıca andıçlar arasında, Habertürk TV tarafından şehit aileleri yararına düzenlenen kampanyaya Genelkurmay Başkanlığı tarafından destek verilmesi gerektiği belirtiliyor. Kampanya sonucunda toplanan paralar Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Melih Meriç tarafından dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'a teslim edilmişti./yeni şafak

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim