Türkiye’de mimarlık eğitiminden inşaat mühendisliği eğitimine, beton üretiminden inşaat demiri üretimine kadar her şey sil baştan ele alınmalı.
En son yaşadığımız depremde, bu alanların hepsi zan altında kaldı. Bu gruba belediyeler ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da dâhil.
Şu husus artık kafamıza kazınmalı: Türkiye bir deprem ülkesidir.
Örneğin Japonya’da, aslında dünyanın her yerinde, deprem olduğunda nasıl hareket edileceği, kimlerin hangi rolü oynayacağı, her şey bellidir. Ama bizim kadirşinas milletimiz maalesef Türkiye’de ne yapacağını bilmiyor. Bir deprem anında ilgili yerel yönetimler ne yapacak, devlet ne yapacak, belli değil.
Son depremin ardından Aydın Kent Meydanı’nda tam bir rezillik yaşandı. Bir tarafta Aydın Büyükşehir Belediyesi, bir tarafta Kızılay, bir tarafta Aydın Efeler Belediyesi, diğer tarafta AFAD. Zannedersiniz salı pazarı.
Allah aşkına, böyle kepazelik olur mu? Sivil toplum örgütleri de cabası.
Aydınlılar yardım getiriyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin standı ayrı çalışıyor, Efeler Belediyesi ayrı çalışıyor. Halkın getirdiği yardımları herkes birbirinden kapmaya çalışıyor. Ortada devlet yok. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu hastaymış. Kendisi ortalıkta görünmeyince, A takımı da arazi oldu tabi. Özlem Çerçioğlu 4 gün sonra ortaya çıktı ama olanlar oldu.
Ayrıca, Bakanlığın yazısıyla (Yazıyı aşağıda sunuyorum.) deprem bölgesine gönüllülük esasına göre zabıta memuru istenmişti. Peki ne oldu? Efeler Belediye Başkanı Sayın Fatih Atay, zabıta personelini deprem bölgesine göndermiş. Gönderilen bu arkadaşlarla konuştum. “Ahmet Ağabey ölüleri çıkarıyoruz, enkazda yardımcı oluyoruz, bizi Başkanımız buraya gönüllü olduğumuz için gönderdi” dediler.
Şimdi merak ediyor ve Özlem Çerçioğlu’na soruyorum: Emriniz altında yüzlerce zabıta memuru var. İtfaiyecileri mecbur olduğunuz için gönderdiniz. Peki, zabıta memuru gönderdiniz mi? Üstelik itfaiyenin başında çok kıymetli, askerlikten emekli olmuş bir başkan var. Büyükşehir Belediyesi Zabıta Başkanlığında yüzlerce personeliniz var. Niye bu görevlileri deprem bölgelerine göndermediniz? Peki, personele gönüllü olup olmadıklarını sordunuz mu? Allah korusun ama, yarın bir gün Aydın’da deprem olsa, hangi yüzle bugün depremin vurduğu bu illerden yardım talep edeceksiniz?
Bakanlık Yazısı Efeler Belediyesi Zabıtaları
Sayın Özlem Çerçioğlu, eğer zabıtaları gönderdiyseniz, deprem bölgelerinde çekilmiş fotoğraflarını iletin; köşemde yayınlayayım.
Aydın’da tüm inşaat sektörünü ellerinde tutan Muşlu, Ağrılı, Adıyamanlı, Gaziantepli, Siirtli müteahhitler var; sahi siz neredesiniz?
O bölgede ölenler sizin akrabalarınız değil mi? Yoksa, siz yardım ediyorsunuz da benim haberim mi yok? Maşallah, hepinizin altında Maseratiler, Porchelar, Mersedesler var.
Aydın’da iş makinalarınız var; bunları bölgeye gönderin de biz de yazalım. Göndermeyenler utansın! Sizleri deprem bölgesinde iş makinelerinizle görmek isterdim. Bana göre sınıfta kaldınız.
Diğer taraftan, Güriş Holding’in CEO’su Sayın Ali Karaduman’la konuştum. “Ahmet ağabey, biz Antakya’ya 125 personelimizle birlikte 40 TIR malzeme ve gıda, dozerler, buldozerler, lastik tekerli iş makineleri, kırıcılar ve vinçler gönderdik. Şehirde gece-gündüz çalışıyoruz. Ayrıca, burada kurduğumuz seyyar mutfaklarımızdan 1500 kişilik yemek servisi yapıyoruz. Ancak, buradaki Suriyelilerle aramız çok kötü. Hainlik ediyorlar. Yüreği temiz her Türk oğlu Türk’le el eleyiz. Bu felaketin üstesinden geleceğiz. Tankerlerle akaryakıt taşıyoruz” dedi. Detayları daha sonra alacağım.
Maren Holding’in ve Kipaş Söke Kâğıt Fabrikası’nın sahibi Hanefi Öksüz’le de konuştum. Kendisi “Her şeyimle, makine parkım ve 3000 personelimle Kahramanmaraş’ta üstüme düşeni yapıyorum. Bu zamanda yapmayıp ne zaman yapacağım” dedi.
Mardin kökenli vatandaşlarımız tarafından Aydın’da kurulan Irmak Kardeşler Şirketi 20 tonluk 8 tankerle deprem bölgelerine mazot ve benzin göndermiş. Ellerindeki onlarca iş makinesini ve nakliye araçlarını göndermiş; ayrıca nakdi yardım da yapmış.
Eşin Group Rıdvan Eşin, Siirt kökenli ama bazı Aydınlılardan daha fazla Aydınlı. Aydın’da Rıdvan Eşin gibi 10 iş adamı olsun; inanın şehirde kimse aç ve açıkta kalmaz. Mübarek başlı başına iyilik timsali. Nazilli Spor ve Söke Spor başta olmak üzere Aydın’daki spor kulüplerine milyonlarca TL’lik sponsorluk desteği veriyor; amatör kulüplerin hepsine yardım ediyor. Kapısına gelen her garibe destek çıkıyor. ADÜ’de öğrencilere burs veriyor.
Tüm bunlar yetmezmiş gibi, depremin olduğu gün Sayın Rıdvan Eşin 6 kardeşiyle birlikte deprem bölgesine çıkarma yapmış; enkazlarda çalışıyor. Bu resimde enkazdan çıkarılan bir depremzedenin yanında Sayın Rıdvan Eşin’i görüyorsunuz.
Öte yandan, halkın vicdanı olan Aydınpost, depremzedelere yardımların toplanması ve ulaştırılması için blog sayfaları açarak destek oldu ve çok büyük hizmetlerde bulundu. Genel Yayın Yönetmenimiz Sayın Erman Çetin’e de teşekkür ediyorum.
Şimdi siz değerli okuyucularıma soruyorum.
Özlem Çerçioğlu’nu, bir anne olarak deprem bölgesinde kurtarılan bir çocuğu kucağına almış bir şekilde görseydik Aydınlılar olarak gurur duymaz mıydık?
Tabi mecbur değil. Ancak Aydın’da ona oy veren Doğulu Kürt vatandaşlarım ve biz Aydınlılar, “Helal Olsun Topuklu Efe’ye” demez miydik, gururlanmaz mıydık? Ama hastaymış. Neyse, geçmiş olsun Sayın Başkan, Allah şifa versin.
Yalnız, şu unutulmasın. Deprem bölgesinde Ankara, İstanbul, Yozgat, Bursa ve daha bir sürü yerin belediye başkanı kendilerine görev bilip oralarda çalışmalara dahil oldular. Tabi ki siz, Sayın Özlem Çerçioğlu buna mecbur değilsiniz. Ama bilin ki, efelik böyle zamanlarda belli olur.
KOCAGÜR VE ILICABAŞI ROMAN MAHALLELERİ
Tamam, hadi bu deprem konusunu bir kenara bırakalım. Sayın Çerçioğlu, Kocagür Mahallesi’nde 250 ev perişan vaziyette. Romanlar sizden yardım bekliyorlar. A takımınızdaki adamlarınız bu vatandaşlarımıza “Ahmet Gözen’le niye görüşüyorsunuz” diye baskı yapacaklarına, bu konuya eğilselerdi. Ilıcabaşı perişan, inanın deprem bölgesi gibi. Sayın Belediye Başkanları, özellikle de Sn Çerçioğlu, hadi bir el atsanıza buralara.
(Kocagür ve Ilıcabaşı tam anlamıyla sefalet mahalleleri. Evlerin çatıları naylonla kaplı. İnanın, insanlık namına bir şey yok buralarda.)
Aydın Tekstil Park için 77 dönüme 320 milyon TL’lik tamamlama ihalesi yapmışsınız. 10 milyon TL’yi de Kocagür Mahallesi’nde çatıları olmayan perişan Romanlara harcasan olmaz mı Sn Özlem Çerçioğlu?
Bir de anlamadığım başka bir husus daha var. 77 dönüm için 320 milyon TL’lik ihaleyi aynı firmaya vermişsin. Hani, CHP Genel Başkanı Aydın’a geldiğinde burası için açılış töreni düzenlemiştin. 8 sene içinde Aydın Tekstil Park’a bu son ihaleyle birlikte 400 milyon TL harcadın.
Sayın Erdoğan, Gemlik’te 180 milyon TL’ye TOGG Otomobil Fabrikası’nı kurdu. Önümüzdeki bahar aylarında TOGG piyasaya çıkıyor. Aydın Tekstil Park’ta tekstil fabrikası açıp bize herhalde sürpriz yapacaksın. Bu nasıl bir masraftır?
Burada gece kulübü açılmış. Bravo sana Başkan. Ben bunlara karşı değilim. Ama Tayyip Bey’in İstanbul’da, Davutpaşa Kışlası’nda yaptırdığı, 24 saat hizmet veren kütüphane gibi bir kütüphane veya bir kültür merkezi yapsan daha iyi olmaz mıydı? Bir de rica etsem, perişan vaziyetteki Aydın Tekstil Camii’ni restore ettirseniz. Belki, Aydın Tekstil Park’ta 3 şerefeli, iki minareli, tek kubbeli, medresesi olan bir cami yaparsınız. 77 dönüm için yaptığın ihalede bir de %20 artış payı var. Rakama bakın, 384 milyon TL.
ROMAN MAHALLELERİ ILICABAŞI VE KOCAGÜR
Bazen ben de saçmalıyorum. Sayın Topuklu Efe burnunun dibindeki Kocagür’de yaşayan Roman vatandaşlarımızın durumunu görmezken, mahalleyle meşgul olup bu insanların sorunlarını 20 yıldır halletmezken bu karda kışta deprem bölgesine mi gidecek? Ama billboardlara “Halk İster, Büyükşehir Yapar” diye yazdırmasını biliyorlar.
Değerli okuyucularım, bu hafta sizinle paylaşmayı düşündüğüm inşaat konusunu önümüzdeki haftaya bırakıyorum.
Depremde ölenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.
5 gündür deprem bölgesini terk etmeyen, başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, devlet yetkililerine ve hizmet eden herkese teşekkür ediyorum.