• BIST 92.227
  • Altın 213,195
  • Dolar 5,3320
  • Euro 6,0605

    Danıştay'dan TSK'da başörtüsü serbestisi kararı

    06.12.2018 11:56
    Danıştay 2. Dairesi TSK'da kadın personele başörtüsü serbestisi getiren düzenlemenin yürütmesinin durdurulması talebini reddetti.
    Danıştay'dan TSK'da başörtüsü serbestisi kararı
    Danıştay'dan TSK'da başörtüsü serbestisi kararı Danıştay'dan TSK'da başörtüsü serbestisi kararı Danıştay'dan TSK'da başörtüsü serbestisi kararı

    Geçtiğimiz günlerde Danıştay'ın ilköğretimde okutulan 'öğrenci andı'nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etmesi büyük tepki çekmişti. Bu gelişmenin ardından şimdi de başörtüsü ile ilgili Danıştay'da ilginç bir gelişme yaşandı.

    Milli Savunma Bakanlığı'nca Şubat 2017’de Türk Silahlı Kuvvetleri Kıyafet Yönetmeliği’nde önemli bir değişikliğe imza atılmıştı. Düzenlemeyle TSK'da kadın personellerin başörtü takabilmelerine imkan tanındı.

    Türk Silahlı Kuvvetleri Kıyafet Yönetmeliği'nin ''Genel Hükümleri'' bölümüne şu madde eklenmişti:

    ''Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri mensubu bayan subaylar, sözleşmeli subaylar, astsubaylar, sözleşmeli astsubaylar ve askeri öğrenciler ile bunların adayları ve kursiyerleri, resmi üniformalarıyla birlikte şapka, bere veya kep altına başlarına taktıkları üniforma renginden istihkak olarak verilen desensiz giysileri yüzlerini kapatmayacak şekilde takabilirler.''

    HKP DURDURMA VE İPTAL İSTEDİ

    Halkın Kurtuluş Partisi (HKP), söz konusu düzenlemenin iptali için Danıştay'da dava açtı. HKP düzenlenin yürütmenin durdurulmasını da istedi. Daire ilk olarak yürütmeye durdurma talebini inceledi.

    YÜRÜTMENİN DURDURULMASI REDDEDİLDİ

    Müzakereler sonucunda düzenlemenin yürütmesinin durdurulması istemi 1'e karşı 4 üyenin oyu ile reddedildi. Kararda, ''Uyuşmazlığın niteliğine ve davanın durumuna göre, olayda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 6352 sayılı Yasa ile değiştirilen 2, fıkrasında sayılan koşullar (telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları) gerçekleşmemiş olduğundan yürütmenin durdurulması isteminin reddine oyçokluğu ile karar verildi'' ifadelerine yer verildi.

    MUHALİF ÜYE: LAİKLİK İLKESİ VARLIĞINI KORUDUKÇA KABUL EDİLEMEZ

    Karara muhalefet eden bir üye karşı oy yazısında şunları kaydetti:

    ''İdarenin düzenleme alanının kamu hizmetinin gerekleri ve kamu yararıyla sınırlı bulunması, kamu hizmetinin ana ilkelerinden olan tarafsızlık ilkesinin idarece öncelikle gözetilmesinin gerekmesi nedeniyle, kamu hizmetini yürütmekle yükümlü bulunan ve bu statüye girerken belirli ilkelere uymayı kabul eden kamu görevlilerinin, din ve vicdan hürriyetinden bahisle dinsel mensubiyetlerini öne çıkarmalarına olanak sağlayacak şekilde kural getirilmesi, Anayasanın 2. maddesinde yer alan 'laiklik ilkesi' varlığını korudukça, hukuken kabul edilemez. Din ve vicdan özgürlüğü bağlamında kamu personelinin dinsel aidiyetini göstermesine imkan tanınmasının; kamu görevini yerine getirirken ne kadar tarafsız davranırsa davransın, hizmetten yararlanan kişilerde şüpheye yol açabileceği ve bundan da kamu hizmetinin zarar görmesinin kaçınılmaz olduğunu izaha gerek yoktur.''

    DAİRE GÖRÜŞ İSTEDİ

    Daire daha sonra iptal istemine dair Milli Savunma Bakanlığı ve Danıştay Başsavcılığı'ndan görüş istedi.

    BAKANLIK: DİNİ İNANÇ VE İBADET HÜRRİYETİ

    Milli Savunma Bakanlığı tarafından Daire’ye gönderilen savunmada özetle; düzenlemenin dini inanç ve ibadet hürriyetini güvence altına alarak, kadın personele istemesi halinde belirli şekil ve şartlar altında başını kapatma özgürlüğü tanındığı belirtildi.

    Danıştay Savcısı ise görüşünde ise düzenlemenin iptalini istedi. Savcı görüşünde şu değerlendirmede bulundu:

    ''İdarenin düzenleme alanının kamu hizmetinin gerekleri ve kamu yararıyla sınırlı bulunması, kamu hizmetinin ana ilkelerinden olan tarafsızlık ilkesinin idarece öncelikle gözetilmesinin gerekmesi nedeniyle, kamu hizmetini yürütmekle yükümlü bulunan ve bu statüye girerken belirli ilkelere uymayı kabul eden kamu görevlilerinin, din ve vicdan hürriyetinden bahisle dinsel mensubiyetlerini öne çıkarmalarına olanak sağlayacak şekilde kural getirilmesi, Anayasanın 2. maddesinde yer alan 'laiklik ilkesi' varlığını korudukça, hukuken kabul edilemez. Din ve vicdan özgürlüğü bağlamında kamu personelinin dinsel aidiyetini göstermesine imkan tanınmasının; kamu görevini yerine getirirken ne kadar tarafsız davranırsa davransın, hizmetten yararlanan kişilerde şüpheye yol açabileceği ve bundan da kamu hizmetinin zarar göreceği açıktır.''

    İLGİNÇ BENZERLİK

    Savcının görüşü ile yürütmeyi durdurma talebinin reddi kararına muhalefet eden üyenin karşı oy yazısını noktası virgülüne aynı olması da dikkat çekti. Bununla birlikte Danıştay savcısının görüşünün Daire nezdinde bir bağlayıcılığı bulunmuyor. Daire'nin iptal istemine ilişkin esas kararını ise önümüzdeki günlerde vermesi bekleniyor.

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim