Değerli okuyucularım, corona virüs hastalığı bizleri evlerimize kapadı. Çoğumuz işsiz kaldı, inanılmaz ekonomik sıkıntı çekiyoruz. Maalesef devlet halkının yardımına koşmuyor koşsa da devede kulak. Ancak sağlık konusunda Avrupa, Amerika ve diğer ülkelere göre türlü eksikleri olmasına rağmen başarılı.
Aydın Büyükşehir Belediyesi esnafa yardım kolileri dağıtıyor.
Bu günler yardımlaşma günlerimiz kimin elinde imkân varsa yapsın bunu eleştirmek doğru değil keşke devletimizin elinde imkânlar olsa da devletimiz halkımıza gerekli yardımları yapabilse.
Ama maalesef yanlış politikalar yüzünden devlet hazinesi tam takır.
Burada efendim paralı yollar, köprüler, şehir hastaneleri için garantili para ihaleleri doğru değil diyebilirsiniz.
Ancak o gün bugün değil. Bugün yardımlaşma günü halkımız sıkıntıda iktidarın yanlışları varsa bunları zamanı gelince konuşuruz.
İşte yardımın önünü kim açıyorsa kim yardım yapıp elini cebine atıyorsa, belediye imkânlarını halkına sunuyorsa o insanları kutluyorum.
Eleştirenlere de şunu söylüyorum, sen de yap ne var bunda.
Denizli Milletvekilinin BAYAT EKMEK YERSENİZ KARNINIZ TOKTUR ifadesi, hiç yakışmadı.
Gelelim aşı konusuna, Alman aşısı ve Çin aşısı olarak Türkiye ikiye bölünmüş vaziyette. Birde aşı vurdurmak yanlıştır veya doğrudur tezleri var. Bunları profesörlere sordum Aydın İl Sağlık Müdürüne sordum, yetkililere sordum cevaplarını yazacağım.
Şimdi esas konuya gelelim…
CORONA VİRÜS HASTASI OLUP HASTALIĞI ATLATAN OKUYUCUMUNUN ANLATIKLARI,
Değerli okuyucularım bu hastalığa yakalanan değerli okuyucum Sayın İbrahim Akay, liseyi Avusturya’da üniversiteyi de Amerika’da okuyan genç bir kardeşimizin anlattıkları çok ilginç.
İbrahim Akay, sen COVİT hastalığını yaşayan bir kişisin bu hastalığı ve aşı konusunu anlatır mısın neler yaşadın? İnsanlara ne önerirsin?
Ahmet ağabey, corona hastalığını yaşamış biri olarak bu hastalıkla ilgili bilgimi paylaşıyorum. İlk korona başladığında benden koku gitti, yüksek ateş olarak başladı, yüksek ateş aslında vücudun savunma mekanizmasıdır.
Yüksek ateş ile birlikte vücut içinizdeki mikrobu yenmek ister aslında ateş kötü bir şey değildir, vücut virüsü vücut yüksek ateşle yenmeye çalışıyor.
Bu da vücutta çok büyük tahribatlar yapıyor. Tabii herkes ateş düşürücü kullanıyor ben de kullandım o dönemde müthiş yorgunluk halsizlik çektim kıpırdayacak halim kalmamıştı.
Bütün gün uyuyordum vücut kendini iyileştirmek için uyumama sebep oluyordu. Ben her gün bu hastalığı yendim diyordum.
Ama mide bulantısı, müthiş ağrılar çekiyordum, nefesim daralıyordu. Bir hafta sonra vücudum ANTİKOR üretmeye başladı.
Midemde bulantı gitti, ateş gitti fakat halsiz kaldım.
Bu hastalık butik bir hastalık herkesin vücudunda nerede hastalık var ise oraya saldırıyor, sigara içmek çok büyük DEZEVANTAJ. Akciğerleri bitirmeye çalışıyor.
Nefes almanız güçleşiyor.
Geçmişte vücudumuzu hırpalamamızın tüm neticeleri bu hastalıkta ortaya çıkıyor.
7 günlük sınav sonunda, kimisinde nefes darlığı ENTÜBE kimisinde sancılar vs. Bu sınavı atlatanlar hayata dönüyor yoksa hayata veda ediyorlar.
Peki, hastalığı bugün yendim mi hayır ama KORKUNÇ HALSİZLİK VAR. Birincisi vücudum çok büyük sınav verdi. Nasıl gribi geçirip 2 ay sonra tekrar girip geçiriyor isek o girip vücuttan çıkmıyorsa CORONA DA bugün hala benim vücudumda ve bu hastalığı geçirenlerin içinde virüs kalıyor.
Bizim yeniden bağışıklığımızın düşmesini ve halsiz kalmamızı bekliyor. VİRÜSÜ KİMSE YENEMEZ SADECE HASTALIĞI YENER.
Çünkü VİRÜS çok kuvvetli vücudun her yerine giriyor o da yaşam savaşı veriyor.
Bize ait olmayan bu mikropta yaşam savaşı veriyor o yüzden kendine yaşam alanı seçtiği vücudumuzda her yere yapışıyor.
Eğer yaşamımızı mükemmel hale getirirsek birkaç ay sonra belki virüsü yenebiliriz virüs MUTASYONA UĞRUYOR.
Ama bana göre bugün virüse yakalananlar SADECE HASTALIĞI YENDİLER VİRÜSÜ YENMEDİLER.
Vücut antikor üretmekle savaşçı üretiyor. Bir gün savaşın bittiğini beyin inanırsa savaşçıları geri çeker. Bu bazı insanlar için 45 gün olur bazı insanlar için 3 ay olur veya 6 ay olur beyin savunma mekanizmasına ihtiyacı olmadığını hisseder ise antikorları savaşçılarını geri çeker.
YİNE BİZİ CORONAYA KARŞI AÇIK HALE GETİRİR.
Bunu herkes bilmesi gerekir.
BİZ AŞI DA OLSAK bu virüs vücutta kalacaktır.
AŞI nedir?
Aşı Uyuşuk hale getirilmiş CORONA virüsünün aşı olarak vücudumuza atılır BEYNİ ANTİKOR ÜRETMEYİ TETİKLER, BEYİN ÜRETTİĞİ ANTİKORLAR İLE VİRÜSE KARŞI SAVAŞ MODUNA GEÇER VE BİZ DE HASTALIK VAR OLDUKÇA ANTİKORLAR VASITASIYLA KORUMAYA ÇALIŞIR.
Yine süresi her vücuda göre bağışıklığı farklıdır. Çok güçlü insanlarda antikor süresi kısa olacaktır.
Güçsüz insanlarda süre uzun olacaktır, çünkü antikorlar bu vücudu korumak için uzun sure alarm halde bulunacaklardır.
Peki, corona geçirmiş insanlar için ne tavsiyede bulunursun?
Ahmet ağabey, coronayı ben atlattım deyip normal hayata dönen insanlar bu hastalığı geçiren insanların sorumluluğu 3 ila 4 kat artacak.
Çünkü vücudumuzda hala zayıf düşmemizi bekleyen bir virüs var olacaktır. Bu virüsün vücudumuza terk etmesi süresi belli değildir biz kendimizi iyi bakmaz isek beslenmeden güneş almaz isek biz değil dünyada hiç kimsenin yenmesi mümkün değil. Okuduğum yabancı tıp yayınları da bunu söylüyor. Çünkü metabolizmamızın tanıdığı bir mikrop değil, nerden geldiği belli değil, belki DÜNYA DIŞI GELEN BİR MİKROP yapay mı belli değil. Bunun için kendimize çok iyi bakmamız gerekir.
Aşı ile ilgili ne düşünüyorsun?
Ahmet ağabey, aşı ile ilgili ben çok araştırdım. Dünya literatürüne baktım, hangisi iyidir hangisi kötüdür böyle bir şey yok.
Tüm şirketler korona virüsünü uyutuyor, aşının içine koyuyor sonra insan vücudunun içine atacaklar ve bizim vücudumuz mekanik bir savunma sistemi oluşturacak ANTİKORLARLA bu şekilde beyin kandırılıp antikor üretilecek.
Bu olay sporda da yapılır. Kişi daha ağır kilo kaldırdığınızda ağırlık çalışırken vücut o bölgeye kan gönderir ve o kası güçlendirir kişi daha ağır kaldırmanız için beyin o kasa kan gönderir o kası kumanda eder, dolayısıyla bu olay beyni kandırmaktır.
Bana göre bundan sonra bizler ve dünya daha çok dikkatli olmalıyız. Çünkü bu virüsün dünyadan gidiş tarihini kimse veremez. Daha az stresli yaşamalıyız daha organik besinlerle yaşamalıyız. Hayatımızdan kötülükleri çıkarmalıyız. Sağlıklı günler dilerim.
ISPARTA ÜNİVERSİTESİ ESKİ REKTÖRÜ, CHP AYDIN ESKİ MİLLETVEKİLİ PROF. DR. METİN LÜTFÜ BAYDAR’IN AŞI GÖRÜŞÜ
Aydın’dan son dönemde milletvekili seçilemedi ama bugün Aydın’da delege oylaması yapılsa Sayın Metin Lütfü Baydar geçmişte olduğu gibi şimdi de birinci sırayı alır. İşte CHP’de seçmen iradesi olmaz ise CHP maalesef Aydın’da Özlem Hanımın yaptığı oy sıçramasını yapamaz.
Metin Lütfü Baydar, Aydın CHP delegesinin ve Aydınlıların hala göz bebeğidir. Hangi Aydınlı’nın Isparta’ya yolu düşse kapısı sonuna kadar açıktır.
Metin Kardeşim, aşı konusunda ne diyorsun?
Ahmet Ağabey, herkese Çin aşısı uygulanmalı. Çin aşısı basit bildiğimiz en fazla ateş ve kızarıklık yapan aşı bende onu yaptıracağım. Alman aşısının ne yapacağını bilmiyoruz. Oto immun hastalık veya kanser yapma riski var.
Türkiye’de üretilen nisanda başlanacak aşıda Çin aşısının benzeri.
https://www.chinadaily.com.cn/a/202012/19/WS5fdd66aca31024ad0ba9ccb4.html BU
HABER HEPİMİZİ İLGİLENDİRİYOR. ÇİN'DE YOĞUN AŞILAMA PROGRAMINA GEÇİLİYOR VE RESİMDE DE GÖRECEĞİNİZ AŞI, YAKIN BİR ZAMANDA BİZDE DE KULLANILACAK OLAN SINOVAC....
Ulusal Sağlık Komisyonu Bakan Yardımcısı Zeng Yixin
Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Çin'in Haziran ayında başlatılan acil durum kullanım programı aracılığıyla yeni korona virüse yakalanma riski yüksek olduğu düşünülen insanlar arasında ülke çapında aşılamaya başlayacağını söyledi.
Zeng'e göre, acil aşılama için öncelik verilen kilit gruplar arasında soğuk zincir işçileri, giriş limanlarındaki personel üyeleri, nakliye, havacılık ve toplu taşıma sektörlerinde çalışanlar, tarım pazarlarında çalışanlar, tıbbi ve hastalık kontrol personeli ve yurt dışına gidenler yer alıyor.
Yurtdışında çalışmak veya okumak için vatandaşlara da aşılama yapılacak. Çin, üçüncü aşama insan denemelerinden geçen, evde yetiştirilen beş aşıya sahiptir.
Bunlardan üçü - ikisi Sinopharm ve biri Sinovac tarafından geliştirildi - Haziran ayında acil kullanım izni aldı ve Temmuz ayında aşılamaya başladı. Üçü de, insanda bağışıklık tepkilerini tetiklemek için ölü virüs kullanan in aktive edilmiş tiptedir. BURASI ÇOK ÖNEMLİ, aşılananlar arasında 60.000'den fazla alıcının yurtdışında ciddi virüs salgınlarının görüldüğü bölgelere gittiğini ve hiçbirinin ciddi enfeksiyon bildirmediğini de sözlerine ekledi.
Zheng, bu üç aşı için denizaşırı klinik deneyler açısından, 75.000 deneme katılımcısına toplam 150.000 dozun ciddi bir reaksiyon olmaksızın sağlandığını söyledi.
AYDIN İL SAĞLIK MÜDÜRÜ DR. OSMAN AÇIKGÖZ’ÜN AŞI GÖRÜŞÜ
Aydın İl Sağlık Müdürü olarak aşı konusunda bilgi verir misin?
|
Ahmet Ağabey, ben önce aşıları anlatayım, AŞI TÜRLERİ 1) Biontech / Phizer Aşısı - Almanya / ABD 2) Sputnik V Aşısı - Rusya 3) Moderna Aşısı - ABD 4) Oxford / Astra Zeneca Aşısı - İngiltere / İsveç 5) Sinovac Aşısı - Çin AŞI ÜRETİM TEKNOLOJİSİ 1) Biontech / Phizer Aşısı - RNA Tabanlı 2) Sputnik V Aşısı - Viral Vektör 3) Moderna Aşısı - RNA Tabanlı 4) Oxford / Astra Zeneca Aşısı - Viral Vektör 5) Sinovac Aşısı - Geleneksel Geleneksel Aşı: Geleneksel aşılarda enfeksiyona sebep olan virüsler, zayıflatılarak ya da etkisizleştirilerek vücuda enjekte ediliyor, böylelikle vücut, kendisine zarar veremeyecek hale gelen virüse karşı bağışıklık kazanmayı öğreniyor. RNA Tabanlı Aşı: RNA tabanlı aşılarda ise virüsün tamamı yerine, genetik bilgisini taşıyan RNA zincirinden kritik bir kısım vücuda enjekte ediliyor. Viral Vektör Aşı: Viral vektör aşılarında da yine gen teknolojisi kullanılarak, virüsün taşıdığı genetik materyalin bir kısmı, başka bir virüs içine yerleştiriliyor ve vücuda enjekte ediliyor. AŞI ÜRETİM KAYNAĞI 1) Biontech / Phizer Aşısı - Sentetik kod ( Aşı, kişinin koluna enjekte edildiğinde kas hücreleri, virüsü imal etmeye başlıyor ) 2) Sputnik V Aşısı - Canlı Hücre ( Virüsün taşıdığı genetik materyalin bir kısmı, başka bir virüs içine yerleştiriliyor ve vücuda enjekte ediliyor. ) 3) Moderna Aşısı - Sentetik kod ( Aşı, kişinin koluna enjekte edildiğinde kas hücreleri, virüsü imal etmeye başlıyor ) 4) Oxford / Astra Zeneca Aşısı - Canlı Hücre ( Virüsün taşıdığı genetik materyalin bir kısmı, başka bir virüs içine yerleştiriliyor ve vücuda enjekte ediliyor. ) 5) Sinovac Aşısı - İnaktif virüs ( Tavuk Yumurtası vasıtasıyla çoğaltılan inaktif virüs enjekte ediliyor) SAKLAMA KOŞULLARI 1) Biontech / Phizer Aşısı: -70° (6 ay) / 4° (1 hafta) 2) Sputnik V Aşısı: 4° (6 ay) UYGULAMA ŞEKLİ 1) Biontech / Phizer Aşısı: 28 gün ara ile 2 doz 2) Sputnik V Aşısı: 21 gün ara ile 2 doz 3) Moderna Aşısı: 28 gün ara ile 2 doz 4) Oxford / Astra Zeneca Aşısı: 28 gün ara ile 2 doz 5) Sinovac Aşısı: 14 gün ara ile 2 doz |
Türkiye’nin satın aldığı aşı güvenli mi?
Ahmet Ağabey, Türkiye’nin ilk planda satın alacağı in aktive aşıya gelince, hâlihazırda mevcut diğer seçenekler olan m-RNA ve recombinant aşılara kıyasla çok daha eski bir teknolojiyle üretilmekte olup; yaklaşık 100 yıldır kullanılmaktadır. Grip aşısı, kuduz aşısı, hepatit aşısı gibi bu yöntemle üretilmekte olan aşıları, örneğin daha önce ben kendime yaptırdım. Pek çok kişi de yaptırmıştır. Bu aşılarda virüsün ölü hali, kişilere veriliyor.
İn aktif aşıların üretilmeleri aslında daha zor ve diğer aşılara göre daha pahalı; yani bazılarının iddia ettiği gibi ucuz ve kolay teknoloji ürünü değiller.
Çok önemli bir avantajı da aşının taşınması, dağıtılması, saklanması ve uygulanması sürecinde stabilizesinin normal koşullarda korunması ve -20 veya -70 derece gibi zor sağlanabilecek koşullar gerektirmemesidir.
Bu da soğuk zincirin korunup korunamaması gibi bir riskin minimalize edilmesi anlamına geliyor. Türkiye’de gelişme aşamasında olup, insan üzerinde Faz 1 çalışmalarına devam edilen yerli aşımız da in aktif aşı. Türkiye in aktif aşı yanında diğer aşılara da en kısa zamanda ulaşmak için çalışmalar yapıyor.
Pandemi dönemlerinde istediğiniz aşıdan, istediğiniz zaman, istediğiniz kadar temin edebilmeniz kolay değil, ama ilerleyen günlerde ulaşılabilir olabileceğini umut ediyorum. Dünyada pek çok insanın şu sırada “hangi aşıyı olayım?” diyerek bir seçme lüksünün olacağını düşünmüyorum.
ÇİN AŞISI SİNOVAC BİLİMSEL VERİLERİ
Ülkemize Çin aşısı gelecek, aşı ile ilgili faz I ve faz II çalışmalarının sonuçları Lancet’te yeni yayınlandı.
Bu aşamada Sinovac’ın yan etkilerine ve serolojik konversiyonlarına bakılmış.
Çalışma Çin’de yapılmış, aşının 3µg ve 6 µg 2 dozu denenmiş, aşı da adjuvan olarak 0,5 ml alimünyum hidroksit kullanılmış.
Toplam 743 hasta aşılanmış, bunların 143 faz I den 591 faz 2 den gelen bireylerden oluşmuş. Yan etkiler genelde hafif(injeksiyon yerinde şişme -ağrı-kızarıklık) ve 48 saatte geçmiş, yan etkiler diğer aşılardan pek farklı çıkmamış.
Serolojik cevaplar 0 ve 14. Gün aşılamadan 14 ve 28. gün bakılmış, nötralizan antikorlar 14 .günde 3 µg aşı grubunda 6µg aşı grubunda % 92 ye % 98 ,28 gün sonra nötralizan antikorlar 3µg aşı grubunda % 97, 6 µg grubunda ise % 100 olarak bulunmuş.
Ancak aşı ile elde edilen nötralizan antikor düzeylerine bakıldığında Covid geçiren hastalardan daha düşük düzeyde bulunmuş,( Covid geçirenlerde antikor cevabı 167 iken aşı grubunda 23,8 veya 65 GMT çıkmış) öte yandan RNA aşılarının( Pfizer-Biontech ve Moderna’nın aşıları) antikor düzeyleri covid geçirenlerle aynı hatta daha yüksek olarak çıkmış.
Bu kafalarda bir soru işareti olarak kalmakta. Bunun cevabını halen devam eden Faz III a sonuçları verecek. Bilindiği üzere her iki RNA aşısı faz III çalışmalarında etkinliği % 90 ın üzerinde açıkladılar, henüz Sinovac ‘ın faz III çalışmasının preliminer sonuçları açıklanmadı.
Ancak araştırıcılar bu düşük antikor titresinde dahi aşı koruyucudur diyorlar, bunu 3 sebebe bağlıyorlar
1-Diğer virüs aşıları varicella ve enterovirus aşılarında da düşük nötralizan antikora rağmen koruma sağlamıştır.
2-Araştırıcıları kendi maymun çalışmalarında 1/24 titrede antikor titresi SARS-2 ye koruma sağlamış.
3-Çalışmalar Covid geçiren hastalarda zamanla antikor titresinin düştüğünü ancak hafıza hücreleri il reinfeksiyonun çok nadir olarak olduğu görülmüştür.
Bu soruların cevabını halen 3 ülkede(Brezilya (NCT04456595), Endonezya (NCT04508075), ve Türkiye (NCT04582344).) sürmekte olan faz III çalışmalarının sonucu verecektir.
Çalışmanın henüz T hücre cevaplarına bakmamış olması, Faz 1 ve Faz II çalışmalarında antijen miktarının değiştirilmesi (spike proteinin artırılması) çalışmanın problemleri olarak sunulmaktadır.
Değerli okuyucularım sizlere hastalık geçirmiş Sayın İbrahim Akay düşüncelerini sundum. Prof. Dr. Metin Lütfü Baydar ve Aydın İl Sağlık Müdürü Sayın Osman Açıkgöz açıklamalarını sundum. Karar sizin. Kendilerine teşekkür ediyorum.
Siz yine de sosyal mesafeyi ve maskeyi ihmal etmeyin.
AMAN DİKKAT EDİN.
SAĞLIKLI GÜNLER DİLEĞİ İLE.