Çocukları sınava değil, hayata hazırlayın!

Abone Ol

Değerli Aydınlılar,

Eğitim kısaca, davranışlarda kendi isteği veya kasıtlı olarak meydan getirilen değişiklikler” olarak ifade ediliyor. Bizim konumuz eğitimin iyi olup olmadığından ziyade bu eğitimin çocuklarımızı yani fertleri hayata hazırlamasına dair olacak.

Günümüzde ailelerin çocukların eğitiminden anladığı biraz da terbiye olarak ifade edilebilir ki bu bir yere kadar doğrudur. Çünkü genelde insanlar kendileri karşı yapılan bir kabalığı “eğitimsizlik” olarak değil” terbiyesizlik” olarak nitelendirirler ve söylerler.

Formel eğitim belki güncel ihtiyaç giderilmesi ve sorunların çözülmesine yardımcı olmaktadır. Ancak çocukların genç ve yetişkin olarak hayata dair bazı ipuçlarını yakalaması ve bunlarla nasıl baş edildiğini görebilmesi aile içindeki geleneksel bağın kurulması ile ilgili olabilir. Çekirdek aile günümüzde bir vakıa olduğuna göre bu kadar hengamenin içinde ailelerin, bazı sorumlulukları geleneksel eğitimin yerine ikame edilen kurumlardan karşılamaya ihtiyaç duymasından daha tabii bir durum olamaz. Sorun, bu kurumlar formel eğitimleri verirken hayata dair mükemmel bir ortam çizer ve bu çerçeve içinde verir. Ne yazık ki hayat kimse için o kadar mükemmel bir ortamda sürmez ve yaşanmaz ve belki de sorun burada başlar.

Toplum içinde fert(çocuk) neden yalnız bırakılıyor veya kendini yalnız hissediyor? Bu sorunlarla başa çıkmayı sağlayacak bazı tecrübelerin bir kısmı neden aile içerisinde verilemiyor? Evet yaşadığımız günler bizlerin yaşadıklarından çok farklı ve çok da hızla değişime uğruyor. Neden çocuklar temel eğitimini aldığı aile içinde sosyalleşme ve hayata hazırlanma çabasına girilmeden teknolojinin bütün nimetleri önüne sınırsızca serilerek gelecek algısı veya düşüncesi “sanal” bir gerçeklik üzerine inşa edilmeye çalışıyor? Evet neden?

Çocuklara televizyon açıp karşısında büyümelerini sağlamak, ellerine binlerce liralık cihazları verip daha ne istiyorsun diye serzenişte bulunmak, çocuğun alış veriş merkezlerinde veya kreşe göndermekle sosyal bir varlık haline geleceği yanılgısına kapılıp gerçekle yüz yüze geleceği hayat denilen karmaşanın ortasına atmak. Okul çağındaki çocuklarımız hep iyi bir okul üzerinden yükleme yapılıp hayatlarının en heyecan verici yıllarını sınav stresi ve baskısı altında yaşamak zorunda bırakmak… Sınavlarda ihtiyaç duyacağı temel dersler haricinde yeteneklerini keşfetmeye veya ortaya çıkaramaya yarayacak herhangi bir talebi kesin bir şekilde reddetmek… İdeolojik kaygılar ile eğitim sistemi darmadağın edilirken bunlara kayıtsız kalıp, uygulanan sisteme entegre olmak, zihinlerde idealize edilen çocuğu yetiştirmek için varını yoğunu ve hatta fazlasını ortaya koymak…

Bugün kaç ebeveyn çocuğu kendi çocukluğunda oynadığımız bir oyunu öğretmek ve bunu gelecek nesillere aktarmak gibi bir külfete katlanıyor. Çocuklarımız kendi zihni dünyamızda oluşturduğumuz mükemmel bir yetişkin haline neden gelemiyor. Bu kadar teknolojik gelişme ve kalabalığa rağmen yalnızlık çekiyor ve daha önce yaşamadığımız veya çok kolay aştığımız sorunlar karşısında kendini çaresiz hissediyor? Neden hep eski bayramlardan söz edilirken bunu bir nebze olsa hatırlatacak davranışlardan hızla uzaklaşılıyor? Ve bu durumu düzeltmek için dövünmekten başka bir şey yapılamıyor.

Çocukların hayat hazırlanması “bırakalım da bilmem ne mi olsun” veya “askeri bir otorite “ altında yetiştirmek gibi uç noktalarda değil bir dengenin içinde gerçekleşir. Bu ebeveynlerin hayat nasıl hazırlandığı ve dünyaya bakış açısı ile ilgili bir durumdur. Evlatlarınızı sınav kaygılarından ziyade yüz yüze gelebilecekleri gerçeklerle hayata hazırlayın. Eğer siz bunu yapmazsanız emin olun hiç istemediğiniz kişiler hiç istenmediğiniz şekilde bunu yapar ve sizler de ömrünüzü biz nerede hata yaptık sorusuna cevap aramakla geçirirsiniz.

Küçük kuş büyük kuştan gördüğünü işler” unutmayın.

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }