banner339
banner391

Çocuklarda psikolojik sağlamlık: Daha güçlü çocuklar yetiştirmek

Her ebeveyn çocuğuna sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir hayat sunmak ister.  Hayat yolculuğunda çocuğunun engellerle karşılaşmasını istemeyen ebeveyn, onu sürekli güvende tutmaya ve tehlikelerden korumaya çalışır. Ancak elbette ki bu her zaman mümkün değildir. Kendi hayatımızda olduğu gibi çocuğumuzun hayatında da dönem dönem istenmeyen olaylar yaşanabilir. Olumsuz yaşam olaylarına; deprem, salgın, ebeveyn-yakın kaybı, kazalar, cinsel istismar, akran zorbalığı, anne baba boşanması, aile içi şiddet gibi durumlar örnek verilebilir. Bu gibi istenmeyen olumsuz yaşantılarla karşılaşan çocuğun etkilenme düzeyini ve yaşantı sonrası süreci belirleyecek olan kavramlardan biri psikolojik sağlamlıktır.

Psikolojik sağlamlık; ruhsal esneklik, olumsuz yaşantılara uyum sağlayabilme ve olay sonrası eski hale dönebilme becerisi olarak tanımlanmaktadır. Psikolojik olarak sağlam bireyler olumsuz yaşam olayları sonrasında fiziksel ve ruhsal etkilenmeyi en az düzeyde yaşar, olaylardan ders çıkarır ve kaldıkları yerden devam edebilirler. Bazı çocukların psikolojik sağlamlığı diğer bir deyişle olumsuz yaşantıya uyum sağlayabilme becerisi daha yüksektir. Bu çocukların; problem çözme becerisine sahip, sosyal ilişkileri güçlü, zorluklarla mücadele gücü olan çocuklar olduğu görülmüştür. Çocuğun psikolojik sağlamlık düzeyinde hem genetik yapı hem de çevresel faktörler etkilidir. Bu konuda bilinmesi gereken en önemli şey, psikolojik sağlamlığın doğuştan kazanılan bir beceri olmadığı, öğrenme ile geliştirilen dinamik bir yapı olduğudur. Bu nedenle çocukların psikolojik sağlamlığının yaşam boyu desteklenmesi çok önemlidir.

Çocuğunuzun psikolojik sağlamlık düzeyini geliştirmek için neler yapabilirsiniz?

1)Koşulsuz sevgi bağı ve değerlilik duygusu: Çocuğun ebeveyni tarafından koşulsuz sevildiğini bilmesi, ben değerliyim ve seviliyorum duygusunun oluşması açısından önemlidir. Koşulsuz sevgi bağı kurabilen çocuk kendini ilişkilerinde ve hayatta güvende hisseder. Bu nedenle çocuğun çevresinde bu bağı kurabildiği en az bir yetişkinin olması çok önemlidir.

2)Destekleyici oyun ortamı: Çocuğun dili de işi de oyundur. Çocuğunuzun hem hayal gücünü hem de fiziksel özelliklerini geliştirecek, yaratıcılıklarını destekleyecek oyun ortamları sunun. Oyunlarına istedikleri kadar, istedikleri şekilde dahil olun. Oyun içinde gerçekten orada, çocukla birlikte an’da kalın.

3)Problemsiz bir hayat sunmayın: Ebeveyn olarak en değerlinizi pamuklara sarıp büyütmek istiyor ya da öyle büyütüyor olabilirsiniz. Ancak gerçek hayatın bu kadar pozitif olmadığını unutmayın. Üstelik çocuğunuz her zaman yanınızda da kalmayacak. Ne kadar istemeseniz de bazı negatif durumlara maruz kalacak. Her istediği olmayacak, bazen reddedilecek bazen hayal kırıklığına uğrayacak. Bu nedenle evde bir problem olduğunda çocuğunuzdan her şeyi saklamayın, bazen zorlukların olabileceğini görmesi için fırsat sunun.

4)Problemleri onun adına çözmeyin: Çocuğunuz bir problem yaşadığında hemen iyi niyetle sorunu onun adına çözmeyin. Düşünmesi, seçenek üretmesi, kendi problemini çözmesi için fırsat sunun. Her probleminde yanında olamayacağınızı unutmayın.

5)Düzenli bir rutini, ev programı olsun: Sonsuz uyaranın olduğu dünyada, çocuğa güvenli sınırlar koymak ve bu sınırları öğretmek önemlidir. Çocuğun yatma , kalkma, yeme saatlerinin belli olması, günlük rutin aktivitelerinin olması kendisini huzurlu ve güvende hissetmesi açısından önemlidir.

6)Sorumluluk verin, yeterlilik duygusunu destekleyin: Çocuğun yeterlilik duygusunun gelişmesi için farklı alanda farklı şeyleri kendi başına yapabiliyor olması ve bu başarının pekiştirilmesi gerekir. Ev içinde mümkün olduğunca sorumluluk verin, farklı alanlarda ben bunu yapabilirim düşüncesinin gelişmesini sağlayın.

7)Duyguları tanımasını ve ifade etmesini sağlayın: Çocuğun duygularıyla başa çıkmayı öğrenmeden önce ilk adım onları tanıması ikincisi ise ifade edebilmesidir. Çocuğun mutluluk gibi korku,öfke, üzüntü, utanç, heyecan vb. tüm duyguların zaman zaman yaşanabilir ve normal olduğunu bilmesi gerekir. Gün içinde yaşadığınız duyguları paylaşarak model olabilir, çocuğun yaşadığı duyguları isimlendirerek ve doğru ifade etmesinde rehber olarak destek olabilirsiniz.

8)Kendini rahatlatmasını, gevşemesini öğretin: Çocuğun kaygı, stres ve öfkeli anlarda kendini nasıl sakinleştirebileceğini konuşun. Nefes/gevşeme egzersizleri öğretin. Öğrettiklerinizi mutlaka uygun durumlarda pratiğe dökün. Kendini iyi hissetmediği zamanlarda neler yaparak daha keyifli olabileceği üzerine konuşun. Kendi iyi hissetme durumlarını belirlemesine yardımcı olun.

9)Hatalarla barışık olmasını sağlayın: Çocuğun hata yapabileceğini, tekrar deneyerek ve hatalardan ders alarak devam edebileceğini öğrenmesi gerekir. Hata yaptığında kızgınlık vb. olumsuz tepki vermeyin. Hatasının üzerine konuşun. Nasıl düzeltebileceği ve sonuçları üzerine düşünmesini sağlayın. Herkesin bazen hata yapabileceğini bunun hayatın bir parçası olduğunu anlatın. Mükemmel ebeveyni oynamak yerine sizde bazen bilerek hata yapın, özür dileyin, telafi edin.

10)Hedef belirlemelerine yardımcı olun: Gelişim düzeyine uygun hedefler belirleyin. Hedef belirlemek belirli bir göreve/probleme odaklanmayı, engellerle baş etmeyi öğretir.

11)Pozitif düşünme becerilerini geliştirmesi için destek olun, mizahın gücünden yararlanın

12)Model olun: Kendi psikolojik sağlamlık düzeyinizi değerlendirin. Zorlu yaşantılar sonrası siz nasıl tepki veriyorsunuz. Duygularınızı yönetebiliyor musunuz mesela? Problemin varlığını kabullenip çözüm arayışına girebiliyor musunuz? Toparlanmanın ve yeniden devam etmenin bir yolunu bulabiliyor musunuz?  Cevabınız evetse çocuğunuzun böyle bir modelle büyümesi gerçekten çok değerli bir destek, ancak tam tersi de olabilir. Eğer psikolojik sağlamlık düzeyinizin düşük olduğunu düşünüyorsanız öncelikle siz destek alın ve daha güçlü ilerlemek için toparlanın. Unutmayın çocuklar en çok model alarak öğrenirler.

       Uzm. Psk. İrem Aydınlar

banner188

banner344

banner343

google-site-verification=XM_gwNkBaKM19LDHoKaTOmBzvkdlKwOdKMcUtov1R-k