HalkTV yazarı İsmail Saymaz, Sinan Ateş suikastinin ayrıntılarını yazdı....  

Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’e yönelik suikastten üç gün önce.

27 Aralık günü.

Saat 15.

Mustafa Uzunlar, kendisine ait olan ’61 OF 0609’ plakalı siyah transporter aracıyla Ataşehir’deki otoparkına geldi. ‘Dodo’ lakaplı Doğukan Çep, otoparkta kendisini bekliyordu.

Çep, Ankara’da düğüne gideceğini, hediyeyi verip gelmek için araca ihtiyacının olduğunu söyledi.
Uzunlar anlatıyor: 

“Hatta iki polis arkadaşla gideceğini söylemesi üzerine aracımı vermemek için çeşitli bahaneler ürettim. Daha sonradan, Emniyet'te isimlerini öğrendiğim Muratcan Çolak ve Aşkın Mert Gelenbey isimli polisler geldi. Çep, aynı gün gidip gece dönüş yapacağını söyledi. ‘Biri daha gelecek, bizimle Ankara’ya gidecek’ dedi.‘Papi’ lakaplı Eray Özyağcı geldi. Ben aracı 16.30-17’de teslim ettim. Polislerden biri direksiyona geçti. Özyağcı ve diğer polis araca bindi, otoparktan ayrıldı. Çep binmedi. ‘Hani sen de gidecektin’ diye sorduğumda ‘Yok ben kalacağım, arkadaşlar gidip gelecek’ dedi. Spor salonuna gittim, Doğukan kaldı. Spordan geldiğimde Doğukan gitmişti.”

Anlaşılan o ki tetikçi Eray Özyağçı, suikastten üç gün önce iki özel harekat polisi eşliğinde Ankara’ya getiriliyor.

Özyağcı, halen firari ve bulunamadı.

Ancak iki polis tutuklandı.

Suikasti organize eden Çep ise dün gece Beykoz’da saklandığı otelden ormanlık alana kaçmak isterken yakalandı.

‘Dodo’

‘Dodo’ lakaplı Çep 1991’de İstanbul’da doğdu

Artvin Hopa’ya bağlı Esenkıyı köyünden…

Maltepe Zümrütevler'de yetişti.

Gülsuyu ve Gülensu mahallelerini mesken tutan Mesut Turhan liderliğindeki çetenin üyesiydi. Bu çete, Gülsuyu’ndaki sosyalist örgütlerle defalarca karşı karşıya geldi. En kanlısı, 28 Eylül 2013 akşamı gerçekleşti.

O akşam, 21 yaşındaki Hasan Ferit Gedik’in aralarında olduğu 50 kişilik grup uyuşturucu çetelerine karşı Gülsuyu’nda yürürken üzerlerine ateş edildi.

Gedik, üç mermiyle can verirken; Yalçın İleri, Abdullah Kıyak ve Gökhan Aktaş ise ağır yaralandı.
Ateş edenlerden birisi, Çep’ti.

62 yıl hapis cezası var

Hasan Ferit Gedik öldürülünce Metin Turhan çetesi çökertildi.

İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 35 sanık hakkında 30 ayrı eylemden dava açıldı.

Çep, 22 Kasım 2013’ten 5 Ekim 2015’e kadar tutuklu kaldı.

Akılalmaz yöntem! 'İstanbul valisinin oğluyum' dedi Akılalmaz yöntem! 'İstanbul valisinin oğluyum' dedi

Mahkemedeki savunmasında Gedik’in öldüğü akşam mahallede olduğunu kabul ederek, şöyle dedi:
“Gedik'in öldürülmesine karışmadım. Olayın olduğu bölgedeydim. Kız arkadaşımla görüşecektim. Böyle bir eylem yapacak olsam kız arkadaşımla neden buluşayım? Kız arkadaşıma ‘Sevgilim şu an yürüyüş var, gelemeyeceğim’ dedim. Silahlar patladı. Canımı kurtarmak için kaçtım.”

Çep, çete iddiasını ve diğer suçlamaları reddetti.

Bu dava 14 Şubat 2018’de bitti.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, cezaları 2021’de onadı.

Çep’e suç örgütü üyeliği, öldürme, üç kez öldürmeye teşebbüs, tehdit, mala zarar ve dört ayrı yaralamadan toplamda 62 yıl hapis cezası verildi.

Beş yıldır firari

Karar duruşmasında, “Çep hakkındaki mahkumiyet hükmü ve hapis cezalarının miktarı ile tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak, tutuklamaya yönelik yakalama emri düzenlenmesine” karar verildi.

Gel gör ki asla yakalanamadı.

Ya da yakalanmadı!

Köylülerinin aktardığına göre 2013 yılından beri Gürcistan’da olduğu biliniyormuş. Türkiye’ye nasıl geçtiği hakkında köylülerinin bilgisi yokmuş. Adı mafyatik işlerle anılıyormuş.

Gürcistan’da olduğu sanılan Çep, meğer İstanbul’da, yeraltında yaşıyormuş.

Anlaşılan o ki…

Sinan Ateş suikasti ‘Dodo’ya ihale edildi.

Peki, bu ‘siparişi’ kim verdi?

İki özel harekat polisini bu kanlı suça ortak eden ne?

Maddi bir çıkar mı var?

Siyasi bağ mı?

Ne?!

MHP’li avukat

Hasan Ferit Gedik Davasında Çep’in avukatı Serdar Öktem’di.

Öktem, 2015’te MHP’den İstanbul Milletvekili adayıydı.

Sinan Ateş’in öldürülmesinden sonra Öktem’in adı şüpheliler arasında gösterildi. Hatta Öktem, iddiayı dile getirenleri FETÖ’cülükle suçladı.

Öktem, iftiraya uğramış olabilir.

Ancak Hasan Ferit Gedik Davası’nda savunduğu Çep’in şimdi eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesini planlaması, bu tesadüf (!) Öktem’i şaşırtmıyor mu?

Kaldı ki…

Öktem’in Sinan Ateş soruşturması kapsamında tutuklanan bir kişiyle daha avukatlık ilişkisi var: Ufuk Köktürk.

Lise kavgasında cinayet işleyen reis!

Köktürk, gözaltına alınınca listeden çıkarılsa da iki hafta önce atanan MHP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyelerinden biri. 1990’da Sinop’ta dünyaya geldi.

2014’te Çekmeköy Ülkü Ocağı Başkanı oldu.

Te o yıllardan sabıkalı…

Ve sabıkası vahim!

Dudullu 75. Yıl Cumhuriyet Anadolu Sağlık Meslek Lisesi bir sevgili kavgasıyla çalkalanıyordu. S.Ç. adlı kız öğrenci, F.K. ve M.Y. adlı erkek öğrencilerin sevgililik teklifini reddetti.

İki erkek öğrencinin arkadaşları kavgaya tutuştu.

Zamanla bu, Türk-Kürt gerilimine evrildi.

Başka bir lisede okuyan Ülkü Ocakları Gençlik Kolları Başkanı N.Ç. ile öğrencilerden 6-7 yaş büyük olan Çekmeköy Ülkü Ocağı Başkanı Ufuk Köktürk, kavgaya taraf oldu.

İki ‘ülküdaş’ 22 Nisan 2013’te lisenin önüne geldi.

Üzerlerinde bıçak ve kurusıkı silah vardı.

Köktürk, M.Ç.’ye tokat attı.

Kahraman Kaya’yı bıçakla yaraladı ve öldürdü.

İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki göülen dava 26 Aralık 2014’te bitti.

Köktürk’e çocuk öldürmekten 20 yıl ve bir kişiyi yaralamaktan da 3 ay 22 gün hapis cezası verildi.

Köktürk, 20 ay kadar tutuklu kaldıktan sonra, 20 Kasım 2014’te bırakıldı. Bir daha asla cezaevine girmedi.

Köktürk’ün avukatı, MHP’li Serdar Öktem’di.

Öktem, bir yandan Hasan Ferit Gedik Davası’nda Çep’i…

Diğer yandan Lise Davası’nda Köktürk’ü savundu.

Köktürk, iki hafta önce MHP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyesi olarak atandı. Sinan Ateş’in öldürülmesinden hemen önce eşinin hesabından Çep’e üç işlemde 97 bin TL gönderdiği için suçlanıyor.
Bu ilişkinin tesadüfi olmadığını, Köktürk ile Çep’in tanıştığını biliyoruz.

Mustafa Uzunlar ifadesinde, “Köktürk’ü ‘Dodo’ lakaplı kişinin yanında birkaç defa gördüm” diyor.

Sinan Ateş suikasti, belki ancak ‘Susurluk’ ile kıyaslanabilecek bir cinayet şebekesini gün yüzüne çıkardı.

Bu şebekenin içerisinde MHP’li bir yönetici, ‘öldürme hizmeti’ veren yerel bir tetikçi grubu, suikaste eskortluk eden iki polisle karşı karşıyayız.

‘Dodo’nun ifadeleri, bir ucu MHP’ye, diğer ucu ise yeraltı dünyasına uzanan suç ağını deşifre edebilir.