• BIST 108.518
  • Altın 153,497
  • Dolar 3,8453
  • Euro 4,5175

    CHP'li Baydar Aydınpost'u ziyaret etti

    03.08.2012 08:43
    CHP Milletvekili Metin Lütfi Baydar, Aydınpost Haber Merkezi’ni ziyaret etti.
    CHPli Baydar Aydınpostu ziyaret etti
    CHP'li Baydar Aydınpost'u ziyaret etti CHP'li Baydar Aydınpost'u ziyaret etti CHP'li Baydar Aydınpost'u ziyaret etti

    Ayağının tozuyla Aydınpost Haber Merkezi’nde Editör Erman Çetin’le sohbet gerçekleştiren CHP’li Baydar’a il yöneticisi Ümit Aydın ve Abdullah Kaçar da eşlik etti.

     
    Baydar dış politikayla ilgili değerlendirmelerde bulunarak şunları söyledi:
     
    “Ramazanı ifa ediyoruz ama işimiz sıkıntılı. Türkiye’ye baktığımız zaman Suriye’deki olaylar beni çok
    endişelendiriyor. Uykularım kaçıyor. Türk siyaseti olarak algılayamadığımız şu, ülke neredeyse bölünme tehlikesiyle karşı karşıya. İç politikadaki ait olduğumuz partilerden uzak olarak  düşündüğümüzde bile Türkiye’nin bu dönemde ne yapmasına karar vereceğimiz bir döneme girdik.
    Suriye konusunda K. Irak ‘ta bir Kürt devleti kuruldu, Kuzey Suriye’de de böyle bir devlet kurulursa
    başbakan kendi döneminde iki tane Kürt devleti kurdurtan başbakan olarak tarihe geçecek. Bu çok ciddi sıkıntıdır. Bunun ötesinde bunun çözümüne yönelik ne yapmamız gerekiyor buna bakmamız lazım.
     
    Ankara’da durumlar nasıl? Fotoğrafı yorumlar mısınız?
     
    Ankara, karışık bu anlamda. Asker toplanıyor ama, Meclis’in bundan haberi yok. Meclis’in bir an önce
    kapalı gündemle toplantıya alınmasını öngörüyoruz. Suriye, düşen uçak meselesini, son 10 gündür
    Şemdinli’de meydana gelen olayları bir anlatmalılar bize. Bizde bunu iç politika meselesi yapmadan neler yapılması gerektiğini masaya yatırmalıyız. Hükümetin eksen kaymasını rotaya sokmamız lazım. Bu konuda ciddi endişelerim var. Ülkede güven bunalımı var. Esip gürlediğimiz gibi değil gerçekler. Türkiye’nin durumu Obama’nın sopasıyla anlaşılıyor.
     
    Siz nasıl değerlendirdiniz o fotoğrafı?
     
    Sen telefonda görüşürken elinde beysbol sopasıyla fotoğraf çektirip bunu resmi sitede yayınlıyorsun. Bu şu demek, ABD dış ilişkiler yetkilileri ağızlarında baklayı bugün çıkarttılar. Türkiye’nin bölgede fazla ilerlemesini istemiyoruz dediler. Sen Suriye’ye müdahale edemezsin denildi. Hani misliyle yanıt verecektik? Hani esip gürlemiştik? Ne oldu? Uçağımızın düştüğüyle kaldık. Suriye için hazırladığımız kamplarda Türk bayrağının indirilmesiyle kaldık. Doğrusu benim kanıma dokundu. O bayrak benim için kutsal. Bu süreci Hükümet doğru yönetemedi. Elimize gözümüze bulaştırdık. AKP’liler de mutsuz. Şöyle ki, Bakan Davutoğlu bir akademisyendir. Dış politikada iki yol vardır. Ya gerçekçi olursunuz ya da idealizm vardır. Davutoğlu idealizmle işleri yürütüyor. Rumlara verilen tavizle bu süreç başladı. Arkasından Ermenistan’la el altından kapıyı açalım dedik. K. Irak'ı yine elimize gözümüze bulaştırdık. Türkiye ilk defa terör örgütüyle pazarlığa oturdu. Libya olayı patladı. Bunlar Türkiye’nin dış politikada savrulmalarını gösteriyor. Suriye’de ortak bakanlar kurulu yaptık. Bu duruma niye geldik? ABD bunlarla kötü olacaksın dedi de ondan. Irak politikasını yürütürken bu kadar mezhepsel bakmıyorduk. Şimdi mezhepsel bakarak Sünnilerin yanında yer aldık. Dış politika bir mezhep üzerinden yapılamaz. Şimdi bunun bize bulaşma riski var. Bunu önleyebilmek için de
    Diyanet İşleri Başkanlığının yapısını değiştirmek lazım. Ortadoğu’ya örnek olmamız lazım. Bakın hepimiz  bir aradayız demeliyiz. Bunu konuşuyoruz. Kapalı oturum olursa bunu aktaracağız. Ben böyle bakıyorum. Siyasi ayrım gözetmeksizin ilgileniyorum bu konuda. Bunun üzerinden çok güzle siyaset yapılabilir ama bu vatan bölünmemeli. Vatan gittiğinde anlamı kalmayacak. Türkiye rahatlasın istiyoruz. Hükümetin kafası karışık.
     
    Ciddi sayıda soru önergesi veriyorsunuz. Ama cevap alabiliyor musunuz aynı oranda?
     
    Çok az. Şehit sayısıyla ilgili yanıt geldi. 2002’de 11 şehit, 2011’de 181, son 3 ayda 55 olmuş şehit sayımız. Bu rakamın artmasından endişe ediyoruz. Brifingle alakalı Ufuk Ersoy Işık kimdir dedik. Böyle birisi yok dediler. Daire başkanlığından aldılar ama böyle birisi yok dediler. Kamuoyunun bilgi almasını engelleyerek yönlendirme yapmaya çalışıyorlar. Medyayı da iyi yönlendiriyorlar. Gazete manşetlerinin Başbakanın onayından geçtiğini düşünüyorum.
     
    CHP yeni kurultayını yaptı, nasıl olacak yeni CHP?
     
    Her kurultay yeni bir umuttur. Aydın'dan bir arkadaşımızın genel merkezde görev almasından da
    hem mutlu hem de gururluyuz. Temsil açısından iy bir temsil olacaktır. Çözüm arayışı açısınan daha iyi olacaktır. Bizim için yerel seçim başarısı önemli. İktidar olabilmesi için 1989'da SHP nin yaptığı gibi yerel iktidar olarak ondan sonra iktidar bize nasip olur. Yerel seçimler için ar gücümüzle çalışacağız.
     
    Geziyorsunuz nasıl gelen tepkiler?
     
    Daha yeni geldim. Geziyoruz. İmamköy gayet iyiydi ama Yılmazköy'de tepki fazlaydı. Bu dönem kırsal kesimdeki seçmeni bizim yakalamamız lazım. AVM’lere gittiğinizde gezenlerin yaklaşık eşlerinin yüzde 80’i türbanlı ama kara çarşaflı değil. Modernleşme yaşı da 25 ila 40 arası. Standartlarını
    yükseltmek isteyen kesim bu dilim. Bu kesimin oy verebileceği CHP’dir benim hayalim. Türkiye’de
    ortalama ılımlı insanların da CHP’ye bakış açısını değiştirmeliyiz. O kesimin oyunu alamıyoruz bana göre çözmemiz gereken sorun bu.
     
    Yeni CHP bunu başarabilir mi peki?
     
    Başarır ya da başaramaz tartışmasına girmeyeceğim ama yukarıda söylediklerimi yapması lazım.
    Geçenlerde Özbaş köyünde Cuma namazındaydık. Köylüler boynuma sarıldı. Köy muhtarları arıyor
    Söke’de bizim köye ne zaman geleceksiniz diyorlar. Bu kesinleri kucaklayamazsak iktidar yok bize. Size de CHP'de yer var deyip, kolumuzu açmamız lazım bunu yapamıyoruz.
     
    PM’ye adaydınız. Sonra çekildiğiniz öğrenildi. Niye böyle karar aldınız?
     
    Aday olmadım o kadar söyleyeyim. Daha sonra detaylı konuşuruz.
     
    Başın düşerse dara CHP’yi ara sloganı başarı getirecek mi ne düşünüyorsunuz?
     
    Bu tip sloganların bizim tarafımızdan üretilip monte edilmesinden daha ziyade halkın söylemesini daha anlamlı buluyorum. 1970’liytıllarda Ecevit çıkıp ben Karaoğlan’ın demedi. Bu düzen değişmeli dedi. Halk da umudumuz Ecevit dedi dağa taşa Karaoğlan yazdılar. Bu anlamda yeni iletişim stratejilerinde bunlar olabilir ama bunun ötesinde halkın bizim için söylediği sloganların önemi daha büyük. Şimdi gece 03.00’te telefonu açmalısın ki vatandaş da kendiliğinden bunu senin için söylemeli.
     
    Sosyal medyada da oldukça iyisiniz.
     
    Çok iyi gidiyor. Genelde trafik kazası geçirmiş vatandaş hemen ilgleniyorum. Hayatım boyunca telefonum hiç kapanmadı.
     
    Tedavi talepleri geliyor mu gittiğiniz yerlerde?
     
    Tabi tabi. Söke’de kaldığım Karacahayıt köyünde 5 tane teyze bekliyor kahvaltıyı bizimle yapacaksın
    diyorlar. O sırada filmlerini kontrol ediyoruz. Çok da memnun kalıyorlar.”
     
    aydinpost-twitter.png aydinpost-facebook.png
     
    h3.20120803085049.jpg
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim