CHP, neden parti içi demokrasiden gün geçtikçe uzaklaşıyor?

Abone Ol

CHP, mevcut partilerin içinde demokrasiye ve parti içi demokrasiye inandığını her fırsatta dile getiren, program ve tüzüğünde buna ilişkin ilkelere yer ver bir partidir.

Masa başında herkesin dilinde hamasi söylemler. Fakat iş uygulamaya gelince “mevcut konjektür” ve “koşullar” denilerek parti içi demokrasi her seferinde rafa kaldırılıyor.

Yerel seçim öncesinde bir kez daha buna şahit olduk.

Muharrem İnce’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için adaylığı ile ilgili şartı ve söyledikleri son derece ilginçti.

Muharrem İnce’nin şartı neydi?

Muharrem İnce, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için CHP’ye üye 259.000 kişinin katılacağı bir ön seçim yapılarak adayın taban tarafından belirlenmesini istedi.

Muharrem İnce CNN Türk'te katıldığı programda yaptığı açıklamada “…259 bin kişi yanlış yapamaz. Onların önüne sandık konulmalıdır. Partililer bunu belirlemelidir. Ben belirledim bu adayı der partililer. Bu partililer oy veren seçmeni de etkileyecektir. Eğer böyle bir yarış olursa aday olurum. Gel seni aday yapalım derlerse ben yokum. İstanbul seçiminin bir dahaki cumhurbaşkanlığı seçimi için prova olduğunu düşünüyorum. Partim için uğraşırım bu ayrı bir mesele." dedi.

CHP genel merkezi bu şartı değerlendirmedi bile.

Neden parti içi demokrasiden kaçıldı?

Bunun bir tek yanıtı var. Yetki ve makamı elinde tutanlar, koltuklarını koruyabilmek adına birkez daha parti içi demokrasiyi görmezden geldiler. Eğer bu ön seçimi yaparlarsa Muharrem İnce’nin gücünün ve başarısının parti içi dengeleri (ve koltuklarını) birkez daha sarsacağını biliyorlardı.

CHP, yerel seçim öncesi diğer il ve ilçelerin adaylarını belirlerken de parti içi demokrasinin adı bile geçmedi.

İşin bir başka ilginç yanı bir önceki seçimlerde halkın büyük bir desteği ile seçilen belediye başkanları bile yeniden aday gösterilmedi. CHP Genel Merkezi,  parti içi demokrasiyi rafa kaldırdığı gibi, seçimlerde halkın oyu ile seçilen Belediye Başkanlarını bile aday göstermeyerek demokrasiyi de rafa kaldırdı.

Bir parti, aday adayları arasından hangisini aday olarak belirleyeceğini o yerde yaşayan halka ve partilisine sorarak belirlemelidir. Yani ortaya sandık konulmalıdır.

CHP, adaylarını bu ilkelerle belirlemediği, halkın ve tabanın iradesini dikkate almadığı sürece kaybedecektir.

“Küçük olsun benim olsun” diyerek CHP’ni bugünlere getirenler, CHP’nin % 20 bandında sıkışmasının en önemli nedenidir.

Aydınpost ANDROID'de TIKLA İNDİR!   Aydınpost APPSTORE'da TIKLA İNDİR!

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }