CHP Aydın'da 4 milletvekili çıkarabilir mi?

Abone Ol

Bilindiği üzere CHP 28 Martta içinde Aydın’da bulunan 41 ilde partililerine önseçim heyecanı yaşattı.

Aydın’daki sıralama 1-Kontenjan (Bülent Tezcan) 2- Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar 3-Hüseyin Yıldız 4- M. Fatih Atay 5-Tayfun Talipoğlu 6-Ferda Çağlar Erkut 7-Fulya Üstündağ (Ali Ulvi Akoğlu oyların yeniden sayımı sonucunda sıralamada bir alta indi) şeklinde oldu.

Bu tablodan 4.milletvekili çıkar mı?

Önseçim öncesi az da olsa böyle bir şans vardı. Ama hem Genel Merkez’in hem de yereldeki oyun kurucuların müşterek çabaları ile özürlü bir liste çıktı ve o ihtimal büyük ölçüde yok oldu.

Genel Başkan’ın bile adaylık için sandığı tercih ettiği bir yerde söylentiler doğru çıkar da’Bülent Tezcan 2011 de örgüt iradesi ile seçildiği bir yere tepeden inme aday olursa bunu içine nasıl sindirecek, daha da vahimi örgüt onu millete karşı nasıl savunacak?

Siz hem örgüte güvenmeyecek, kontenjandan aday olacaksınız hem de seçim çalışması için onlardan yardım isteyeceksiniz anlaşılabilir bir durum değil. Birinci engel budur.

 İkincisi ise ilk dörtte bir kadının olmamasıdır. Ferda Çağlar Erkut 6.sırada, seçilme şansı olmadığı için kadınları temsil ettiği söylenemez.

Kontenjan kadın aday için kullanılabilirdi. O zaman hem Genel Başkan’ın “ilk sıra kontenjan adayları kadın olacak” sözleri havada kalmaz hem aday listesindeki bir eksiklik giderilir hem de Bülent Tezcan’ın başka bir bölgeden aday yapılması ile neden olduğu çelişkinin önüne geçilmiş olurdu.

Bir taşla üç kuş…

Dört milletvekili çıkarmaya üçüncü engel yereldeki oyun kurucuların hataları… Geniş bir kesimin iddiasına göre Özlem Hanım “tek patron” görüntüsü vermek için 169 formülü ile taraf oldu.

Yani oy pusulasındaki sıralarına göre 1.sıradaki Tayfun Talipoğlu, 6.sıradaki Ali Ulvi Akoğlu ve 9.sıradaki M. Lütfi Baydar üçlüsünün sandıktan çıkması için bütün imkânlarını seferber etti.

Tayfun Talipoğlu daha çok şehirli seçmenin bulunduğu Merkez Efeler ve çevre ilçeleri, Ali Ulvi Akoğlu Doğu, Nazilli Bölgesi’ni, M. Lütfi Baydar da Batı, Söke Bölgesi’ni temsil için seçilmişti.

Gerek bu tasarımda gerekse sonrasında oluşan tabloda sorunsuz tek aday M.Lütfi Baydar’dı… Hoca’nın bu başarıyı elde edeceği tahmin ediliyordu. Seçime o bu moralle girdi ve 1.çıktı.

Ama aynı şeyi Tayfun Talipoğlu için söylemek mümkün değil… Bu kadar aday arasından örgütte karşılığı olmayan bir adayı merkeze konuşlandırmanın mantığı neydi, kimse anlayamadı.

Burada söz konusu Tayfun Talipoğlu’nun şahsı veya siyaseten yetersizliği değildir. Seçim kazanmada bilhassa taşra seçmeni tarafından önemsenen ve oy vermede önemli bir ölçü olan duygudaşlığın olmamasıdır.

Aydın gibi üç parçalı bir siyasi atmosferin olduğu, siyasete taşra değerlerinin yön verdiği bir yerde kontenjan dışındaki adayların kaderini, oluşması uzun zaman alan karşılıklı ilişkiler belirler ki, buna adayın seçmendeki karşılığı denir.

O karşılık insanlarla aynı değerleri paylaştığını göstermekle, ziyaretlerle, iletişimi sürekli canlı tutmakla, vatandaşın halinden ve dilinden anlamakla velhasıl dertleri ile dertlenmekle oluşur.

O nedenle Tayfun Talipoğlu dediği gibi kalmaya gelmişse, siyasi yaşamını Aydın’da devam ettirmek niyetinde ise vatandaşla bağını daha da sıklaştırması gerekir. Yoksa tekrar oy isteme durumunda kaldığında Aydınlı “dört yıldır neredeydin” diye hesap sorar.

Doğu Bölgesini temsil etmesi düşünülen Ali Ulvi Akoğlu’nun durumu da Doğu’yu temsil noktasında Tayfun Talipoğlu’ndan farklı değildi.

O seçilmişti ama rivayete göre Özlem Hanım ve Hikmet Saatçi M.Fatih Atay’ın Doğu’da onun, Merkez’de Tayfun Talipoğlu’nun neden olduğu boşluğu doldurma hamlesini gördüklerinde ilk işleri planı revize etmek oldu.

Oy pusulasının 5.sırasındaki Hüseyin Yıldız’ı biraz da “duygusal” nedenlerle formüle dâhil ettiler. Böylece Fatih Atay tehlikesi bertaraf edilmiş oldu. 169 denklemi de 1569 a dönüştü.

Burada maksat Hüseyin Yıldız’ın seçim başarısını görmezden gelmek veya gölgelemek değildir. Onun bu başarısı demokratik bir mücadelenin sonucudur.

Dikkat çekilmek istenen önseçimin ruhuna uygun 4 milletvekili kazandıracak bir aday listesi oluşturma imkânı varken bu fırsatın siyasi oligarklarca yapılan müdahalelerle nasıl yok edildiği konusudur.

Dördüncü engel ise 1569 denkleminin neden olduğu boşluk… Seçilme şansı yüksek ilk üç aday, Bülent Tezcan’ı da Kuşadalı sayarsak, Söke, Didim ve Kuşadası üçgenine sıkıştı. Öyle olunca da hem Merkez Efeler hem de Doğu Bölgesi Nazilli adaysız kaldı.

Rakipler düzgün adaylarla bu boşluğu doldururlarsa bu kadar kusuru içinde barındıran bir aday listesi ile CHP bırakın 4 milletvekili çıkarmayı 3 de zorlanabilir.

Bir ihtimal CHP 2007 de Söke’de yaşadığı yıkımın bir benzerini 7 Haziranda Merkez ya da Doğu’da yaşayabilir.

Hatırlanacağı üzere o seçimde CHP Sökeli adayı olmamasının ceremesini Aydın’dan iki milletvekili çıkarmakla ödemişti. MHP de Bölge’den aldığı oylarla 3. milletvekilini kazanmıştı.

Aynısı bu seçimde de yaşanabilir… Malum her iş gibi siyaset de boşluk kabul etmez.

 

 
 
 
{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }