YURT GENELİ

Çatalca'da kum ocağına tepki: “Gelsinler, halimizi görsünler”

Çatalca'da faaliyet gösteren kuvarist ve kuvars kumu ocağının kapasitesinin arttırılması projesinde “ÇED olumlu” raporu çıkmasına ve kapasite arttırımı nedeniye tamamı orman arazisinde kalan bölgede 24 bin 536 ağacın kesilmesinin öngörülmesine bölge halkı tepkili.

Abone Ol

İstanbul’un ciğerleri olarak bilinen Kuzey Ormanları, yeni bir ağaç katliamı tehdidi altında. Çatalca’da faaliyet gösteren Burhanet’tin Soğancılar’a ait kuvarist ve kuvars kumu ocağının kapasitesinin artırılması projesine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı “ÇED olumlu” raporu verdi. Kapasitesi üç katına çıkarılmak istenen kuvarist ve kuvars kumu ocağı projesiyle birlikte tamamı orman arazisinde kalan bölgede 24 bin 536 ağacın kesilmesi öngörülüyor.

Kum ocağının hemen yakınında bulunan Kalfa Mahallesi sakinleri ise kum ocağının bir an önce kaldırılmasını istiyor. Sürekli hafriyat kamyonlarının geçmesi nedeniyle toz altında kalan ve evlerde çatlaklar oluşan mahallede yurttaşlar, binlerce ağacın kesilecek olmasına da tepkili. Kum ocağının bölgedeki büyük dereyi kirleterek yok olma noktasına getirildiğini belirten mahalleli, ÇED raporunun iptalini istiyor.

Yurttaşlar tepkilerini şu sözlerle dile getirdi:

“EN BÜYÜK HUZURSUZLUĞUMUZ KAMYONLAR”

Tarık Can: ÇED olumlu raporu için ben ne bir konuşma gördüm, ne bir toplantı gördük ne de millete her hangi bir uyarı gördük. Büyükdere’ye ocağın dereye kirli su vermesi sonucu su bulanık akıyor. 24 bin ağacın kesilmesi meselesini duyduk. Ağaç sonuçta havayı temizleyen bir şey. Ağaçların komple kesilmesi yanlış. ÇED raporunun iptal edilmesini istiyorum. ÇED raporu için imza toplansa ben imza veririm. Anladığım kadarıyla çok büyük bir alan kesilecek. Köyün dibine kadar gelecek. Millet ister istemez huzursuz olacak. İlerleyen zamanda bunu çok iyi anlayacağız. Köylü olarak en büyük huzursuzluğumuz kamyonetler. Gece gündüz çalışıyorlar. Belediye başkanımızdan bundan bir an önce bizi kurtarmasını istiyoruz.

“24 BİN AĞAÇ DEMEK BİR SÜRÜ CAN DEMEK”

Murat Yumuk: Biz köylü olarak karşıyız maden ocağına. Ormanlar demek bizim ciğerimiz demek. 24 bin ağaç demek bir sürü can demek, ciğer demek. Biz karşıyız. Gerekirse her türlü eylemi de yaparız. Bizim koyunlarımız, ineklerimiz hepsi telef olma durumunda. Bu dereyi kendim de bir kaç sefer gördüm. Berbat durumda. Benim evim yol boyunda. Gelsin görsünler benim evimin halini toz, pislik içinde. Hanımım her gün yıkıyor. Ben de eşime artık yıkama diyorum. Evim komple toz şu anda. Evimin bazı yerlerinde çatlaklar da oluştu. Komşumun evinin duvarları kamyonlar yüzünden patladı.

“ORMANLARI BAŞKALARINA PEŞKEŞ ÇEKİYORLAR”

Bülent Tarpaç: Evler çatladı. Millet şikayetçi. Tozdan millet evine giremiyor. Böyle bir rezillik olmaz. Yollarımız patladı. Yollardan arabalar geçemiyor. Araba çukura düştüğü zaman altı pert oluyor. Benim evim yukarıda. Gece 3-4’te gürültüyle bir kamyon geçiyor evimizde yatamıyoruz. Maden ocakları da gece çalışıyor ondan da rahatsızız. İyice köyün rezilliği çıktı. Ne devlet ilgileniyor, ne de belediyemiz ilgileniyor. Belediye sadece gelip yolu ıslatıyor. Artık köyden nefret ettik. Ormanları başkalarına peşkeş çekiyorlar. Burada millet açlıktan ölüyor. Torluk yapıyoruz. 8 ay oldu odunları keseli odunlar ormanda kurudu. Odunları çektirmeye izin vermiyorlar. Yakında bizi ormana da sokmayacaklar. Taş ocağına karşıyız. Zaten dere akmıyor. Kapatmışlar önünü. Oradan taşları ıslatıp kırmak için ocağa su çekiyorlar. Ondan sonra kirli suyu da dereye veriyorlar.

“AĞAÇ KESTİĞİ ZAMAN KÖYLÜYE ZABIT TUTUYORLAR AMA OCAKLARA GELDİĞİ ZAMAN ORMANLARI FEDA EDİYORLAR”

İbrahim Ayaz (sürücü): “Şu kamyonlardan bir türlü fırsat bulup yoldan geçemiyoruz. Yollarımız berbat vaziyette. Okula giden çocuklar yolun karşısına geçmek için çok zahmet çekiyor. Bir an önce bunlardan kurtulmak istiyoruz. Hepimiz hasta olduk bu sene. Anam, hanım evde camları açamıyor, her taraf toz diye şikayetçi. Biz taş ocağının kapatılması için köylüler olarak imza topladık. Meğerse açılsın diye toplanmış. Orada bir dere yatağımız vardı. Akar dereyi kuru dere diye gösterdiler bu sefer dere de kurudu. Hayvanlarımız su içemiyor. Bu ocağın bir an önce kapatılmasını istiyoruz. Ağaçların kesilmesine Orman Bakanlığı karşı çıkması lazım. Köylüye orman kestirmiyorlar, bir ağaç kesildiği zaman köylüye zabıt tutuyorlar ama ocaklara geldiği zaman ormanları feda ediyorlar.”

“TARLA GİBİ YOL”

Başka bir sürücü: “Yol boyunda oturanlar tozdan cam açamıyor. Sabahları çocukları okula çıkarsak geçemiyolar buradan. İnsanlar sabah minibüs beklese durakta tozdan duramıyorlar. Tarla gibi yol. Bu yol kamyonların geçişini kaldırmıyor. İnsanlar çok rahatsız. Bu köyün geçiminin yüzde 80’i ormandan. Biz ağaçların kesilmesini istemeyiz. Köylü olarak biz her zaman karşıyız doğanın bozulmasına.”

“KAHVALTIYI TOZLA YAPIYORUZ”

Yaşar Çavuşoğlu: Bütün yetkililer evimdeki bu çatlakları görsün. Evin içinde temeller oynadığı için kapı açılmıyor. Belediye başkanına dilekçe verdik. Başkan geldi konuşma yaptı. Çare bulunamadı. Yeni bir yol yapılıyor ama ne kadar yapılsa yine kamyonlar buradan geçiyor. 24 bin ağaç değil, 124 bin ağaç da keserler. Ağaç kesilmesin diye eylem yapıldı. Eylem yapanlar hapisanede yatıyor. Biz de belki bir şey söylesek yarın beni de alırlar içeri. Evde nereye elini atsan toz çıkıyor. Sabah uyanıyoruz toz yiyoruz. Kahvaltıyı tozla yapıyoruz.

“GENÇLERİN HAYATINI SÖNDÜRDÜLER”

Fatma Firüzan Çavuşoğlu: Evi her gün siliyorum. Her gün bir parmak toz oluyor. Evimin camlarını açıp da havalanamıyoruz. Evimizde rahat, huzur yok. Geceleri kamyonlar langır langır gürültü yapıyor. Torunlarım gece uykularından ayağa kalkıyorlar. Kamyonların biri geçen devrilecek gibi oldu. Devrildiği anda bizim bahçeye düşecek. Bir huzurumuz yok. Bıktık artık bu toz, pislikten. Evimi dün sildim, demezsin dün silinmiş bu ev. Duvarlarımız çatlak. Belediye başkanına şikayet ettim. Ne zaman kamyon içeri girecek biz öleceğiz ondan sonra bunları göreceksiniz dedim. Ormanları zaten elimizden aldılar. Geçim kaynağımız ormandı. Gençler iyi-kötü kömür yapıyorlardı onlarla geçiniyorlardı. Şimdi yok, yapamıyorlar. Gençlerin hayatını söndürdüler"

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }