CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, "Bunu oldukça iddialı bir şekilde söylüyorum, tahmin edeceğinizin çok üstünde bir farkla gidecekler" dedi. Kendisine siyasi yasak getirilmesi hakkında konuşan Kaftancıoğlu, "İstanbul'u kaybetmenin öfkesiyle ve gelecekte siyasette her geçen gün kan kaybetmelerinin hırsıyla 'cezalandırılması gereken herkesi' cezalandırmaya başladılar" ifadelerini kullandı.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, "Vatandaşın oyuna sahip çıkmak için yapacağımız her şeyle birlikte göreceksiniz, bunu oldukça iddialı bir şekilde söylüyorum, tahmin edeceğinizin çok üstünde bir farkla gidecekler" açıklamasını yaptıç

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Sözcü gazetesinden Ruhat Mengi'ye gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Sürekli davalarla beni yıldırmaya, çalışmamı ve siyaset yapmamı engellemeye çalışıyorlar" diyen Kaftancıoğlu, "Türkiye'de Cumhuriyet Halk Partisi'nde bir kadın sürekli davalarla yıldırmaya çalışılıyorsa ve hukuk da bunun aracı yapılıyorsa bunun tek bir cevabı vardır; ya bir siyasi intikam alınmaktadır ya da bu kişinin veya partinin siyasetini risk olarak görüp başka türlü durduramadıklarını gösterir. Söylediğiniz gibi hukuk dışı yollarla bunu yapıyorlar ama hukuk dışı yollarla yapılan ilk iş değil, zaten bu nedenle bu ülkede hukuka, yargıya güven yüzde 30'ların altına inmiş durumda. Bugünün iktidarı, iktidardaki ittifakı kendileri gibi düşünmeyen, önlerinde engel gibi gördükleri, iktidarlarının devamında tehlike olarak gördükleri her muhalifi; kimilerini hukuk yoluyla, kimilerini farklı şekillerde ya susturuyorlar, ya da cezalandırıyorlar, benim sürecim de tam anlamıyla bu yaklaşımın bir parçası olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı.

"İSTANBUL'U KAYBETMENİN ÖFKESİ"

"Şimdi, o gün bu şekilde saldırıyorlardı, biz o saldırılara kulak asmadık, işimizi yaptık, sonuç aldık" ifadelerini kullanan Kaftancıoğlu, şunları söyledi:

"Sonra baktılar ki İstanbul'u kaybetmenin öfkesiyle ve gelecekte siyasette her geçen gün kan kaybetmelerinin hırsıyla Canan Kaftancıoğlu'nu ve kendilerince “cezalandırılması gereken herkesi” cezalandırmaya başladılar. Buradaki mesele şu aslında, yargının ya da hukukun, “iktidarın ya da Cumhur İttifakı'nın veya sarayın cezalandırma aracı” haline dönüştürülmüş olması. Devletlerin dini adalettir, adalet bir siyasi düşünceye ya da iktidarın bakışına göre ya da herhangi birinin isteğine göre şekillenemez. Hukuk herkese eşit şekilde uygulanmalıyken AKP iktidarı döneminde hukuk öylesine araçsallaştırıldı ki Cumhurbaşkanı rahatlıkla “Ben savcılara talimat verdim, Bronson çıkmayacak” diyebiliyor, daha acı olan; yargıda görev alan yargı mensupları da kendilerini kraldan çok kralcı yaklaşımlarıyla da hukuka göre değil “Acaba hangi kararı alırsak saray bize kızar veya sarayın hoşuna gider” anlayışına göre karar vermek zorunda kalabiliyorlar."

"FARKLA GİDECEKLER"

Kaftancıoğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "Şöyle, halk şu anda iktidardakilere zaten güvenmiyor, onlara güvenmeyecek de ama halk kendisine güvensin, bir de bu ülkede demokrasi mücadelesi veren Millet İttifakı, 6'lı masa ve demokrasi mücadelesi veren diğer partilere güvensin, neden güvensin biliyor musunuz; dediğiniz gibi her şeyi yapabilirler ama mesele vatandaşın ve bizlerin ne yapacağı kısmı, bu daha önemli. Bu ülkede hala demokrasiye sahip çıkanlar her geçen gün artarak devam ediyor, bir. İkincisi, halkın çok büyük bir çoğunluğu bu iktidarın yaptıklarını görüyor ve bir an önce artık seçim olsun da bu yozlaşmış, iyice çeteleşmiş devlet yönetimi iktidardan gitsin diye düşünüyor, üçüncüsü; seçim döneminde de hem vatandaşın sandığa gidip oyunu vermesiyle, hem de bizlerin “vatandaşın oyuna sahip çıkmak için” yapacağımız her şeyle birlikte göreceksiniz –bunu oldukça iddialı bir şekilde söylüyorum- tahmin edeceğinizin çok üstünde bir farkla gidecekler."

"Çünkü artık halkın büyük çoğunluğu bu iktidarın gitmesi için kendisinin sandığa giderek oy vereceğini gösterdiğinde ve aradaki fark çok büyük olduğunda mühürsüz oylar gibi ya da aklımıza gelmeyen ne yaparlarsa yapsınlar farkı kapatacak kadar manipülasyon ya da oy çalma gibi bir şey yapma ihtimalleri yok" diyen Kaftancıoğlu, şunları söyledi:

"Hep söylediğim bir şey var; halkın desteğini almadan hiçbir şeyi başarıya ulaştıramazsınız, örneğin bir usulsüzlük yaptıklarında ve halka da bunu anlatıp büyük bir çoğunluğu usulsüzlük yapmadıklarına ikna ediyor olsalar o zaman size “endişelenin” derdim ama bugün artık o gün değil. Vatandaş her şeyi görüyor, ne yaptıklarını biliyor."

MUHALEFETİN CUMHURBAŞKANI ADAYI

"İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığı konusu çok fazla tartışmaya konu oldu, sizce böyle bir adaylık bekliyor muydu?" şeklindeki soruya Kaftancıoğlu, şu yanıtı verdi:

İsmail Çataklı’dan Ümit Özdağ’a: Bir deliyi başımıza saldılar İsmail Çataklı’dan Ümit Özdağ’a: Bir deliyi başımıza saldılar

"Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı konusu sadece Cumhur İttifakı'nın gündeminde var, sürekli o oldu, bu oldu, o yıprandı, bu yıpranmadı, bunlar bizim gündemimizde değil, onlar o tartışmaya devam etsinler, keşke bu tartışma vatandaşın bir derdini çözmeye yardımcı olsa da hani bir vatandaşın derdini çözmeye çözüm olsa inanın o tartışmaya ben de girerim. Bu tartışma sokaktaki bir vatandaşın sıkıntısını çözmüyor, hafifletmiyor. İl ve ilçe belediye başkanlarımız görevini yaparken onların üzerine gidiliyor, çünkü iktidar çok korkuyor, korkularının sebebi ve sonucuyla birlikte bu ülkede “nitelikli yoksullar” dediğimiz bir yoksulluk tabakası oluştu, kıdemli mühendis 7400 lira maaş alıyor, bunları konuşacak yüzleri olmadığı için Ekrem İmamoğlu şöyle, Kaftancıoğlu böyle diye bizimle uğraşacaklar, bunların hiçbir önemi yok."