30 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinden bu güne kadar Büyükşehir Belediyesini takip etmeye çalışıyorum.
Ha bugün, ha yarın diye belediyeden hizmet almak için bekleyişimiz sürüyor.
İlçe belediyesi parasızlıktan kıpırdayamıyor.
Büyükşehir ise kendisine bir istikamet belirlemiş değil.
Sayın Çerçioğlu, Efeler ilçe Başkanı gibi davranıyor desem, bu söz tam yerine oturmuyor..
Zira Başkan Çerçioğlu ilçe Belediyelerinden alınacak paralar hususunda yetkisini kullanmakta çok arzulu ve tavizsiz.
Ama, ilçelere hizmete gelince aldıklarının karşılığını vermekte aynı çabayı göstermiyor.
İlçelerde kayda değer bir hizmet yok.
Büyükşehir olarak Nazilli’de gördüğümüz, kendisinin görev alanına giren ana caddelerde Büyükşehir önlüğü giydirilmiş “Otopark tahsilatçıları.”
Birde şehrin belli yerlerinde “Büyükşehir Kültür Merkezi” olarak hizmet vermek için kiralayıp pankart astıkları yerler.
ASKİ’ ye ait kurulan hizmet ve tahsilat binası ise randımanlı çalışmamaktadır.
Su parası ödeyecek vatandaşlar, su sayaçlarını kendileri bakıp borcunu ödeme derdindedir.
Bunun dışında yapılan işler var mı bilmiyorum.
Köy olmaktan çıkıp mahalle olan köylerimizin durumu nedir bilen var mı?
Biz merak ettik muhtarlarımıza sorduk.
Hepsi burnundan soluyor.
Yetkililer kendilerine “Sorunlarınızı biliyoruz, çözümü için hazırlıklarımızı sürdürüyoruz” diyorlarmış.
Ama ortada somut bir faaliyet yok.
Yeni mahalle olan köylerimizin sıkıntısı büyük ve muhtarlarımızın morali bir hayli bozuk.
Eskiden bu köylerin mülkiyetinde olan araziler ve mülkler ilçe belediyelerince bir bir satışa çıkarılmakta, Belediyelerin maddi sıkıntılarına çare olarak görülmektedir.
Muhtarlarımıza Büyükşehir Belediyesinden “ Hiç bir yardım ve hizmet gelmiyor mu” diye sorduğumuzda “Gelmez olur mu, geçen bayram Başkanımız Çerçioğlu sağ olsun mahalleliye ikram etmek için lokum gönderdi. Eğer o lokumları bize göndermeseydi mahalleliye mahcup olacaktık(!)” diye eklemeyi ihmal etmediler.
Tabi bu da bir hizmettir.
Bir dahaki bayramda lokumun yanına eminim kolonya da, püskevit de gönderilecektir.
Ne de olsa, belediyelerimiz sosyal belediyecilik bakımından ciddi ilerleme kaydettiler.
Denizli İzmir karayolu üzerine, şehir trafiğini rahatlatacak “40 adet battı çıktı mı” dediniz.
Demeyin efendim.
O kadar aceleci olmayın canım, daha zamanımız var.
Önümüzde el değmemiş 50 ay var!
Daha seçileli 10 ay oldu.
Aceleniz nedir yahu!
Allah’ın ayları biter mi?
Sabredin biraz!
Hizmet dediğin şey öyle böyle bir şey değildir.
Plan ister, hazırlık ister, para ister.
Ve dahi kararlılık ister.
Bakın Belediyemiz, hemşehrilerimiz yeni yıla mahsun girmesin diye büyük çaba içinde.
İşe şehirlerimizi süslemekten başladılar..
Şehrimizin her tarafına olmasa bile, insanların yoğun olarak kullandığı ana caddelere ışıklı süslemeler yapılıyor.
Yeni yılımızı kutlamayı ihmal etmiyor “Mutlu Yıllar” yazıyor, kartal kanatları içine yerleştirilmiş yıldızlarla gecemizi aydınlatıyorlar.
Hoş, yaptıkları işler çok güzel ve iyi olmamış ama olsun.
Niyetlerini ve gayretlerini görün ve takdir edin.
İş verdikleri firma, işinin ehli çıkmamış olabilir.
Bunu da, hoş karşılayın.
Eminim iş ala ala kendilerini geliştirecek ve daha iyi işler çıkaracaklardır.
Şahsen İlçem Nazilli’nin sokaklarını böyle aydınlanmış görünce göğsüm kabardı ve “işte hizmet dediğin böyle olur dedim”(!)
Geçmiş başkanların bunu düşünememesini yadırgadım.
Gerçi, bir ara Çin’den gelme ışıklı ağaçlarımız ve ne anlama geldiği anlaşılmayan ışıklandırma çalışmaları olmadı değil ama, kısa sürdü be azizim(!)
Caddelerimizde ışıklandırmayı görünce o günleri hatırlayıverdim.
Dedim ya, acele etme ey halkım(!) önümüzde daha 50 ayımız var.
Bu gün olmazsa yarın, yarın olmazsa öbür gün, o da olmazsa bir daha ki seçimde mutlaka hizmet gelecektir.
Hem şehirlerin hayatında 5- 10 yılın ne hükmü var.
Bir şarkı sözünde ne söyleniyordu.
Sabret gönül bir gün olur bu hasret biter.
Sosyal medyada bu konuyla ilgili düşüncelerinizi #aydınpost etiketiyle paylaşın, yayınlayalım!