Uzun yıllar süren uğraşlar sonucu Aydın Tekstil alanı Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırıldı. Artık Aydınlının nefes alabileceği bir yeşil alanı var. İyi bir projelendirme ile burası halkın zaman geçirebileceği, eğlenebileceği, spor yapabileceği ve çeşitli ihtiyaçlarını giderebileceği merkezlerden birisi olabilecektir.
Bu alan birçok yönden önemli ve gereklidir. Burası Aydın’ın ticaretine yön verebilecek bir potansiyele de sahiptir. Buraya neler yapılmaz ki? Sayın Çerçioğlu’nun her fırsatta söylediği gibi burası etkili bir fuar alanı olabilir. Fuarların kent ekonomilerine katkısı yadsınamayacak kadar önemlidir.
Fuar alanı dışında, mesire alanları, değişik konseptlere sahip restoranlar, spor alanları, sanat ve kültür merkezleri, yürüyüş alanları, sergi alanları, eğitim amaçlı alanlar, oyun alanları, sanal gezinti merkezleri, vs, vs.vs.
Burasının can damarı, fabrika alanının restorasyonu ile oluşturulacak olan fuar alanıdır. İleri teknoloji ile donatılan, kendi enerjisini kendisi üreten, uluslararası tanınmışlığa sahip fuar alanı, kimliksiz kentimizin kimlik kazanmasını sağlayacaktır.
Dünyanın önde gelen fuar alanları bir tek kişi ya da kuruma ait değildir. Çok ortaklı bu fuar alanları oldukça verimli kullanılmakta ve kentlerin ekonomisini her yönüyle geliştirmektedir. Mesela bir grup tarafından yönetilen Frankfurt Fuarı her yıl 100’den fazla fuara ev sahipliği yapmaktadır. Bu grubun 52 uluslar arası ortağı, iştirak ettiği 28 farklı şirket ve çok sayıda şube ofisi bulunmaktadır. Fuar alanında 1800 kişi sürekli olarak çalışmaktadır. 150’den fazla ülkeden firmalar bu fuara her yıl katılmaktadır. Fuar alanı satışları bizim büyükşehir bütçesinden çok daha fazladır. Kısacası devasa bir ekonomik etkiye sahiptir.
Hepinizin bildiği gibi lafla peynir gemisi yürümüyor. O zaman ne yapmak gerek?
Gayet basit. Büyükşehir Belediyesi, Efeler Belediyesi, Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı, Aydın Ticaret Odası, Aydın Sanayi Odası, Aydın Ticaret Borsası, Esnaf Odaları birliği, Üniversite, KOSGEB, TKDK gibi kurumlar bir araya gelerek Büyükşehir öncülüğünde ortak bir fuar işletme şirketi kurmalıdır. Bu şirket altında gerekli yapılanmaya gidilip, ‘’en kısa sürede en hızlı nasıl gelişiriz’’ sorusunun cevabına göre hareket etmelidir.
Elbette ciddi bir iş yapılacaksa. Yoksa hiç uğraşmayın. Tütün depolarında panayır havasında ve pislik içinde tarım fuarlarını yapmaya devam edelim. Nasıl olsa kentin bir kimliği yok, bundan kimsenin şikâyeti de yok, durumu idare edelim gitsin. Küçük kentimizde, küçük hesaplarla yaşamaya, Denizli ve Muğla’yı kıskanmaya devam edelim. Dost acı söylermiş, bende söyledim ve bildiğim kadar yol gösterdim. Gerisi uygulayıcılara kalmış. Haydi hayırlı işler.