• BIST 107.697
  • Altın 270,734
  • Dolar 5,7010
  • Euro 6,3083

    Burnumuzun Dibi Salihli Lidya Sardes Hotel Termal & Spa Kuladokya Bozdağ Gölcük Birgi Kültür Turu

    28.10.2019 09:49
    Aydın Avcı / Gezi-Yorum

    Aydın Avcı / Gezi-Yorum

    Değerli Aydınpost okuyucuları YUPA TUR gezi sevenler grubu 18-Ekim-20 Ekim 2019 2 gece konaklamalı başlıkta da gördüğünüz gibi. Aydın merkez Işıklı-Kuyulu- Germencik-Kuşadası’ndan gezimize katılan misafirleri aldıktan sonra kahvaltı için planlanan mekanımıza gittik. Bana göre Ege bölgesinin en güzel mekanlarından, adında yazıldığı gibi SAKLI VADİ Şirince’ye çıktığında bir derenin yamacında saklanmış SAKLİ VADİ DEĞİRMEN BOĞAZI MEVKİİ ŞİRİNCE KÖYÜ SELÇUK-İZMİR TELEFON:0.533.2495842 Pansiyon bölümü, ayrıca işletmecisi İsmet Bursalı Telefon 0.505.9961619 Nezih sakin ve iyi hizmet sunan bir mekan ayrıca bungalow evlerde var yaz kış kalabiliyorsunuz. Odalar temiz ve bakımlı, ilgi alaka cana yakın güler yüz doğa ile iç içe huzurlu bir mekandır. Firma olarak, İsmet Bursalı’ya teşekkür eder, gözlemeler harika, otlusu, patateslisi ve kıymalısı, kahvaltı süper.

    Her şey doğal, Doğa ile iç içe çok güzel bir orman manzarası var yaz kış gidilebilir, Şayet kışın giderseniz şömine önünde oturun, kahvaltı haricinde öğlen ve akşam yemekleri de var.

    Bu güzel ortamda YUPA TUR GEZİ SEVENLERİ, kahvaltılarını yaptıktan sonra, güzel fotoğraflar çekilip Selçuk üzeri eski yoldan Torbalı, Kemalpaşa üzeri anayola çıkıp Turgutlu, Salihli LİDYA SARDES OTEL’e varıldı. Kemalpaşa’ya varmadan bu arada meşhur Nazarköy İzmir’in Kemalpaşa ilçesine bağlı 48 mahalleden biridir. Eski ismi Kurudere iken nazar böncüğü imalatından dolayı Nazarköy olarak değiştirilmiştir, Kemalpaşa ilçe merkezine 6 km uzaklıktadır.

    Yaklaşık altmış yıldır köy boncuk imalatı ile öne çıkmakta, kiraz yetiştiricliği ile geçimini sağlamaktadır.

    Nazar boncuğu Türklerin eski ŞAMAN inancından geliyor.

    LİDYA SARDES HOTEL TERMAL&SPA Şehrin stresli ve kalabalık ortamından uzak, ormanlık alanda, doğal termal kaynaklara sahip olan Lidya Otel Spa, doğanın kendisine verdiği tüm güzelliklerle sakin, huzur dolu, özgün rahatlatıcı atmosferi ayağınıza getirmektedir.

    Faustina Termal Spa ruh bedenin mükemmel uyumu yakaladığı, sizlere huzur ve yenilenme hissi yaşatacak bir yer. Kişiye özel bakım ve programlarımızla, yaşamınızda sizi yıpratan etkenlerden, stresinizden ve endişelerinizden arınıp yenilendiğinizi hissedeceksiniz.

    YUPA TUR olarak 2019 ve 2020 burnumuzun dibindeki termale imkanlar dahilinde herkesin gitmesini istiyorum. Zengin Açık Büfe Sabah Kahvaltısı, Zengin Açık Büfe Akşam Yemeği,     16-17 saatleri arası coffee break ve beş çayları, hafta sonları Akşam yemeğinde  müzik eşliğinde yemek ortamı, tüm odalarda Fransız Balkon, halı kaplı, Minibar, Ulusal ve Uluslararası uydu TV Müzik yayını, Direk çıkışlı Telefon, Çalışma masası, Özel Banyo Malzemeleri, Saç Kurutma Makinesi, WC, Banyo, Küvet, Duşa Kabin, Havlupan,Merkez Klima, Yerden Isıtma Kalorifer Sistemi, Emanet Kasası, İnternet bağlantısı.

    Şu anda mevcut oda sayısı 54 Adet Ana Bina ve 69 Adet Bahçe Suit olmak üzere 123 Oda

    2020 yılından itibaren oda sayısı Ana bina 51 oda daha artarak 105 adet Ana bina 69 Adet Bahçe suit odalar olmak üzere 174 oda olacaktır.

    Bu bilgileri veren Selim Üretmenoğlu Satış pazarlama müdürü böyle bir güzel insan olamaz.

    Otel Wep sayfası: www.lidyatermalotel.com  Tel. 90(530)170 1401

    Termal Suyun Tıbbi Balneolojik Tanımı:

    Anılan Kaynak toplam 2431.57 mg/L mineralizasyonu olan, sodyum bikarbonatlı, flolürlü(1.6mg/Lt)termominerallisudur. Banyo uygulamaları şeklinde inlamatuar romatizmal hastalıkların(romatoid artrit, ankilozan spondilit başta olmak üzere)kronik dönemlerde: kronik bel ağrısı, osteoartrit gibi noninlamatur eklem hastalıklarının miyozit,tendinit, travma, fibromiyalji sendromu gibi yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir.

    LİDYA SARDES HOTEL TERMAL&SPA SUYU HANGİ HASTALIKLARA İYİ GELİR?

    ORTOPEDİK SEKELLER: Bel ve boyun ağrıları, kırık sonrası hareket kısıtlıkları, siyatik, tendinitler(tendon iltihabı) artrozlar (eklem kireçlenmeler)

    ROMATİZMAL HASTALIKLAR, NÖROLOJİK SEKELLER, PELVİK İNFLAMATUR HASTALIKLAR, DERMATOLOJİK HASTALIKLAR suyun iyi geldiğini söylüyorlar.

    Bizde YUPATUR olarak 2019- 2020 Termale gitmeyen kalmasın sloganı ile başladık, bu iki günlük turumuzda sadece termal yok, Kültür turu da var. Şöyle ki; Cumartesi günü Kahvaltımızın ardından:

    KULA- PERİ BACALARI-KULADOKYA, Kula, Manisa’nın sevimli bir ilçesi Gitmeden önce, Kapadokya’ya olan benzerliği dşında hakkında pek bir şey duymamış YUPATUR Gezi sevenler topluluğu beklentilerin oldukça düşüktü. Gezi Sevenler topluluğu burayı gördükten sonra ise Kula’nın adının bu kadar a duyulmuş olmasına şaşırdılar.

    Kula’ya 18 km uzaklıktaki Peri Bacaları’na doğru yola koyulduk. Bu Peri Bacları Türkiye’nin patlamış olan son yanardağı Divlit’ten arta kalan harika manzarayı oluşturuyor. Dokunsak toz olup dağılacak duruşlarıyla yol boyunca sıralanmışlar. Yanardağın etkilediği alan oldukça geniş. Antik devirde bu bölgeye “Yanık Şehir” anlamına gelen KATAKEKAUMENE adı verilmiş. Uydu görüntüsünde de eskilerin verdiği ismi ihtiva edecek şekliyle kapkara bir görüntü sergiliyormuş. Ayrıca 37.5 hektarlık alanıyla ve bir başka adıyla KULADOKYA, doğal sit alanı ilan edildiği için koruma altında bulunuyor. Kula aynı zamanda fotograçılar için harika bir bölgedir. Gediz vadisi içinde,pastel tonlarda görmekli bir peyzaj oluşturur.

    Ayrıca KULA ZENGİN MİNARELİ DOĞAL MADEN SUYU tatmanızı isterim. Kula merkezindeki Kula evleri Bir zamanlar Romalıların ve Bizanslıların yaşamış olduğu evler arasından geçerken sanki zaman durmuş gibi hissediyorsunuz. Bu sevimli evleri fotoğraflamak kadar sokak aralarında dolaşmak da keyiflidir.

    Kula evleri 18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altındaki pek çok bölgede karşılaşılabilen ve Türk Evi olarak tabir edilen nitelikte yapılardır. Plan, kuruluş gibi mimari ve ahşap, alçı ve kalem işleri gibi esteteik düzenlemeleriyle Osmanlı Mimari ve süsleme sanatının zengin bir örneğini oluştururlar.19. yüzyılda da süre giden bir Osmanlı Mimari geleneği ürünleri olan Kula Evleri tipik Osmanlı kent dokusunu oldukça başarılı bir şekilde günümüze taşır.

    Bu güzel tarihi dokusunu içimize çekerek, zamanımız geldiği için ve grup Salihli’nin meşhur odun köftesini yiyecekler, Yıl 1938 Köfteci Paşam Mehmet Salihli’de bir marka olmuş:

    Ve efsane lezzet, şimdi masada, Muhabbet ve sıcak bir yuva olur müşterisine, Herkes hayran olur O’nun Odun köftesine,Tarih yer verir Salihli’nin efsanesine.

    Ve 1957….

    Ömür biterken Mirasın kalır, Sen giderken eserin kalır.

    Salihli’nin markası Köfteci Paşam Mehmet’e vardığımızda saatler 15:00 civarıydı. Köfteci Paşam Mehmet Yıl 1966 yılında rahmetli olduğundan Salihli’nin markası Köfteci Paşam Mehmet artık öksüz kalır; Ama her zaman derim şahıslar gidicidir, Kurumlar kalıcıdır Örneğimi işte Köfteci Paşam Mehmet’in mirasına sahip çıkanlarının elinde kaldığı yerden devam eder.  Rahmetli Mehmet Usta’nın oğlu ve torunu Köfteci Paşam Mehmet markasını günümüze kadar taşırlar.

    Ve lezzet durakları adı  altında Dedelerinin mirasını Mehmet Usta’nın izinde Yeni mekanlarında kalite  ve lezzetin zirvesinde, Nesilden Nesile devam eden lezzet yolunda bizlerin desteğiyle birlikte ilerliyorlar, Salihli Odun Köfte, Paşam Kasap Köfte, Paşam Kuzu Pirzola, Paşam Kasap Sucuk, Paşam Tavuk Izgara ve Paşam Soslu Kuzu Şiş . www.koftecipasammehmet.com

    Akşam otelimize geldiğimizde otel dolu hatta bir salonda nişan, Diğer salonda nikah vardı. Gecenin ilerleyen saatlerinde her iki tarafta kaynaşarak eğlencenin dibine vurdular, Allah bir yastıkta kocatsın.

    Son günümüzde,  Sabah kahvaltımız ardından 13:00’e kadar otelin tüm ücretsiz aktivitelerinden faydalanıyoruz. 13:00’da bizi bekleyen aracımızla geri dönüş yolculuğumuz başlıyor. Bu yolculuk sırasında Bozdağ köyüne gelmeden Kırk oluk çeşmesinden(Her bir çeşmesinden birer yudum da olsa içenin dileğinin yerine geldiğine rivayet edilen Kırkoluk, çevresiyle birlikte bölgenin cazibe merkezlerinden biri haline geldi.) suyumuzu içiyoruz. Buradan ayrıldıktan sonra Bozdağ köyü görülecek(Bozdağ, Birgi’nin 22 km kuzeyinde, 2.157 m yüksekliğinde, 1.150 metre rakımda kurulmuş bir yayladır. Adını Batı Anadolu’nun en yüksek dağlarından biri olan Bozdağlar’dan alır. “Ege’nin Alpleri” olarak adlandırılan Bozdağlar, Küçük Menderes ile Gediz ovaları arasında doğu-batı yönünde 170 km boyunca uzanır ve pek çok endemik bitkiye ev sahipliği yapar. Meşe ve çam ormanları içinde kurulan Bozdağ Mahallesi, yemyeşil doğası, tertemiz havası ve suyu ile bir yeryüzü cennetidir. Bu orman içindeki Mermeroluk mevki ve kaynak suyu çeşmesi önemli bir rekreasyon alanıdır. Yayla, yıl boyunca dağcıların ve doğaseverlerin uğrak noktasıdır. Ayrıca iklim şartlarının uygunluğu, Bozdağ’ı Türkiye’nin önemli yamaç paraşütü merkezlerinden biri hâline getirir.) Bu gezilerimizin ardından Gölcük Gölü’ne gidiyoruz (Ödemiş'i çevreleyen Bozdağlar'da bulunan bu şirin yayla, aynı zamanda Gölcük Gölü ile de ünlüdür. Göl, çevresi çam ormanları ile kaplı yaylanın tam ortasındadır. Nefis havası, konaklama tesisleri ile spor kulüplerinin de kamp yeri olarak kullandığı Gölcük tam anlamıyla bir doğa cennetidir. Denizden yüksekliği yaklaşık 1100 metre olan göl, tektonik hareketlerle oluşmuştur. Gölün derinliği ortalama 5 metredir. Gölcük'ün İzmir'e uzaklığı 130, Ödemiş'e ise 18 kilometredir. Göl kenarında 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün 1934 yılında kalmış olduğu tarihi bina, bugün halen otel olarak kullanılmaktadır.) Burada çaylarımızı kahvelerimizi içtikten sonra Birgi’ye doğru yola çıkacağız.(Birgi: İzmir ilinin Ödemiş ilçesine bağlı 5000 nüfuslu bir beldedir. Tarihte Dioshieron, Christoupolis, Pyrgion adlarıyla anılmaktadır. Aydınoğulları Beyliğine başkentlik yapmıştır. Zamanın yöredeki en büyük şehirlerindendir. Aydınoğullarına başkentlik yaptığı zamanlarda şehirde 700.000 hane olduğundan bahsedilir. Kasabada, İmamı Birgivi Türbesi, Çakırağa Konağı, Aydınoğlu Mehmet Bey Camii-Ege bölgesinin en eski camilerindendir ve minberi ve hutbe kapısı ve pencere kanatları birer şaheserdir.- birçok kale ve hamam yıkıntısı gibi eserler mevcuttur.) Birgi gezimizin ardından Ödemiş’te arzu edilirse meşhur Ödemiş köftesi yenilebilir(ekstra). Ödemiş’in fırınlarından meşhur Ödemiş ekmeği ve kıtır ekmek alınabilir. Geri dönüş yolculuğumuzda Tire- Belevi üzeri Aydın’a varıyoruz.

    Bir başka Yupa Tur organizasyonunda görüşmek üzere. Emeği geçen  herkese Firma ve Aydın Avcı olarak  teşekkür  ediyorum. 

    Bizi Bizimle Gezenlere Sorun, Sonra Karar Verin.

    Bir Başka yazımda buluşmak  üzere  değerli yorumlarınızı  bekliyorum.

    birgi.jpgcami-001.jpggolcuk.jpgkapi.jpgkirkoluk.jpgkofteci.jpgkula-evleri.jpgkula.jpg

    kuladokya-2.jpgkuladokya.jpglidya-sardes-otel.jpgnazarkoy.jpgsakli-vadi.jpg

    36f46f94-1ae2-403e-ab30-d546cb2bc9af.jpg215d68ed-654b-4a9c-86b3-1c7964c9dda8.jpg

    Aydınpost ANDROID'de TIKLA YÜKLE! Aydınpost APPSTORE'da TIKLA YÜKLE!

    Bu yazı toplam 1660 defa okunmuştur.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim