“Bir Şehrin Duası..! "KUŞADASI"

Abone Ol

Bir şehir düşünün…

Denizin mavisine yaslanmış, güneşle beslenen, rızkını turizmden kazanan…

Ama her yağmurda başını göğe kaldırıp “Bu kez az yağsın” diye dua eden.

Kuşadası artık yağmurdan korkuyor.

Çünkü yağan su değil,ihmalin ağırlığı.

Çünkü akan sel değil,yıllardır ertelenen sorumluluk.

Bu şehir sadece sokaklarında biriken suyla değil, biriken sabrıyla da boğuşuyor.

Yağmur birkaç saatliğine yağdı.

Ama geride bıraktığı görüntüler, yılların ihmaliydi.

Alt geçitler göle döndü.

Esnaf kendi ekmeğini kurtarmak için kovalarla su taşıdı.

Araçlar yolda kaldı.

Ve yine aynı cümle kuruldu,

“Doğal afet…”

Oysa afet olan yağmur değil, hazırlıksızlıktır.

Afet olan gökyüzü değil, altyapısızlıktır.

Sarıçay Barajı..!

Umut mu, Sabır Sınavı mı?

Yıllardır konuşulan Sarıçay Barajı projesi…ne oldu?

Tamamlandığında milyonlarca metreküp su sağlayacağı söyleniyor.

Ne güzel,ama soralım..!

Baraj tamamlandığında isale hatları hazır mı?

Depolar yeterli mi?

Şebeke kapasitesi bu yükü kaldıracak mı?

Baraj umut olabilir.

Ama umut, musluktan akmadıkça sadece temennidir.

Kuşadası yazın turist akınıyla dolup taşarken susuzluk konuşuluyorsa, burada kader değil planlama sorunu vardır.

Selin Ardındaki Gerçek..!

Kuşadası her yağmurda aynı tabloyu yaşıyor.

Mazgallar tıkanıyor.

Yağmur suyu hatları yetersiz kalıyor.

Dere yatakları risk taşıyor.

Bu şehir kışın seller altında kalıp yazın su kesintisi ihtimalini konuşuyorsa, ortada sadece meteoroloji yoktur.

Bu, yönetim tercihidir.

Büyükşehir Ne Yapıyor?

Gözler doğal olarak Özlem Çerçioğlu yönetimine çevriliyor.

Aydın Büyükşehir Belediyesi elbette çalışmalar yapıyor olabilir.

Ama mesele yapılan değil, sonuçtur.

Vatandaşın evine su basıyorsa,

esnaf zarar ediyorsa,

şehir her yağmurda kilitleniyorsa,

Açıklamalar değil, çözümler konuşulmalıdır.

Kuşadası’nın İmtihanı

Bu şehir turizmin vitrini.

Ama vitrin arkası su doluysa, ışıklar parlamaz.

Kuşadası artık yağmurdan değil, belirsizlikten korkuyor.

Yazın susuz kalmaktan, kışın sular altında kalmaktan korkuyor.

Ve en çok da duyulmaktan korkuyor.

Son Sözüm şu olacak..!

Bir şehir sadece binalardan ibaret değildir.

Bir şehir, duasıdır, sabrıdır, emeğidir.

Kuşadası her yağmurda göğe bakıp “Rabbim beterinden sakla” diyor.

Ama yönetenlerin görevi dua etmek değil, tedbir almaktır.

Sel kader değildir.

Susuzluk yazgı değildir.

İhmal ise tercih meselesidir.

Ve Kuşadası artık tercihlerin bedelini ödemek istemiyor.

Bu şehir çözüm istiyor.

Bu şehir güven istiyor.

Bu şehir yarınından emin olmak istiyor.

Çünkü Kuşadası sadece bir turizm kenti değil,

insanların hayat kurduğu bir memlekettir.

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }