• BIST 94.459
  • Altın 251,912
  • Dolar 5,8252
  • Euro 6,5279

    Biliyorsan konuş, bilmiyorsan sus!

    24.10.2017 08:30
    Rıdvan Eşin / Aydınpost

    Rıdvan Eşin / Aydınpost

    Eski bir Atasözü;

    Biliyorsan konuş ibret alsınlar,

    Bilmiyorsan sus adam sansınlar.

    Günümüzde ise konuşmak adet halini aldı. Bilsin bilmesin herkes konuşma hastalığına yakalanmış. Herkes her şeyi biliyor. Herkes her şeyi söylüyor.

    Gıybet, dedikodu, boş laflar almış başını gidiyor.

    Toplumsal okuma istatistiklerine göre dünyada en az okuyan toplumlar arasında yer almamıza rağmen herhalde dünyada en çok konuşan toplumlar arasında da ilk sıralarda yer alıyoruzdur diye düşünüyorum.

    Dinimiz bile emretmiyor muydu?

    Konuşacaksan hayır konuş, hayır konuşmayacaksan sus.

    Susalım arkadaşlar;

    Peki, konuşma diyorsun da hakkımızı da mı savunmayalım diyebilirsiniz.

    Arkadaşlar tanıdık tanımadık herkese selam verirken konuşun, insanlara hal hatır sorarken konuşun, hakkınızı ararken konuşun, eşinize, dostunuza, akrabalarınıza, çocuklarınıza onları ne kadar sevdiğinizi anlatırken konuşun, insanlara hak ve hu kuğu anlatırken konuşun, zulmedenlere karşı konuşun, hakkınızı ararken konuşun...

    Ama başkaları hakkında atıp tutacaksanız susun,

    Dedikodu yapacaksınız susun,

    Bilmiyorsanız susun,

    Emin değilseniz susun,

    Şahit olmadıysanız susun,

    Küfredecekseniz susun,

    Kalp kıracaksanız susun,

    Ara bozacaksanız susun.

    Kendimize Müslüman diyoruz ya bazen düşünüyorum gerçekten öyle miyiz?

    Acaba diyorum örneğin Hz. Musa Peygamber bu zamanda yaşasaydı acaba onun peşinden mi giderdik yoksa onu ortadan kaldırmaya çalışanlarla aynı safta mı yer alırdık. Hiç düşündünüz mü?

    Düşünsenize çobanın biri hem de adam öldürmüş bir katil geliyor diyor ki ben Allah’ın gönderdiği peygamberim.

    Bizler yani günümüz toplumunda yaşayan milyonlarca insan ne yapardı? Başlardık atıp tutmaya;

    Kimilerimiz; Bu adam delinin teki,

    Kimilerimiz; Musa’ya bak kendini peygamber zannediyor,

    Kimilerimiz; çobandan Peygamber mi olurmuş,

    Kimilerimiz; bir katil nasıl peygamber olduğunu iddia edebilir? Böyle kutsal bir görev bir katile, fakir bir çobana mı kaldı derdik ve bu dediklerimizin ardı arkası kesilmezdi.

    Sadece Hz. Musa'nın peygamber olduğunu söylediğini duyduğumuz anda bu ve buna benzer binlerce yorum yapardık.

    SUZMAZDIK,

    DİNLEMEZDİK,

    GÖZLERİMİZ KÖR KULAKLARIMIZ SAĞIR OLURDU.

    ACIMASIZCA YARGILAR VE ONA SÖZ HAKKI BİLE TANIMAZDIK.

    Gazeteler manşet atardı;

    Katil Musa Peygamber olduğunu iddia etti. Linç kampanyalarının ardı arkası kesilmezdi. Halk galeyana gelir onu öldürmeye kalkanlar bile olurdu.

    Oysa ALLAH dilerse bir katili bir çobanı bile peygamber yapar ama Allah'ı tanımayanlar, ona güvenmeyenler ona inanamayanlar, onun gücünden ve kudretinden bi haber olanlar, onun elçilerine de inanmaz, onun elçilerini de tanımazlar.

    Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim de KASSAS SURESİ 15 ve 16. ayetlerde Musa meselesi şöyle anlatılır;

    Bismillahirrahmanirrahim (Esirgeyen bağışlayan Allah’ın adıyla)

    15-Mûsâ halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Mûsâ da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Mûsâ, "Bu şeytanın işidir. O gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi

    16-Mûsâ, "Rabbim! Şüphesiz ben nefsime zulmettim. Beni affet" dedi. Allah da onu affetti. Şüphesiz o, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

    Evet, gördüğünüz gibi Allah Hz. Musa'yı affedip ona Peygamberlik vermiş. Bunu kutsal kitabımız Kuran-ı kerim de teyit etmiş.

    Dolayısıyla bilmeden, görmeden, duymadan, dinlemeden, anlamadan konuşmamak gerekirmiş.

    Şimdi Kuran-ı Kerime rağmen hala bir kısmınız ya bu nasıl bir din ki bir Katili peygamber yapmış diyenleriniz dahi olabilir.

    İnsanlar sofrada bir katille bile oturup yemek yiyebilir öyle değil mi?

    Peki, katilden peygamberi beğenmeyenlere sorum şu;

    Siz yemek masanızda tabaklardan bir tanesinin içinde sperm varken yemek yer misiniz? Çok iğrenç değil mi?

    Ya da bir kan pıhtısı bir tabağın içinde duruyorsa o sofrada yemek yiyebilir misiniz?

    Çok iğrenç değil mi? Bence de çok iğrenç ama şimdi kulaklarınızı açın beni iyi dinleyin!

    ALLAH SİZİ O SPERM VE KAN PIHTISINDAN YARATTI

    O iğrendiğimiz şeylerden bizi yaratmaya muktedir olan Allah bir katili affedip kalbini yumuşatıp onu dünyanın en merhametli insanı ve kendi peygamberi haline getirmekten mi aciz olacak.

    Şimdi karar sizin;

    Ya anlamadan, dinlemeden, öğrenmeden konuşur, eleştirir, insanların hak ve hukuklarını çiğner ve kaybedenlerden olursunuz.

    Ya da okur, araştırır, öğrenir ve erdemli bir insan olarak hayatınıza devam edersiniz.

    BOL KİTAPLI BİR HAFTA DİLİYORUM SEVGİYLE KALIN...

     

    Aydınpost ANDROID'de TIKLA İNDİR!   Aydınpost APPSTORE'da TIKLA

    Bu yazı toplam 2670 defa okunmuştur.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim