• BIST 103.408
  • Altın 230,010
  • Dolar 5,4731
  • Euro 6,2133

    Beyaz ve Yeşilin Yan Yana En Güzel Durduğu Yer Bursa

    28.02.2019 08:45
    Aydın Avcı / Gezi-Yorum

    Aydın Avcı / Gezi-Yorum

    Değerli aydın post okuyucuları, 17 Şubat Pazar günü, Yupa Turizm olarak günübirlik Bursa/Uludağ kültür turumuza giderek Uludağ'da eğlenceyi, Bursa'da ise tarihi doya doya yaşadık.

    Bursa’ya vardığımızda ilk durağımız Cumalıkızık köyü oldu. Osmanlı mimarisinin günümüze kalan en güzel örneklerinden, 700 yıldır ayakta kalmayı başarmış Cumalikizik Köyü’nde sıcacık odun sobasının yandığı Cumalıkızık Bulanlar Kınalıkar Konağı'nda köy ekmeği eşliğinde serpme köy kahvaltımızı alıyoruz. Ardından; daracık sokakları, olağanüstü evleri, kapı tokmakları ve sokak çeşmeleriyle, sizi bugünden geçmişe taşıyacak olan gezimize başlıyoruz. Sıcacık, dost insanlar ve ekşi maya ile yapılmış, odun ateşinde pişirilmiş nefis ekmeği ile Cumalıkızık Köyü bizlerde unutulmaz izler bırakıyor. İstemeyerek olsa dahi turumuza devam etmek için buradan ayrılıp Uludağ Kayak Merkezine doğru yola çıkıyoruz.

    Yaklaşık 1 saat süren yolculuğun ardından Milli park sınırları içinde olan Uludağ’a varıyoruz. Kış Turizmi denince ülkemizde akla gelen ilk yer olan Uludağ, Bursa merkeze yaklaşık 30 km mesafede yer alır. Bursa’nın en önemli Turizm merkezidir. Oteller bölgesi 1. Bölge, oteller bölgesi 2. Bölge olarak ikiye ayrılır. 1. Bölge ilk yerleşim yeri olan 2. Bölge ise 10 yıldır gelişen bölgedir. Uludağ’da her kesim eğlenebilir, kayak yapabilir, telesiyeje binebilir veya otellerin kafelerinde oturup kahve içip yemek yiyebilir. İsteyen kişilerde orada bulunan otellerde konaklayabilirler. Uludağ diğer kayak merkezlerine göre biraz daha pahalıdır. Fakat sunduğu imkanlar ve size sağladığı eğlenceli ortam doğrultusuyla bu pahalılık oluşmaktadır. Burada eğlenceli vakit geçiren misafirlerimize ikramımız olan mangalda sucuk ekmek ve içeceklerimizi verdikten sonra. Dönüş yolu üzerinde bulunan İnkaya köyü’ne doğru hareket ettik.
    İnkaya köyünde bulunan Tarihi İnkaya Çınar ağacını ziyaret ediyoruz. Adını Osmanlı Devleti'nin ilk köylerinden biri olan İnkaya Köyü'nden almıştır. 610 yıllık tarihi çınar muhteşem görünümü ile dünyaca ünlüdür. Çapı 3, yüksekliği ise 35 m. olan bu anıt ağaç, 13 ana kola sahiptir. Dalların kalınlığı 3-4 metreyi bulan çınar, 10 metrelik çevresiyle Türkiye'nin en yaşlı ağaçlarından biridir. İnkaya Çınarı, Bursa'ya yolu düşen yerli ve yabancı turistlerin uğramadan geçmediği önemli bir semboldür. Bursa’da bulunan anıt çınar ağaçlarının hepsinin kimliği bulunmaktadır. Bu sebeple bu ağaçları kesmek veya zarar vermek yasaktır.  Tarihi çınar ağacı altında çay kahve içip buranın meşhur meyve tatlısını da yedikten sonra Bursa merkeze doğru yola çıkıyoruz.

    Yaklaşık yarım saat yolculuğun ardından tarih kokan Bursa merkeze varıyoruz. Yeri gelmişken Bursa 2016 dünyada yaşanabilir şehirler sıralamasında  dünyada 28, Türkiye’de ise 1. Sırada yer almaktadır. Eski adı Hüdavendigar’dır. İlk durağımız Ulu Cami oluyor.
    Evliya Çelebi’nin ifadesiyle Bursa’ nın Ayasofya’sıdır. 2215 metrekare alan kaplayan Ulu Cami, her biri dörder kubbeli 5 bölümden oluşur. Hemen hemen eşit büyüklükteki 20 kubbesinin ortasındaki kubbe açık olarak yapılmıştır. Telle örtülü bu orta kubbeden giren yağmur damlaları havuzda toplanır, ışık ise camiyi aydınlatırdı. Günümüzde kubbe camekanla kaplı olduğunda yağmur suyu toplama işlevini kaybetmiş ama aydınlatma görevi devam etmektedir.

    Ortadaki kubbenin altında havuzlu, 18 köşeli bir şadırvan bulunur. Ulu Cami’nin özelliklerinden birisi olan şadırvanın yapılma nedeni şöyle hikaye edilir: Cami yapımı için arazi istimlak edilirken, şadırvanın bulunduğu yerdeki toprak parçasının sahibi olan hanım, arazisini satmak istememiş ve arazi zorla alınmış. Ancak daha sonra, zorla alınan yerde namaz kılınmaz düşüncesiyle o yere şadırvan yapılmıştır. Şadırvanın 65 metrekareden ibaret olduğu düşünüldüğünde doğruluğu şüpheli bir hikayedir.

    İçindeki şadırvan ve duvarlarında yer alan dev boyutlardaki yazılar , Ulu Cami’nin kendine özgü özellikleridir. Günümüzde Ulu Cami’de 21 hattat tarafından yapılmış 45 levha, 87 duvar yazısı bulunmaktadır.

    Ulu Cami’nin Devaklı Abdülaziz oğlu Mehmet tarafından yapılan taç kapısı, sert ceviz ağacından hiç çivi kullanılmadan yapılmış minberindeki ağaç işçiliği birer şaheserdir. Minber, kainatı temsil eder. Üzerine güneş sistemi kabartma bir formla işlenmiştir. Gezegenler, güneşe uzaklıkları ve büyüklüklerinin oranları doğru olarak yerleştirilmiştir.

    Hutbe’nin sağ tarafında yüksekçe bir yere asılan siyah örtü, Kabe kapısının örtüsüdür. Mısır Seferi’nden sonra halife olan Yavuz Sultan Selim, Mekke’de onarıma girişmiş, bu arada Kabe’nin örtüsünü İstanbul’dan gönderilen yeni örtü ile değiştirmiştir. Yavuz, eski örtüyü ise Bursa’ya getirtip Ulu Cami’ye hediye etmiş ve kendi elleri ile taşıyıp asmıştır. Saf altın iplik ile üzerine ayetler işlenmiş bu örtü, yüzyıllar boyu kararmadan kalmıştır ;ancak yapılan bazı hatalı restorasyonlar sonucu caminin rutubet alması üzerine işlemeleri dökülmüş olduğundan günümüzde ayetler ancak parlak ışık altında görülebilir.

    Namaz kılma alanı bakımından Türk tarihinde yapılan en büyük camidir. (Süleymaniye, Sultanahmet gibi diğer büyük camilerin büyüklüğü duvarlarla çevrili avluları ile birliktedir. Ulu Cami ise alçak tavanlı, çok kubbeli ve sütunlu olduğu için daha küçük olduğu izlenimi verir ama gerçekte namaz kılma alanı en büyük camidir.)

    Ulu Cami, kimi din adamlarınca İslam’ın 5. en yüksek mertebesindeki ibadethane olarak kabul edilmiştir. (İslam’da en yüksek mertebeli cami, Mekke’deki Mescid-i Haram, diğerleri Medine’deki Mescid-i Nebevi, Kudüs’teki Mescid-i Aksa, Şam’daki Emeviye Camii’dir. Beşincilik kimilerine göre Anadolu’da inşa edilen ilk cami olan Diyarbakır’daki Ulu Cami’ye aittir; ancak Emir Sultan, Akşemsettin, Molla Gürani gibi din adamlarının konuşmalarına göre beşincilik metresi Bursa’daki Ulu Cami’nindir.) Ulu Cami’nin kutsallığı, yapıldığı devirde din adamlarının ve evliyalarının gösterdiği ilgiden gelir (Yapılmasını teklif eden Emir Sultan; ilk namazı kıldıran Somuncu Baba; ilk cemaati Emir Sultan, Molla Fenârî, Yıldırım; ilk imamı Süleyman Çelebi; müezzinlerinden birisi Üftade)

    Cami yapımı sırasında işçileri sürekli güldürerek yapımı geciktiren demirci ustası Kambur Bali Çelebi (Karagöz)’ün Yıldırım Bayezıd tarafından öldürtüldüğü çok sık tekrarlanan bir hikayedir.

    Bursa’ya gelip bu tarihi şehrin lezzetlerini tatmadan dönmek olmaz. Bu yüzden hepimizin bildiği meşhur Bursa iskender kebabını yedik. Bu kebap dışında denemeniz gereken İnegöl Köftesi, Kemalpaşa Tatlısı, Süt Helvası, Bursa Kısırı, Ciğer Kebabı, Pazılı Triliye Kebabı, Sakızlı Kebap ve Kesataneli Lahana sarması mutlaka tatmanız gereken lezzetlerin başında geliyor.

    Ayrıca Bursa’ya güzellik veren Bursa teleferiğidir. Yer ile gök arasında bir yerde sloganıyla kurulan teleferiğe binip Uludağ’a çıkıp, yolculuk sırasında tarihi Bursa manzarasını da görebilirsiniz.
    Teleferik hakkında bilgi verecek olursak, kabin gelme süresi 19 saniye, saatlik yolcu kapasitesi 1500 kişi, kabin sayısı 140, seyahat süresi 25 dakika, çalışma saatleri 08:00-20:00 arası, kabinler 8 kişiliktir. Detachable gondola sisteminde sürekli çalışan teleferik hattında istasyonların içine giren kabinler tahliye alanına gelirken yavaşlatarak yolcuların kolay inip binmesini sağlar. Kabin içindeki yolcular 444 6 345 numaralı acil destek hattını kullanarak merkezle haberleşebilir.  Bunun adı da ekolojik ulaşım. İleri teknolojisi ile ekolojiye duyarlı bir ulaşım sunuyor. 9 km hat uzunluğunda Bursa teleferik Türkiye ve dünyanın en uzun teleferik hattıdır. Teknik özelliklerin üstünlüğü bakımında yine ilk sıralarda yer alır.

    Ayrıca Bursa’ya mühürleyecek bir anıt eser meydana çıkmış ki, köklü tarihimize, kültürümüze can verecek kalıcı hafıza oluşturacak örnek bir müze çalışması başlatarak; Bursa’da fetih gününü canlandıran Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi Dünyanın en büyük tam panoramik müzesidir. Bursa’ya yolu düşen herkesin görmesi gereken bir anıttır.

    Sonuç: Her şey bursa ile başladı. Bursa: Kayı boyundan bir beyliğe, beylikten bir imparatorluğa, imparatorluktan vatan mücadelesine, vatan mücadelesinden yeni bir devlete, yenir bir devletten 100. Yılına hazırlanan güçlü bir devlete uzanan destanlarının ilk başkentidir.

    Değerli Aydın Post okuyucular bu haftada dilimiz döndüğünce kalemimiz yazdığınca Bursa hakkında bilgi vermeye çalıştık. Yupa Turizm olarak ileride yapacak olduğumuz kültür turlarında buluşmak üzere sizleri bekliyoruz.

    bursa.jpg

    Aydınpost ANDROID'de TIKLA YÜKLE!   Aydınpost APPSTORE'da TIKLA YÜKLE!

    Bu yazı toplam 3559 defa okunmuştur.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim