• BIST 107.763
  • Altın 151,770
  • Dolar 3,7007
  • Euro 4,3511

    'Beyaz çarşafla yola çıktık!'

    12.02.2008 14:29
    Erdoğan partisinin grup toplantısında CHP ve medyaya ağır yüklendi. CHP'nin idam ve ihtilal çağrısı yaptığını belirten Erdoğan "Biz o beyaz çarşafla yola çıktık.
    Beyaz çarşafla yola çıktık!
    'Beyaz çarşafla yola çıktık!' 'Beyaz çarşafla yola çıktık!' 'Beyaz çarşafla yola çıktık!'

    Erdoğan partisinin grup toplantısında CHP ve medyaya ağır yüklendi. CHP'nin idam ve ihtilal çağrısı yaptığını belirten Erdoğan "Biz o beyaz çarşafla yola çıktık. Bedel neyse ödemeye hazırız" dedi.

    Başbakan Erdoğan partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan türban düzenlemesi ile ilgili eleştirilere sert yanıt vererek CHP ile medyaya yüklendi.

    İŞTE ERDOĞAN'IN 'CİĞERİMDEN KONUŞUYORUM' DEDİĞİ O SÖZLER:


    "Türkiye geçmişte ne çektiyse kutuplaşmadan, gerilimden çekti, ne
    kaybettiyse bundan kaybetti. Artık, demode tartışma konularını
    tedavülden kaldıralım; artık enerjimizi üretime, kalkınmaya, büyümeye
    harcayalım.Bütün siyasi
    mülahazaların üzerinde bir hassasiyetle söylüyorum ki yüreklerimizi
    birleştirirsek aşamayacağımız hiçbir sorunumuz yok. Birbirimize
    inanırsak, güvenirsek, önyargı duvarlarını yıkabilirsek, aşamayacağımız
    hiçbir engel yoktur. Yeter ki birbirimizi doğru anlamaya çalışalım,
    empati yapalım, kendimizi karşımızdakinin yerine koyalım, birbirimizin
    dertleriyle dertlenmeyi başarabilelim.


    "BAZI MEDYA GRUPLARI DA ESKİ ALIŞKANLIKLARINDAN KURTULAMIYOR"

    CHP'nin ve onlarla birlikte hareket eden medya grubunun nasıl bir
    yaygara kopardığını" hep birlikte gördük."CHP yanlısı bu grubun gazeteleri, ne yazık ki bir kez daha Türkiye'yi bölünmüş, ikiye ayrılmış gibi göstermenin gayreti içindeler. Dünyaya, 'İki Türkiye' fotoğrafı vererek, sanal kutuplaşmalar üreterek, gerilimi artırarak bir netice alacaklarını zannediyorlar. Sonra kendi
    yaygaralarının yansımalarını delil gösterip, 'Bakın, dünya medyası da
    bizim gibi düşünüyor' diye manşet atıyorlar. Güya, Türkiye'de bir kaos,
    belirsizlik havası ortaya çıkmış, kimse ne yapacağını, ne olacağını
    bilemiyormuş. Kimseyi yanıltmayın, dünya medyasından işinize geldiği
    gibi cımbızlayarak, seçerek verdiğiniz örnekler, sizin sesinizin
    yansımasıdır. O örnekler dünya medyasının çektiği Türkiye fotoğrafına
    ait değildir, sadece sizin çarpıtarak yansıttığınız fotoğrafa aittir.
    Öyle olmasa, CHP ve yandaşı gazetelerin dışarıdan nasıl göründüğünü
    bütün çıplaklığıyla resmeden haberleri de sayfalarınızda görme imkanına
    sahip olurduk. Çünkü, seçerek sayfalarınıza koyduğunuz karelerde siz
    görünmüyorsunuz. Hadi diyelim ki bunu kasten yapmadınız; o zaman eğer,
    dünyanın önemli gazetelerinde CHP ve yandaşları olarak nasıl
    göründüğünüzü merak ediyor da bu haberlere ulaşamıyorsanız söyleyin, biz
    size yardım edelim, biz gönderelim."

    -"NE OLDU DA ŞİMDİ YAYGARA KOPARIYORSUNUZ?"-

    Özelleştirmeden Vakıflar Kanununa kadar onlarca konuda
    CHP zihniyetinin yaklaşımlarının batıda nasıl istihza ile karşılandığını
    görmüyorsunuz herhalde? (Bu CHP sosyal demokrat değildir) diyen liderlerin sesini duymadınız herhalde. Bizzat şahsıma, sosyal demokrat bir liderin CHP'yi nasıl
    gördüğünü anlatan kendileri olduğunu bile gazetelerinde yazamazlar ama
    bana anlatırlar. Çünkü dürüst değiller. Bunlar ikircikli...İşte onlara
    ne denir? Onu da bulmamız lazım, Türkçesini bulmamız lazım. Bakın o
    zaman uygar, medeni dünya, bir temel hak ve özgürlük konusunda güya
    rejim için endişeye kapılıp yaygara koparan CHP yandaşı medyayı nasıl
    tasvir ediyor, sizi nereye koyuyor, görün. Türkiye'de bir kaos ve
    tutarsızlık varsa o da bu başlıkları atanların kafasındadır. Bunu da
    böyle bilin. Daha düne kadar, seçim atmosferinin heyecanı içinde
    yandaşınız Sayın Baykal'ın başörtüsü sorununu çözme vaatlerini
    manşetlerinize taşıyordunuz. Bunu kendi manşetlerinizde boy boy
    yazdınız. 'Üniversitelerde böyle yasak olmamalı' diye yazdığınız
    yazıların daha mürekkebi kurumadı. Ne oldu da şimdi yaygara
    koparıyorsunuz? O zaman istismar mı yapıyordunuz, istismara alet mi
    oluyordunuz?"


    -"HANGİ SİYASİ ETİKLE, ANLAYIŞLA..."-


    Başbakan Erdoğan, "CHP zihniyetinin seçimlerden önce gerilim siyaseti
    izlediğini, ama 22 Temmuz'da gereken dersi milletin kendisine
    verdiğini" belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
    "Şimdi siz de gerilim politikasıyla hareket ediyorsunuz. Hiç mi CHP'nin
    yaşadıklarından ders almıyorsunuz? Sizin aslında başörtüsüyle bir
    derdiniz yok, sadece fırsattan istifade başka bir hesabı görmek
    istiyorsunuz. Derdiniz başka...Açık söylüyorum, aslında çıkarlarınızı
    tehlikede görüyorsunuz, yoksa laikliği değil. Bu manşetler, yalnızca
    çıkar kavganızı örtmek için bir maske... Tıpkı bazı protesto
    gösterilerinde, cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk'ün Bolşevik Lenin'e
    meşruiyet kazandırmak için istismar edilmesi gibi, siz de laiklik
    üzerinden kendi çıkar kavganıza meşruiyet kazandırmanın peşindesiniz.


    ERTUĞRUL ÖZKÖK'E ÇIKIŞTI

    Her fırsatta Türkiye'yi ikiye bölünmüş gibi göstermeye çok heveslisiniz.
    Soruyorum size; demokrasi, tek tip ve tek sesli olmak mıdır? İşte bugün
    bir tanesi yazmış; 'Çoğunluğun zorbalığı' diyor. (Ertuğrul Özkök'ün yazısından bahsediyor) Bunun edeple adapla bir ilişkisi var mı? Azınlığın çoğunluğa tahakkümüne evet diyeceksin, 411'ikaos olarak göstermek suretiyle demokrasiyi yok farzedeceksin. Sen bunu
    hangi siyasi etikle, anlayışla bir araya getiriyorsun?
    Herkes aynı düşünmek, aynı giyinmek zorunda mı? Düşünebiliyor musunuz
    Parlamentoda geçerli oyun, toplam oyun yüzde 80'ninden aşkını bu yasa
    değişikliğine 'Evet' diyor, ondan sonra siz kalkıyorsunuz, yüzde 20'ye
    bunu mahkum etmek istiyorsunuz. Aynı şekilde bu evet diyenlerin
    arkasındaki toplumsal destek yüzde 73...Yüzde 27'ye onu mahkum etmek
    istiyorsunuz. Bunun demokratik ilkelerle uyumlu bir yanı olabilir mi?


    HANGİ YAŞAM ŞEKLİNİZ DEĞİŞTİ

    Ellerinde tek silahları var, 'Diğerlerinin durumu ne olacak?' Bugüne
    kadar ne oldu? 5 yıllık AK Parti iktidarında ne oldu? Ama sizin
    anlayışınız farklı. İstanbul'a belediye başkanı olduğumda da bunlar aynı
    oyunu, aynı senaryoyu oynadılar. 4.5 yıl orada belediye başkanlığı
    yaptım, ne oldu? Hangi yaşam şekliniz değişti? Ondan sonra hangi yaşam
    şekliniz değişti? Buyurun yine İstanbul'da AK Parti belediyesi var,
    hangi yaşam şekliniz değişti? Türkiye'nin 13 büyük şehrinde, toplam 46
    şehrinde, bin 800'e varan AK Parti belediyeleri var, hangi yaşam şekli
    değişti? Ayıptır ayıp...İzan, insaf gerekir, ayıptır ayıp. Bu ülkenin
    evlatlarını birbirine düşürmeye kimsenin hakkı yok.


    CİĞERİMDEN KONUŞUYORUM

    'Sayın Başbakan niye kızıyorsunuz?' Ben ciğerlerimden konuşuyorum. Ama
    bunlar sipariş üzerine konuşuyor. Çünkü bunların derdi
    başka...Özgürlükler konusundaki hassasiyetiniz sadece sizin işinize
    gelen konuları mı kapsıyor? Eğer bu sorulara gerçekten 'Evet'
    diyorsanız, korkarım ki siz demokrasiyi yanlış öğrenmişsiniz. Sizin
    düşlediğiniz düzen demokrasi değil, düpedüz diktatöryal bir rejimdir. "

    SEN NASIL DEMOKRATSIN

    "Farklı görüşler var, bir tartışma ortamı var" diye kimsenin
    Türkiye'yi bölünmüş gibi göstermeye hakkı yok.
    "İşte buyurun daha şimdiden, daha Sayın Cumhurbaşkanı değerlendirmesini
    yapmadan hemen bakıyorsunuz anamuhaletin başı, şimdiden ahkam kesmeye
    başladı. Şimdiden yargıya akıl vermeye başladı, şimdiden yönlendirme
    yapmaya başladı. İstikamet veriyor ve idam sehpasının yolunu gösteriyor.

    BEYAZ ÇARŞAFLA YOLA ÇIKTIK

    Sen nasıl demokratsın ya...Sen nasıl demokratsın, sen nasıl demokratsın?
    Ama biz şuna inanıyoruz; biz bu yola çıkarken daha önce de demokrasiye
    inanmış insanların söylediğini söylüyoruz. Biz o beyaz çarşaflarla
    beraber yola çıktık, biz bu konuda bedel ödemeye hazırız, bu konuda
    rahatız."


    SÖZLERİ SLOGANLARLA KESİLDİ

    Sözleri "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganlarıyla kesilen Erdoğan,
    "Düşünce ve fikir tartışmasını çatışma gibi gösterip demokrasiyi,
    farklılıkları, özgürlükleri kötülemeye; dayatmacılığı, tek sesliliği ve
    yasakları yüceltmeye çalışıyorsunuz. Sıhhıye Meydanı'na gelen hanım
    kardeşlerimizi, hele hele bir tanesini seçip, 70-80 yaşındaki bir
    Anadolu kadınını sahneye çıkartıp, onun başından başörtüsünü çekip
    çıkartmayı hangi insanı anlayışla bağdaştırıyorsunuz? İşte sizin
    yaptığınız budur. İnsana yaklaşım tarzınız budur" dedi.

    -"DEMOKRASİMİZE HAKSIZLIK YAPMAKTAN VAZGEÇİN"-

    Meclisin, milletin sorunlarını çözmek için hukuk çerçevesinde bir adım
    attığını belirten Erdğan, Meclis'e ve millete güvenmeyenlere,milletin de güvenmeyeceğini" vurguladı.
    "Zaten güvenmiyor" diyen Erdoğan, kamuoyu araştırmalarında
    güvenilirliği en düşük kurumlar arasında medyanın geldiğini, "Bir kısım
    medyanın güvenilmez tavırlarının, milleti küçümseyen tavırları yüzünden
    medyanın genel itibarının da zarar gördüğünü" söyledi.

    Türkiye'de herkesin görüşlerini söyleyip meseleleri tartışacağını, sonra
    da demokrasinin kurallarının işlediğini ve işleyeceğini belirten
    Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
    "Demokratik düzenlerde kararlar nasıl oluşur, bu bellidir. Türkiye'de
    de işler, beğenseniz de beğenmeseniz de bu böyle yürüyor. İşte Genel
    Kurulumuzda, Divanın arkasındaki ifade ortadadır; 'Egemenlik Kayıtsız
    Şartsız Milletindir.' Bazı vatandaşlarımızın hassasiyetlerini
    kullanarak, laikliği çıkar kavganıza maske yaparak, bizden hiç bir
    haksız menfaat elde edemezsiniz, edemeyeceksiniz. Tehdit suretiyle
    bizden menfaat elde edemeyeceksiniz, edemezsiniz. Bunlar, kendilerine
    göre alıştıkları köşeye sıkıştırma metotlarıdır. Biz bunları biliyoruz.

    Ama bundan bizden bir şey alamayacaksınız, boşuna uğraşmayın. Ortak
    değerlerimizi istismar ederek, insanlarımızı kışkırtarak, bir bardak
    suda fırtına kopararak bir yere varamazsınız. Gelin Türkiye'ye de
    insanlarımıza da demokrasimize de haksızlık yapmaktan vazgeçin.

    Medyamız, siyasetçilerimiz bu ülkeyi dünya nezdinde küçük düşürmenin
    değil, bu ülkeyi büyütmenin hesabı içinde olmalıdır."
    Bu arada, Başbakan Erdoğan'ın, "Biz o beyaz çarşaflarla beraber yola
    çıktık, biz bu konuda bedel ödemeye hazırız" sözleri üzerine, Eski TBMM
    Başkanı, AK Parti Manisa Milletvekili Bülent Arınç'ın da aralarında
    bulunduğu bazı milletvekillerinin duygulandığı görüldü.

    A.A

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim