Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Mehmet Fatih Bayramoğlu, iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hayata geçirilen yeni ekonomi programının çöktüğünü iddia eden Bayramoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek döneminin başında yüzde 38 seviyesinde olan enflasyonun süreç içinde yüzde 75'lere kadar fırladığını, bugün ise ancak yüzde 32 seviyelerine gerileyebildiğini hatırlatarak, "Demek ki üç koca senede enflasyonu net 6 puan düşürebilmişler. Vatandaşa vaat edilen tablo bu değildi" dedi.
Orta Vadeli Program'daki enflasyon hedefleri ile gerçekleşmeler arasında büyük fark bulunduğunu ifade eden Bayramoğlu, "2025 yılında enflasyon yüzde 30,89 oldu. 2026 yılı Haziran sonunda ise yüzde 32,11 seviyesinde. Vatandaşa maaş zammı yapılırken OVP'nin hayali hedefleri esas alınıyor, ama çarşı-pazarda gerçek enflasyon vatandaşı ezmeye devam ediyor" ifadesini kullandı.
"ENFLASYONUN TEK HANELİ RAKAMLARA DÜŞMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR"
Kamunun borçlanma maliyeti yüzde 45'ler seviyesinde olduğunu iddia eden Bayramoğlu, "Bu durumda iktidar borçlandığı her 100 lira için 45 lira faiz ödüyor. Bunu ise kamu hizmetlerine ve vergilere zam yaparak vatandaşa ödetiyor. Özel sektörün borçlanma maliyeti ise yüzde 60'lar seviyesinde. Özel sektör de her 100 liralık borcuna 60 lira faiz ödüyor demektir. Özel sektör de ayakta kalmak için bu faiz ödemelerini, vatandaşa sattığı ürünlere yansıtmak zorunda. Sonuç olarak kamunun da özel sektörün de faiz yükünü tüketici konumundaki vatandaş yükleniyor. Bu maliyetlerin olduğu bir ekonomide, enflasyon tek haneli rakamlara düşebilir mi? Mümkün değildir" dedi.
Bayramoğlu, açıklamasının devamında şunları kaydetti:
"İktidar israftan, faiz ödemelerinden ve holdinglere vergi kıyağı alışkanlığından vazgeçemiyor. Bu sebeple vatandaştan yüksek vergiler alarak bu kötü alışkanlığını sürdürüyor. 18,7 trilyon liralık 2026 bütçesinin 15,6 trilyon lirası vergi. 2,74 trilyon liralık bütçe açığı ise yüksek faizli borçlanma ile karşılanıyor. Kalan açık ise kamu varlıklarının satışıyla karşılanıyor. Aynı bağımlı insanlar gibi, elde avuçta ne varsa iktidar yok pahasına satıyor. Bu böyle gidemez.
Tarımsal ürün taban fiyatları, esnafa yönelik destekler, asgari ücrete yönelik kamu desteği ve sanayi teşvikleri gibi destekleyici kalemlere yapılan zamların katbekat fazlası köprü, otoyol, doğalgaz, elektrik, su, ulaşım gibi hizmet zamlarına yapılıyor. Vergilere de çok yüksek zamlar yapılıyor. 23 dönemdir kesintisiz büyüyen bir ekonomide, bu büyümenin refah payı olarak çalışanlara ve emeklilere yansıtılmamasının arkasında da bu yüksek faiz yükü, israf ve zenginleri gözetme politikası bulunuyor."
"SEÇİM YAKLAŞIYOR, VATANDAŞIMIZ BU SUNİ EKONOMİK GÖRÜNTÜYE ALDANMASIN"
AK Parti'nin seçim dönemlerinde ekonomiyi geçici olarak iyileştirip seçim sonrası yükü vatandaşa bıraktığını iddia eden Bayramoğlu, "Vatandaşımız aldanmasın. AK Parti fakirin, fukaranın ve ezilenlerin partisi değil, zenginlerin partisi olmuştur. Seçim yılında, suni olarak ekonomiyi iyi gibi gösterip, maaşlara zam yapıp, vatandaşın oyunu alıyorlar. Seçimden sonraki 4 sene ise yükü vatandaşa yükleyip, zengini daha da zengin etmeye hizmet ediyorlar. Vatandaşımız bunu 2023 seçimleri sonrasında açıkça gördü. Seçim yaklaşıyor, vatandaşımız bu suni ekonomik görüntüye aldanmasın. AK Parti'nin bundan böyle kazanacağı her seçimin sonu, vatandaşa uygulanacak acı reçeteler olacaktır" dedi.
Bayramoğlu, çözümün Milli Görüş anlayışı doğrultusunda "Adil Ekonomik Düzen" politikalarının hayata geçirilmesi olduğunu ileri sürdü.