Togg 100. Yıl Özel Seri için ön sipariş hakkı NFT ile gelecek Togg 100. Yıl Özel Seri için ön sipariş hakkı NFT ile gelecek
Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

"Bugün sizlerle sayın Cumhurbaşkanımızın 19 Aralık 2022 tarihinde açıkladığı 200 milyar liralık Hazine destekli kefalet karşılığı 250 milyar TL kredi paketini paylaşmakla bir araya gelmiş bulunmaktayız.

Yeni KFG paketimizin iş dünyasına hayırlı olmasını diliyor. Sizleri en kalbi duygularla selamlıyorum. Paketlerimizin detaylarını açıklamadan önce kısa bir ekonomi değerlendirmesi yapmak istiyorum. Küresel salgında tüm dünyaya örnek performans gösteren ülkemiz makroekonomik tedbirlerin ne kadar önemli olduğunu kanıtlamıştır. Bu durumun temelinde 20 yıldır elde edilen kazanımlarla yatırım, istihdam, üretime dayanan Türkiye ekonomi modelimiz yer almaktadır.

Yılı yüzde 64.27’lik oran ile OVP tahminlerimizin altında kapadık. Bundan sonra da düşüş eğilimi olarak devam edecek. Reel sektörümüze enflasyonla mücadele çağrısında bulunduk. Onlarda bu çağrımıza desteklerini vererek yardımcı oluyorlar.

Bundan sonra da düşüş eğilimi devam edecektir. Reel sektörümüze enflasyon ile mücadele çağrısında bulunduk. Onlar da sağolsunlar bu çağrımıza destek oluyorlar. Bu çağrımıza daha geniş kesimlerin destek olmasını arzulamaktayız.

Bizler yüksek enflasyonun oluşturduğu sorunların farkındayız ve enflasyonla mücadeleyi en önemli önceliğimiz olarak görüyoruz. Bizler yüksek enflasyonun oluşturduğu sorunların farkındayız ve enflasyonla mücadeleyi en önemli önceliğimiz olarak görüyoruz. 

Küresel enerji fiyatlarında yaşanan önemli artıştan vatandaşlarımızın asgari seviyede etkilenmesi için dünyada eşine az rastlanır oranlarda doğal gazda yüzde 80, elektrikte ise birinci kademede yüzde 60 sübvansiyon sağlıyoruz.

Piyasa denetimini güçlendirmek suretiyle ekonominin doğasına aykırı fiyatlamalara izin vermeyerek fahiş fiyat artışlarına müsaade etmiyoruz.

2022 yılında enflasyonun olumsuz etkilerinden vatandaşımızı korumak için 278,7 milyar TL vergi gelirinden vazgeçtik.

Ayrıca, vatandaşlarımızın alım güçlerini korumak için Hükûmet olarak ücret politikalarında da destekleyici bir duruş 5Geçtiğimiz Temmuz ayında 5 bin 500 TL’ye yükselttiğimiz net asgari ücreti yüzde 54,7 artışla 2023 yılı için 8 bin 506 TL olarak belirledik.

Ayrıca, asgari ücretten alınan gelir ve damga vergisi kesintisini kaldırdık ve bu uygulamayı tüm ücret gelirleri için geçerli kıldık. Böylece çalışanlarımızın maaş ve ücretlerinde ilave artış sağlamış olduk. Asgari ücret desteğini 400 TL’ye çıkararak işverenlerimizin üzerindeki yükü hafiflettik.

Kamu çalışanlarımızı da enflasyona karşı ezdirmiyoruz. 2023 yılının ilk 6 ayı için refah artışıyla birlikte memur ve emekli maaşlarını yüzde 30 artırdık. İlaveten, en düşük emekli maaşını 500 TL’den 5.500 TL’ye çıkardık.Bir yandan enflasyonla mücadele konusundaki kararlılığımızı korurken diğer yandan vatandaşımızın alım gücünü koruyan politikalarımızı, bundan sonra da sürdüreceğiz. Diğer makro ekonomik göstergelerden büyümede 2022 yılını yüzde 5 civarında bir oran ile kapatıp, OECD ve G-20 ülkeleri arasında en üst sıralarda yer alacağız. Büyüyen ekonomimizin işgücü piyasasına olumlu etkileri devam etmektedir. 2022 yılı ilk on bir ayında istihdam 1 milyon 618 bin kişi artmış olup, Kasım itibarıyla toplam istihdam 31,6 milyon kişi ile tarihi yüksek seviyeye ulaşmıştır.

İhracatta da 254,2 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdık. 2022 yılı Türkiye için turizmde de altın değerinde bir yıl oldu. 2022 yılında 51,5 milyon ziyaretçi ve 46 milyar dolar gelir Hükümetlerimiz döneminde mali disiplinden de hiç feragat etmedik.

2022 yılında uygulanan sübvansiyonlara, enflasyonla mücadele kapsamında vazgeçilen vergilere ve sosyal kesimlere sağladığımız ilave desteklere rağmen bütçe açığının GSYH’ye oranının OVP’de öngördüğümüz yüzde 3,4’ün oldukça altında gerçekleşmesini bekliyoruz. Böylece, son 20 yılın en iyi bütçe performanslarından birine ulaşacağız.2022 yılında uygulanan sübvansiyonlara, enflasyonla mücadele kapsamında vazgeçilen vergilere ve sosyal kesimlere sağladığımız ilave desteklere rağmen bütçe açığının GSYH’ye oranının OVP’de öngördüğümüz yüzde 3,4’ün oldukça altında gerçekleşmesini bekliyoruz. Böylece, son 20 yılın en iyi bütçe performanslarından birine ulaşacağız.

AB tanımlı borç stokunun GSYH’ye oranını da 2022 yılı üçüncü çeyrekte yüzde 34,8’e kadar indirdik ki bu oran yüzde 60 olan Maastricht Kriterinin ve yüzde 86 olan AB ortalamasının oldukça oldukça altındadır.

Şimdi de bugünkü konumuz olan KGF paketlerinden bahsedeceğim. Bildiğiniz üzere, küresel çapta tedarik zincirinde önemli kırılmaların yaşandığı salgın döneminde Hazine Destekli Kefalet Sistemini ülkemizde hem bireysel hem ticari ihtiyaçların karşılanması noktasında önemli bir enstrüman olarak etkili bir şekilde kullandık.

"701 MİLYAR LİRALIK KULLANDIRIM SAĞLADIK"

Yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı önceleyen Türkiye Ekonomi Modeli kapsamında selektif bir yaklaşımla uygulamaya aldığımız kefalet paketleri ile işletmelerimizin finansmana erişiminde önemli bir misyon üstlendik. Bugüne kadar oluşturduğumuz 876 milyar liralık kredi hacmi ile 701 milyar liralık kullandırım sağladık.Şimdi ise Hazine Destekli Kefalet Sistemi kapsamında önemli bir çalışmayı daha sivil toplum kuruluşları ve birliklerin yanı sıra reel sektör ve finansal sektör temsilcileri ile istişare ederek tamamlamış bulunmaktayız. Bu çalışmamızın sonucu olarak firmalarımızın sektörel düzeyde ihtiyaçlarını tespit ettik.

Bu ihtiyaçların etkin bir şekilde finanse edilerek ülkemizin üretim ve istihdam kapasitesinin geliştirilmesini; Türkiye Ekonomi Modelinde öngördüğümüz şekilde yüksek düzeyde katma değer üretilmesini ve istikrarlı ihracat artışının sürdürülmesini amaçlıyoruz.

Selektif kredi politikamız ile uyumlu olacak şekilde; Sayın Cumhurbaşkanımız önce çiftçilerimize, dün de esnafımı müjdeler açıkladı. Bugün de firmalarımızın kullanımına sunmayı amaçladığımız 200 milyar TL kefalet imkanı karşılığında yaklaşık 250 milyar TL kredi hacmi ile KOBİ’lerimiz başta olmak üzere birçok alanda faaliyet gösteren işletmelerimize önemli miktarda finansman imkânını açıklıyoruz.

Bu imkânı oluştururken tüm paketlerimizde şu dört temel unsura yer verecek şekilde bir yaklaşım sergiliyoruz: Teminat ihtiyacına bağlı olarak bankaların içsel derecelendirme sistemine göre kefalet dağılımının gruplandırılması Faturaya Dayalı ve Fatura Kayıt Sistemleri üzerinden kontrol edilen kefaletlendirme yaklaşımı

AMAÇ DIŞI KULLANIMIN ENGELLENMESİ İÇİN KARA LİSTE UYGULAMASI

Birazdan detaylarını paylaşacağım Bölgesel Odaklı KOBİ Destek Paketi ve Girişimci Paketlerinden yararlanacaklar hariç olmak üzere kredi vadesi boyunca mevcut istihdamlarını azaltmayacağına dair taahhütte bulunmaları isteyeceğiz.

Bu yaklaşım kapsamında öncelikli olarak, başta KOBİ’lerimiz olmak üzere firmalarımızın finansmana erişimini büyük ölçüde kolaylaştıran kefalet imkânımızı daha etkin bir tahsis politikası çerçevesinde kullandırmak istiyoruz.

Bunun için yeni bir yaklaşım ortaya koyduk. Tüm bankaların içsel derecelendirme sistemlerini dikkate alan standart bir derecelendirme sistematiği oluşturduk.

Bu çerçevede firmaları; finansal sağlamlıklarına, geçmiş borç ödeme davranışlarına ve teminat ihtiyaçlarına göre beş grup halinde sınıflandırıyoruz. Buna göre firmalarımızı en yükseği birinci grup, en düşüğü beşinci grup olmak üzere beş grup şeklinde değerlendirmeye tabii tutuyoruz. Önümüzdeki dönemde Sistem kapsamında kullandırmak istediğimiz kefaletleri kredibilitesi olan ancak teminat yetersizliği bulunan üçüncü grup ağırlıklı olmak üzere; ikinci ve dördüncü gruba kullandırmayı planlıyoruz. 15Kredibilitesi çok yüksek olan, teminat sorunu yaşamayan birinci grup firmalar ile kredibilitesi çok düşük olan beşinci gruba ise kesinlikle kullandırım yapmıyoruz. Bu doğrultuda kefalet imkânımızın yüzde 60’ını üçüncü grup, yüzde 30’unu ikinci grup, yüzde 10’unu ise dördüncü grupta yer alan firmalara kullandırmayı planlıyoruz.

Bu kapsamda kullandırılan kredilere ilişkin tüm harcamaların, Finansal Kurumlar Birliği Merkezi Fatura Kayıt Sistemi ve Katılım Bankaları Birliği Katılım Bankaları Fatura Kayıt Sistemi ile entegre edilmesi sayesinde ödemelerin doğrudan satıcılara yapılmasını sağlayacağız. Bu sistem sayesinde fatura takipleri tamamen elektronik ortamda yapılacak, kredilerin amaç dışı kullanımı önemli düzeyde engellenecek, iptal edilen faturalar takip edilebilecek ve aynı faturanın birden fazla krediye konu edilmesinin önüne geçilecek.

Sunduğumuz kredi ve kefalet imkanının amaç dışı kullanılması başta olmak üzere sahte fatura ile belgelendirme, gerçeğe aykırı beyan, kredi ile döviz alınması ve bu kredi ile aynı bankadaki geçmiş kredi borçlarının kapatılması durumlarında affetmiyoruz.

Bu durumlar için kara liste uygulamasını hayata geçirdik. Daha açık söylemek gerekirse, bu durumları tespit ettiğimiz firmaların Hazine Destekli Kefalet Sisteminden artık yararlanması söz konusu olmayacaktır. Ayrıca fatura ile belgelendirme sürecinin düzgün işletilmemesi ve refinansman gibi durumlarda kredi verenlere de yaptırım uygulayacağız.

Birazdan detaylarını paylaşacağım söz konusu destek paketlerimizde ödemesiz dönem imkânının yanı sıra, kefalet oranını asgari yüzde 70 olarak uygulayacağız.

"1 MİLYON 240 BİN FİRMAMIZA 599 MİLYAR TL İŞLETME KREDİSİ SAĞLADIK"

Ancak paketlerimizde öne çıkardığımız alanlara daha yüksek kefalet oranı ile kredi kullandırımı sağlıyoruz. Örneğin, başta kadın girişimcilerimiz olmak üzere tüm girişimcilerimize Sistem kapsamında azami oran olan yüzde 90 ile kefalet desteği sağlıyoruz.

Paketlerin ayrıntılarından bahsetmem gerekirse; Bugüne kadar açıkladığımız destek paketleri ile firmalarımızın tüm sabit işletme harcamalarını destekleyerek 1 milyon 240 bin firmamıza 599 milyar TL işletme kredisi sağladık.35 milyar TL kefalet limitini haiz İşletme Giderleri Destek Paketi ile işletmelerimizin maaş ve kira ödemeleri başta olmak üzere tüm sabit giderlerine yönelik finansman desteği sağlıyoruz.

Sistem kapsamında ihracatçı işletmelerimizi desteklemek için bugüne kadar yaklaşık 47 bin firmamıza 86,7 milyar TL ihracat kredisi kullandırdık. İhracatçı firmalarımıza her alanda destek olduk ve olmaya devam ediyoruz. Bu çerçevede, 35 milyar TL kefalet limitini haiz Döviz Kazandırıcı Faaliyetleri Destek Paketi ile ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren başta KOBİ’lerimiz olmak üzere tüm firmalarımızı destekleyerek mevcut ihracatçı firma sayısını ve gerçekleştirilen ihracat hacimlerini artırarak cari açığın azaltılmasına katkı sunmayı amaçlıyoruz. Sürdürülebilir kalkınma için yatırımların önemini hepimiz biliyoruz. Bu bakış açısıyla, sistem kapsamında yaklaşık 16 bin firmamıza 42,7 milyar TL doğrudan yatırım kredisi kullandırdık. Bugün de 20 milyar TL kefalet limitini haiz Yatırım - Proje Finansmanı Destek Paketi ile ülkemizde her alanda yatırımları destekleyerek sürdürülebilir üretimi arttırmayı planlıyoruz. Bu kapsamda Yatırım Teşvik Belgesi almış olan firmalarımıza daha yüksek tutarlarda kredi imkânı sağlayarak nitelikli yatırım alanlarını güçlendirmeye kararlıyız. İmalat Sanayiine yapılan yatırımların ekonomik büyüme ve istihdam artışına katkı sağlayacağının farkında olarak, sistem kapsamında kullandırılan kredilerin yaklaşık %38,3’ünü imalat sektöründe faaliyet gösteren firmalarımıza kullandırdık. Bu çerçevede, 15 milyar TL kefalet limitini haiz İmalat Sanayii Destek Paketi ile ülkemiz imalat sanayiinde verimlilik, üretim, istihdam ve ihracat artışını sağlayarak imalat sanayii sektöründe yer alan yatırımları destekleyeceğiz.

İŞLETMEYE EYT DESTEĞİ BELLİ OLDU 

İhracata katkısı yüksek, kredibilitesi iyi olan ve yaptığımız analizler sonucunda öne çıkan sektörleri destekliyoruz. 25 milyar TL kefalet limitini haiz EYT Destek Paketi ile işverenlerimizin EYT sürecinde kıdem tazminatı yükünü hafifletmeyi amaçlıyoruz.

10 milyar TL kefalet limitini haiz Bölgesel Odaklı KOBİ Destek Paketi ile imalat sanayi öncelikli olmak üzere işletmelerin yatırım, istihdam ve ihracat odaklı projelerine destek sağlayarak, bulundukları bölgenin ekonomik kalkınmasına katkı veriyoruz.