• BIST 98.546
  • Altın 228,588
  • Dolar 5,7754
  • Euro 6,6893

    Bakan Gül: Türkiye hukuki, siyasi her türlü enstrümanı kullanacaktır

    11.02.2018 19:11
    Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, şehit yakınlarının,  PYD/PKK/YPG'li teröristlere silah veren Amerika'ya dava açması yönündeki  çağrıları değerlendirirken, "Bu ilişkileri sürdürenlerle ilgili her türlü hukuki yola başvurmak mümkündür. Bu konuda da vatandaşlarımız, ilgili kurumlar, Türkiye,  her türlü hukuki yollarını kullanmaktan kaçınmayacaktır. Hukuki, siyasi her türlü  enstrümanı kullanacaktır." dedi.
    Bakan Gül: Türkiye hukuki, siyasi her türlü enstrümanı kullanacaktır
    Bakan Gül: Türkiye hukuki, siyasi her türlü enstrümanı kullanacaktır Bakan Gül: Türkiye hukuki, siyasi her türlü enstrümanı kullanacaktır Bakan Gül: Türkiye hukuki, siyasi her türlü enstrümanı kullanacaktır

    Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Kanal 7 televizyonu canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

    Bir soru üzerine, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'nin Afrin  bölgesinde yürüttüğü Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin bilgi veren Gül, harekatın  planlandığı şekilde, başarıyla sürdüğünü söyledi.

    "ABD'ye dönük dava açılabileceği söyleniyor. Bir şehit yakınının,  uluslararası mahkemelerde veya ABD'de dava açması söz konusu olabilecek mi? Bunu  destekler misiniz?" sorusu üzerine Bakan Gül, Türkiye'nin Suriye meselesiyle  ilgili tarzını en başında belirlediğini, Türkiye'ye zarar gelmemesi amacıyla  örgüt ayrımı yapmadan, terörle mücadelesini sürdürdüğünü anlattı.

    Türkiye sınırına yönelik saldırıları hatırlatan Bakan Gül, şöyle devam  etti:

    "Bu vatandaşlarımız tehdit altında kalmaya devam mı etsin? Bizim  'Müttefikimiz' dediğimiz bir ülkenin elbette bir terörist grubunu değil,  Türkiye'nin tercihlerini, çıkarlarını, Türk vatandaşlarının güvenliğini  öncelemesi gerekir. Safını eğer bir terörist grubuyla beraber şekillendiriyorsa  elbette bu bir devlet için çok acı bir durumdur. YPG/PYD'nin terör örgütü  olduğunu ABD'de de belli kurumlar kabul etmiştir. PKK ile işbirlikleri gün gibi  ortada. Dava meselesinde de bu ilişkileri sürdürenlerle ilgili her türlü hukuki  yola başvurmak mümkündür. Bu konuda da vatandaşlarımız, ilgili kurumlar, Türkiye  her türlü hukuki yollarını kullanmaktan kaçınmayacaktır. Hukuki, siyasi her türlü  enstrümanı kullanacaktır. Bu konuda her türlü girişim, çabalar yapılacaktır.  Hukuki hakkımızı kullanmaktan çekinmeyeceğiz."

    Kemal Kılıçdaroğlu'nun Afrin açıklaması

    Adalet Bakanı Gül, bir başka soru üzerine de CHP Genel Başkanı Kemal  Kılıçdaroğlu'nun, TSK'nin Suriye'nin Afrin bölgesinde yürüttüğü Zeytin Dalı  Harekatı'na ilişkin sözlerini eleştirdi.

    Operasyon başladığında farklı konuşan Kılıçdaroğlu'nun, bir müddet  sonra tavrından dönerek, Afrin'e girilmesini doğru bulmadığını söylediğini  aktaran Gül, "Bu, milletimizin Afrin operasyonuna verdiği destek ve başarıyla  giden bir harekatı psikolojik olarak etkilemek ve buradan bir siyasi malzeme  konusu yapmak amacıyla yaptığı bir çaba. Ama bu tür milli meseleler siyasi  çabaların çok üzerindedir." diye konuştu.

    "Kılıçdaroğlu'nun bu milletle aynı türküyü paylaşma becerisine sahip  olmadığını" söyleyen Gül, "Bu konuda bir başka merkezin ağzıyla konuşuyor gibi,  özensiz bir dil kullanmakta" dedi.

     Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye kararı

    Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, bir soru üzerine,  Avrupa  Parlamentosu'nda kabul edilen "Türkiye'de Mevcut İnsan Hakları Durumu" başlıklı  karara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Avrupa Parlamentosu'nun bu kararını  kabul etmenin mümkün olmadığını söyleyen Gül, Türkiye'de yargının bağımsız ve  tarafsız olduğunu, hiçbir güç ya da kesimin yargıya talimat veremeyeceğini  belirterek Türkiye'de hukuk mekanizmasının itiraz yollarıyla çok zengin  işlediğini ifade etti.

    Bakan Gül, "Kalkıp bir başka kişinin Türkiye'nin yargı yetkisiyle  ilgili 'Şöyle olsun, böyle olsun, şunlar niye tutuklu, bunlar niye değil' diye  söylemesi asla kabul edilebilir bir şey değil." değerlendirmesini yaptı.

    "Böyle bir siyasi hadsizliği kabul edemeyiz"

    Türkiye genelinde hakim ve savcıların önüne bir yıl içinde 10 milyonun  üzerinde dosya gittiğini vurgulayan Gül, bu kadar büyük bir sayının olduğu yerde  yanlış kararlar verilebileceğini, 10 milyonluk dosya sayısı içinde 10, 100 veya  500 dosyada hatalı karar verilmesinin tüm yargıyı töhmet altında bırakmaması  gerektiğini kaydetti. Yanlış kararlar verilmesi halinde bir üst mahkemeye itiraz  yollarının mevcut bulunduğunu hatırlatan Gül, şöyle devam etti:

    "Elbette tutukluluk istisnadır. 'Herkes tutuklansın' diye bir şey yok.  Tutuklama sebepleri kanunda vardır. Bunu savcı gördüyse talep eder, mahkeme de  gördüyse karar verir. Ama bunları bilecek olan o dosyanın sahibi hakim ve  savcıdır. Bunu ne Adalet Bakanı bilir ne Başbakan bilir ne hükümet ne gazeteci  bilir. Eksik, hatalı olduysa Türkiye'de hukuk işlemektedir. Avrupa Parlamentosu  kendi işine baksın. Türkiye terörle mücadele ederken, DEAŞ'la mücadele ederken,  Mehmetçikleri orada sınırda Türkiye'nin, NATO'nun, insanlığın nöbetini tutarken,  Türkiye'ye hiç bir şekilde destek açıklaması yapmayanlar kalkıp Türkiye'ye laf  söylemesin."

    Avrupa Parlamentosu'nun kararında, TBMM'ye de "Dokunulmazlığı nasıl  kaldırırsınız şeklinde laf söylendiğini" belirten Gül, "Avrupa Parlamentosu,  Türkiye Parlamentosu'na emir veren konumunda değildir. Türkiye Parlamentosu  milletten başka hiçbir yerden emir almaz. Hiç kimseye hesap vermez. Avrupa  Parlamentosu kusura bakmasın Türkiye Parlamentosu'na hiçbir şekilde talimat  veremez, böyle bir siyasi hadsizliği kabul edemeyiz." diye konuştu.

    4 BİN YENİ HAKİM SAVCI

    Adalet Bakanı Gül, darbe girişiminin ardından 4 bine yakın Fetullahçı  Terör Örgütü mensubu hakim ve savcının ihraç edilmesinin ardından, yargının  işleyebilmesi için yeni hakim ve savcı alımı yapıldığını hatırlattı.

    Gül, "Her geçen gün normalleşiyoruz. 15 Temmuz'un ardından yaklaşık 4  bin hakim savcı sisteme dahil edildi. Bu ay sonu bin 300 hakim savcı kurası daha  çekeceğiz. Yaklaşık yine bu yıl içinde sisteme 4 bin civarında hakim savcıyı  kürsüye alacağız. Bu sene sonu itibariyle hakim savcı ihtiyacımızı rutine ve  normalleştirmeye getireceğiz" şeklinde konuştu.

    "Zorunlu arabuluculukta başarı yüzde 70"

    Bakan Gül, 1 Ocak itibariyle başlayan işçi-işveren alacaklarında  zorunlu arabuluculuk uygulamasının yargının iş yükünü azaltmaya başladığını  belirterek, "Uygulamanın bir aylık başarı oranı yüzde 70 düzeyinde. Yani  arabulucuya başvuran yüz kişiden yetmişi dava açmadan anlaşma yoluna gitmiş. Eğer  bu anlaşmalar olmasaydı 5 bin dosya mahkemelerde görülecekti. Uygulama sayesinde  5 bin dosya sisteme girmeden ortadan kalktı." dedi.

    Arabuluculuk uygulamasının kapsamını genişletmeyi hedeflediklerini  bildiren Gül, mahkemeden önce arabulucuya başvurma zorunluluğunun vatandaş ve  devlet ile devlet kurumlarının birbiri arasındaki uyuşmazlıklarda da uygulanması  için çalışıldığını kaydetti.

    "FETÖ'den tutuklu ve hükümlü sayısı 38 bin 470"

    FETÖ'nün darbe girişimiyle ilgili davaların hızlı bir şekilde  görülmeye devam ettiğini bildiren Gül, şu bilgileri verdi:

    "Bugün itibariyle FETÖ'den tutuklu ve hükümlü sayısı 38 bin 470 kişi.  Darbe girişiminde fiilen katılan tutuklu sayısı 4 bin 170 kişi. 480 kişi beraat  kararı aldı. 5 bin 704 kişi de hüküm giydi. Bu tutuklulardan 7 bin 512'si asker,  bin 141'i hakim ve savcı, 8 bin 250'si emniyet mensubu. Bunlar hukuk çerçevesinde  yargılanıyor. Suçlu olan cezasını alıyor, eğer suçsuzsa beraat ediyor, tutuklu ya  da tutuksuz yargılanıyor. Bunlara mahkemeler karar veriyor."

    Gül, darbe girişimi davalarının hızlanması için 15 Temmuz'dan itibaren  123 yeni mahkeme kurulduğunu anımsatarak, söz konusu davaların bu yıl itibariyle  ülkenin ve milletin gündeminden çıkması için gerekli adımların atıldığını  söyledi.

    "Haftaya bitirip genel başkanlarımıza sunulabilir"

    Abdulhamit Gül, yüzde 10 seçim barajına ilişkin bir soru üzerine,  barajın indirilmesinin gündemde olmadığını, AK Parti ile MHP arasında oluşturulan  Milli Mutabakat Komisyonu görüşmelerinde ittifaka yönelik ana meseleler üzerinde  konuşulduğunu söyledi.

    İttifak kuracak partilerin oy pusulasında nasıl yer alacağına ilişkin  değerlendirmeleri sorulan Gül, teknik ayrıntıları bitirmek üzere olduklarını,  ülkeye yakışacak bir model çıkacağını dile getirdi.

    Gül, "Tarih vermek bu gibi durumlarda çok doğru değil ama belki  haftaya bitirip genel başkanlarımıza sunulabilir. Biraz teknik çalışmalara bağlı  ama uzun bir süre olmayacak. Uzatmayı da düşünmüyoruz. Aşağı yukarı hemen hemen  olgunlaştı." dedi.

    "İflastan kurtarma modeli"

    Yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik 93 maddelik reform  paketinde yer alan iflas ertelemenin kaldırılması konusunda ise Gül, hukuk ve  ticaretin iç içe geçen kavramlar olduğunu vurguladı. Gül, hukuk güvenilirliği  olunca yatırım güvenilirliğinin de daha fazla olduğunu aktardı.

    Borca batmış bir şirketin iflas ertelemeye başvurduğunu hatırlatan  Gül, düzenlemeyle şirket daha ayaktayken iflas ertelemeyi kaldırıp yerine ayakta  tutma müessesesinin getirildiğini söyledi.

    Adalet Bakanı Gül, "Şirket diyecek ki, '2 sene sonra şu konularda  tedbir almazsam borçlarımı ödeyemem, yeni yatırım yapamam.' Hemen mahkemeye  başvuracak. Mahkeme de alacaklılarla bir araya gelmesini sağlayacak ve bir yol  haritası çıkarmaya izin verecek. Yani borca batırmaya, iflas etmeye değil de  iflasa gitmemeye, iflas etmemeye yönelik bir model. Gerçekten iflastan kurtarma  modeli." diye konuştu.

    Tebligatta elektronik döneme geçileceğini belirten Gül, "Cep  telefonuna 'Sizin için tebligat var' diye bir mesaj geliyor, e-mail adresi  veriliyor şirketlere. Vatandaşlar için değil bu. Vatandaşlar isterse bu sisteme  dahil olabilecek. Yaklaşık 28 milyon tebligatın, e-tebligatla yapılmasını  hedefliyoruz." dedi.

     

    Kaynak: Haber Kaynağı
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim