• BIST 95.200
  • Altın 284,000
  • Dolar 5,8966
  • Euro 6,4957

    Babamla benim kariyerim toplam 120 yıl ediyor

    03.03.2019 19:55
    Ünlü oyuncu ve yapımcı Michael Douglas, Netflix'in komedi dizisi "The Kominsky Method" ile televizyona dönüş yaptı. Barbaros Tapan ünlü oyuncu ile buluştu, hem yeni dizisini hem de 50 yıllık başarılarla dolu kariyerini konuştu.
    Babamla benim kariyerim toplam 120 yıl ediyor
    Babamla benim kariyerim toplam 120 yıl ediyor Babamla benim kariyerim toplam 120 yıl ediyor Babamla benim kariyerim toplam 120 yıl ediyor

    Birkaç ay önce Hollywood Bulvarı'nda “Şöhretler Yolu”na yıldızınız eklendi... Nasıl hissettiniz?

    - İnsanlar sürekli “Neden bu kadar geç geldi bu yıldız” diye sorup duruyorlar. Gerçek şu ki daha önce defalarca yıldızımın yapılması istendi. Fakat New York'ta yaşıyorum, bir türlü doğru zamanı denk getiremedim... “The Kominsky Method”u çekerken Alan Arkin ile konuşuyoduk. Bu yıl meslekte 50'inci yılım. Daha harika bir zaman olamaz diye düşünüyorum...

    Babanız Kirk Douglas da yıldızınız eklenirken oradaydı...

    - Evet Kirk, eşim Catherine (Zeta-Jones) ve yakın zamanda beni büyükbaba yapan oğlum Cameron da oradaydı. Birçok eski arkadaşım da geldi. Çok özel ve duygulu anlardı. Benim yıldızımı Kirk'den 6 yıldız ileriye koymuşlar. Gerçi Kirk oturduğu yerden bana bakıp “50'nci yılını kutlayan oğlum yok” diye söyleniyordu. (Gülüyor)

    Sonrasında eşiniz bir kutlama düzenledi sanırım...

    - Evet tüm arkadaşlarım, yazarlar, yönetmenler ve oyuncular hep birlikte kutladık. Gerçekten özel bir akşamdı.

    “Büyükbaba oldum” dediniz...

    - Evet, torunumun adı Lula. Annesi Brezilyalı o yüzden ismi Portekizce...

    Alışabildiniz mi dedeliğe?

    - İnanması güç... Bir gün dede olacağımı biliyordum ama nedense inanmak güç geldi. Belki evde hâlâ kızım olduğu içindir. Kızım Carys, 15 yaşında. Genelde evden tüm çocuklar gider. Kimse kalmaz, yalnız kalınca torun olacak diye heyecanlanırsın ya öyle olmadı bizde. Ama dedelik harika bir duygu... 3 çocuğum da aktör olmak istiyor. Bir de yeğenim Kelsey toplam 4... Önümüzdeki jenerasyonda aynı işi yapacak 4 Douglas daha geliyor... Babamla benim kariyerim toplam 120 yıl ediyor zaten. Lula galiba 'Douglas' ölümsüzlüğünü yaşayacak.

    “Evde 15 yaşında kızım var” dediniz. İletişiminiz nasıl? Kuşak çatışmaları yaşanıyor mu evde?

    - Catherine harika bir anne. Kızım çok iyi bir evlat. Dersleri harika, güvenilir, güzel ve saygılı... Kuşak çatışması yok aksine geçen gün beni çok güldürdü. Okuldan aradı ders sonrasında erkek arkadaşı ile buluşmak için izin aldı. “Merak etme 18.00 otobüsüyle eve döneceğim baba” dedi. Çocuk 17 yaşındaymış arabası da varmış ama kızım otobüsle döneceğini söyledi. Okul 15.30'da bitiyor, kızım saat 19.00 olmadan eve dönüyor, işte böyle bir kız... Oğlum Cameron zor bir dönem yaşadı ama şimdi iyi. Diğer oğlum Dylan yeni mezun oldu, çok iyi bir müzisyen.

    YAŞLANMAK KOLAY DEĞİL

    Yeni diziniz “The Kominsky Method”la televizyona dönmeye nasıl karar verdiniz?

    - Hiç niyetim yoktu aslında. Senaryoyu yolladılar, çok iyi yazılmıştı. Zaten yaratıcımız Chuck Lorre'nin yaptığı işleri severek izleyen bir aileyiz. “Big Bang Theory” öncesinde “Two And a Half Men” ve diğer tüm işleri çok iyi. Benim de yapımcı tarafım olduğu için bir işin iyi olup olmayacağını kestirebiliyorum. “The Kominsky Method”un iyi bir iş olacağı yazımından belliydi. Beni etkileyen diğer bir husus da Chuck'ın yaşlanmaya bakış açısı oldu. Yaşlanmakta mizah bulan bir dizi yazmışlar. Aslında yaşlanmak kolay değil. (Gülüyor) Dizide de zaten hayatımın parçası olan bir rolü canlandıracaktım. Komedi yapacaktım, bazı sahnelerde de trajedi hatta keder olacaktı. Chuck'ın duygular arasında böyle çabasız ve kolay geçişlerini sevdiğim için hayır diyemedim.

    Dizide “yaşlanmanın içinde mizah var” dediniz. Yaş alırken siz nasıl bir deneyim yaşadınız?

    - Yaşlanmanın pozitif tarafı; zamanın kıymetini daha iyi anlıyorsun. Planlama yeteneğin gelişiyor. Onun yanı sıra hayatın ve gereksiz insanların seni çarpmasına izin vermiyorsun. Başına gelenlere karşı daha rahat oluyorsun...

    Yaşlandıkça oyunculuk nasıl etkileniyor?

    - Ezber kısmı oldukça zorluyor. Hafıza biraz daha yavaşlıyor, o yüzden ezberlemem daha uzun zaman alıyor. 74 yaşındayım. Yaşıtlarım aktif olarak çalışmıyor bile. (Gülüyor)

    Sağlığınız nasıl? Kanseri tamamen yendiniz değil mi?

    - Evet kansersiz 7'nci yılım. Her yıl kontrollerimi yaptırıyorum. Birkaç yıl önce bir tümör buldular ama iyi huyluydu. Alındı. Kendimi çok iyi hissediyorum ama hayatımın sonuna kadar kontrollere devam etmek zorundayım.

    Televizyonla başladığım için sinemaya geçişim zor oldu

    Netflix'e yapımcı olarak “Ratched” adlı yeni bir dizi de yapıyorsunuz...

    - Evet... Senaryoyu buldum ve Ryan Murphy'i aradım. Bence çok ilginç bir iş olacak.

    Sektörde yıllardır süren televizyon ve sinema ayrımı; Netflix ve diğer dijital platformlardan sonra ortadan kalktı gibi. En büyük yıldızlar artık televizyon projeleri yapmaya başladı. Siz bu değişimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

    - Televizyonda oyuncu bedava izlenir ama sinema için izleyicinin bilet alması ve sinemaya gitmesi gerekiyordu. Ben de televizyonla başladığım için sinemaya geçişim zor oldu. “Cuckoo's Nest”in yapımcılığını yaptım. 5 Oscar kazandık. Stüdyolar yapımcılık yapmama bir şey demiyorlardı ama sinema filmlerinde oyuncu olarak kabul etmiyorlardı. Mesela “Starman”ın yapımcılığını yaptım. Jeff Bridges'ın rolünü ben oynamayı istedim ancak stüdyo onaylamadı. Çünkü sinema başka bir seviyeydi. Şimdi dijital platformlarla birlikte her şey değişti. İzleyici bedava izlemiyor. Televizyon ama paralı televizyon. Ayrıca özgürlük var, istediğin hikayeyi sansürsüz anlatabiliyorsun. Düşünsene yazarlar, oyuncular, yapımcılar hepimiz için daha yaratıcı ve özgür bir kapı açıldı. Normal televizyondan farklı oldukça güzel ve mutluluk veren bir durum...

    Öpüşmeyi bırakıp bana baktığında çok utandım

    Babanızın yanında setlerde büyüdünüz. Biraz hatıralarınızdan bahseder misiniz?

    - Sanırım ikinci jenerasyon aktör olmanın en büyük avantajı önünde bir örnek olması. Büyürken Tony Curtis, Frank Sinatra ve Gregory Peck evimize gelip giderlerdi... Onları babamla konuşurken dinlemek inanılmazdı.

    Peki setten hatırladığınız bir anı var mı?

    - Net hatırladığım ve aklıma geldikçe güldüğüm bir anı var. Lana Turner'la “The Bad and The Beautiful”un setinden... Karanlık bir setti. Kirk ile Lana aşk sahnesinin ortasında... Babam, Lana'yı sarmış öpüyordu. Ben de daha iyi görebilmek için yaklaşıp parmak uçlarım ile kafamı uzatınca babamın kamerasına girmişim. Öpüşmeyi bırakıp bana baktığında çok utanmıştım.



    Alan Arkin ve Michael Douglas “The Kominsky Method”da birlikte kamera karşısına geçiyor.

    1. yılımda özel efektlerle tanıştım

    Babanızla birlikte toplam 120 yıllık bir kariyerden bahsediyoruz. Eski Hollywood'u sorabilecek sizden daha iyi birini tanımıyorum. Eski günleri özlüyor musunuz?

    - Şimdiki teknolojiyi eskiye göre daha çok seviyorum. Önceden bir sahne çekmek için kaç tekrar alırdık. Sonra bekle kameraya film taksınlar yeniden başla... Tam bir eziyetti. Şimdi muazzam kolay... “Ant Man”i çekerken 50. yılımda özel efektlerle tanıştım. Tamamen kurgu bir dünyada, bomboş yeşil odada oyunculuk yaptım. Teknolojinin gelişimi gerçekten harika. Eskilerden özlediğim tek şey 70 ve 80'lerdeki yaratıcı özgürlük.

    Kaynak: Haber Kaynağı
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim