• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053

    Azap'ta yolun sonu...

    14.08.2010 10:49
    Aydın ili Söke ilçesine bağlı Yeşilköy sınırları içerisinde yer alan, zamanında sazan ve yılan balıklarının cenneti olarak bilinen Azap Gölü, zehir kusmaya devam ediyor.
    Azapta yolun sonu...
    Azap'ta yolun sonu... Azap'ta yolun sonu... Azap'ta yolun sonu...

    Son günlerde birçok balık ve kuş ölümleriyle gündeme gelen Azap Gölü'nde, ilk kez yavru balıklar da ölmeye başladı. Ölen binlerce yavru balık gölün yüzeyini kaplayarak, göldeki hayatın artık bittiğinin kanıtı oldu.
    "Ben bu gölün suyundan çay demler içerdim" diyen ve gölde balık avlama ihalesini elinde bulunduran Mehmet Dalkılıç, gölde yıllardır balıkçılık yaptığını belirterek, gölün artık resmen öldüğünü söyledi. Dalkılıç; "Gölün balığını avlamak için yıllık 4 bin 500 lira para veriyorum. Bu parayı çıkarabilmem mümkün değil. Balıklar ölüyor. Gölün dibi bu kocaman sarı balık ölüleriyle dolu. Ben bu gölü ekmek yemek için kiraladım. Ancak ekmek yemekten de vazgeçtim, yeter ki bu gölü kurtarsınlar" dedi.
    Kuşadası Eko Sistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) üyesi Galip Santur ise işi gereği sık sık yurt dışına gittiğini belirterek, "Yurtdışındaki gölleri Azap Gölü ile karşılaştırdığımızda, farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Oradaki gölün suyunun berraklığı, gölün içinde yüzen balıkların suyun içindeki görüntüleri insana mutluluk veriyor. Doğanın güzelliğini, o temiz coğrafyayı görünce seviniyorsun. Aslında bizim coğrafya çok daha güzel, ama buradaki ekolojik dengenin bozulması, göllerimizin bu
    hale gelmesi bizleri çok üzüyor. Avrupa'da olsa devletin ilgili bütün
    kurumları göle müdahale ederdi. Bu durumla ilgili çok acil önlem alınması gerekiyor" şeklinde konuştu.
    Göldeki değişimleri sürekli takip eden ve gelişmeleri bilim insanlarıyla paylaşıp, işbirliği yapan Kuşadası Ekosistemi Koruma ve Doğa sevenler Derneği (EKODOSD), son olarak Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Yar.Doç. Dr. Erol Kesici başkanlığındaki bilim heyleti ile ortak çalışma gerçekleştirdi. Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi'nden gelen Yar. Doç. Dr Erol Kesici başkanlığındaki heyet, Azap Gölü'ne gelerek incelemelerine başladı.
    Azap Gölü'nden su, bitki ve hayvan örneklerinin Süleyman Demirel Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi laboratuarlarında araştırılacağını belirten Erol Kesici, "Daha önceki çalışmalarımızda ve Mayıs 2010'da gölde meydana gelen gaz çıkışlarında belirlenen limnolojik sonuçlara göre; Azap Gölü için ciddi önlemlerin alınması gerektiğini belirtmiştik. Bugün gelinen noktada Azap Gölü'nün suyunu parlak yeşil renkli boyayı andıran görünüme sokan mikrosists'in (mavi-yeşil Alg-Siyanobakteri) çok
    aşırı oranda artışı söz konusudur" dedi. Mikrosists türlerinin bir kısmının zehirli olduğunu belirten Dr. Kesici "Mikrosistlerin aşırı çoğalması Azap Gölü'nde suyundaki çözünmüş oksijenin azalmasına (hipoksia) ve bazı kesimlerinde de çözünmüş oksijenin tamamen yok olmasına (anoksia) neden olduklarından Azap Gölü'nde yavru balıkların da tamamen ölmesine neden olmuştur. Azap Gölü'nün dip kesimleri ölü balık ve su canlılarıyla dolu vaziyette" şeklinde konuştu.
    Yar. Doç. Dr Erol Kesici ayrıca, Azap Gölü'nden hiçbir amaçla su alınmaması, ölü balıkların hiçbir canlıya yedirilmemesi, göle girilmemesi gerektiği doğrultusunda uyarılarda bulundu.
    Azap Gölü çalışmalarının sonuçlarının yakın zaman içinde sonuçlanacağını kaydeden Kesici, oluşan manzara karşısında gölle ilgili günübirlik değil daha radikal önlemler ve araştırmalar gerektiğini sözlerine ekledi.
    Azap Gölü'nde artık yılan balığı yaşamadığını açıklayan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü ise: "Balıkların her çeşidi Sazan, meriç sazanı, kefal ve güneş balıkları hepsi ölüyor. Geçtiğimiz günlerde dünyada nesilleri tehlike altında bulunan tepeli pelikanlardan bir tanesi göl suyundan zehirlenmiş, tedavisi yapılarak kontrol altında tutulmaktaydı, ancak bu nadir kuş yaşamını yitirdi. Azap Gölü'nde sadece balıklar değil, bütün canlılar yaşamını yitiriyor. Sulak alanlarımızın korunması ve sularımızın iyi
    yönetilmesi hem doğal hayatı hem göldeki balıkçının ekonomisini hem de göl kıyısında yaşayan yöre insanlarının geleceğini yakından ilgilendirmektedir. Azap Gölü, adı gibi 'azap' çekiyor. Göl tamamen bittiğinde, o bölgede yaşayanlar "azap" çekmeye başlayacaktır. Türkiye'nin belki de en güzel kuş gözleminin yapıldığı bu küçük şirin göle, sorunlara çare bulunması için, ilgili kurumları davet ediyoruz" dedi.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim