Aydınlı AK Parti'ye niye oy versin?

Abone Ol

Yerel gazetelerde yazı yazan bir çok yazar Ak Parti’nin ilimizde kazanmamasıyla ilgili yazı kaleme aldı.

Bu yazılar ilgililer tarafından ne kadar dikkate alındı bunu bilmiyoruz.

Bildiğimiz bir şey var, partinin Aydın’da durumunun her gün biraz daha kötüye gittiği.
Karamsar tablo çizmek derdinde değilim.

Ama, bu duruma kayıtsız kalmanın da doğru olduğunu düşünmüyorum.

Biliyorum, böyle bir yazıyı kaleme aldığım için alınanlar, kızanlar ve üzülenler olacak.

Niyetim ve derdim merhaba dediğim, aynı mekanlarda oturup kaldığım,
dostluklarımın bulunduğu insanları üzmek, kızdırmak değil.

Ama onlar üzülecek diye gördüklerimizi ve düşündüklerimizi yazmamak da doğru değil.

Bana göre, partide öncelikle partililer bütün birimlerde kendilerini temsil edenlerden memnun değil.

Kendilerinin önemsenmediğini ve temsil edilmediğini düşünüyorlar.

Mahallesinden, ilçesinden, eşinden, dostundan getirdiği taleplerin ciddiye alındığına inanmıyor.

Yetkili ve etkili durumda olanların partililere yaklaşımında tevazu, adalet ve samimiyetin olmadığını, her yetkilinin kendi etrafında dolanan bir avuç insanın etkisi altında olduğunu düşünüyor.

Veya en kötüsü bu çevreyle menfaat ilişkisi içinde olduğu kanaatindeler.

Hal böyle olunca il başkanı, yöneticiler ve vekiller töhmet altında kalıyor.

Vekillerin Aydın için vaatlerine inanç tam değil.

Vekillerin birinci önceliğinin Aydın’a hizmet olmadığı, birbirleriye rekabetin öncelikli olduğuna inanıyorlar.

Böyle olduğuna inanıldığı için vekil ve yöneticileri kimse savunmuyor.

Kendi dava arkadaşlarından samimiyet ve değer görmeyen, tam aksine onun adamı, bunun adamı yaftasıyla yaftalanan partililer, vekillere ve teşkilata sahip çıkmamaktadır.

Partililer, partilerine liderlerinin hatırına kerhen oy vermektedir.

Bir çok Ak Partilinin ağzından sık sık duyduğunuz “Ben Tayyip ERDOĞAN’a üzülüyorum.
Adam gece gündüz çalışıyor, onun emeklerine yazık oluyor.” sözü anlamsız değildir.

Aydın çukurunda bu sözü duymayan vatandaş yoktur .

Böylesine karizmatik bir lidere, sağ seçmenin yoğun olmasına rağmen, rahmetli Menderes’in memleketinde kazanamıyorsanız suçu seçmende değil, kendinizde aramalısınız.

Siyasette lidere, davaya ve teşkilata sadakat gereklidir ve erdemdir.

Sadakat, parti politikalarını cesurca savunmaktır.

Çözüm süreci, Suriye politikası, başörtüsü, milli eğitim vb.politikaları dobra dobra savunmak, utangaç bir şekilde tavır almak değildir.

Siyasette seçmene ve partiliye sadakat ise, bu erdemlerin üstündedir.

Sadakatın bu kısmını görmeyenler ve yapmayanların diğerlerine sadakati buharlaşır, anlamını yitirir.
Demem şudur ki;

Millete sadakat unutularak, demokrasi güçlendirilmez.

Millet bunu anladığında size coşkuyla oy vermez.

Coşkusuz ve enerjisi alınan topluluklardan ise başarı beklenmez.

Aydın'da yaşanan budur.

Partinin, üyelerine sadakati yoktur ve Aydın'lı bunun farkındadır.

Kendi içinde birlik ve bütünlüğü sağlayamamış bir partiyi Aydın’lı niçin sahip çıksın?

Kendi içinde kavganın ve çekişmenin eksik olmadığı, emek verenlerin hırpalandığı partiye adalet ve izan sahibi insanlar niçin itibar etsin?

Sırf iktidar olduğu ve hizmet almak için mi?

İddia ediyorum; Aydın’lı sırf hizmet vaadi için AK partiye oy vermeyecektir.

Bilmem anlatabildim mi?

Bu vebali sadece bir kaç aktöre yüklenmek adil olmaz.

Bize göre, AK Parti teşkilatı meseleye ciddiyetle yaklaşmalıdır.

Şimdilerde konuşulanlara bakılırsa hiç ders alınmamış gibi.

Sayın Süleyman SOYLU’nun Teşkilat Başkanlığına getirilmesiyle konuşulanlara baktığımızda, işlerin ilkesel düzeyde değil, şahıslar düzeyinde ele alınacağını görüyoruz.

Hala Demokrat Parti’nin eski başkanlarıyla AK Partinin düzlüğe çıkacağı konuşuluyor.

(Bu Demokrat Parti’li başkanlar Sayın SOYLU’nun G. Başkan adaylığında Soylu’ya değil, Cindoruk’a oy vermişler,

SOYLU’nun özel harcamaları için partinin kasasını boşalttığını söylemişlerdiSayın SOYLU .şimdi pek değerli oluverdi.)

Geçtiğimiz 30 Mart seçimlerinde bu anlayışa teslim olmanın sonuçlarını görmedik mi?
Bütün yıpranmışlığına rağmen 11 Haziran seçimlerinde eriyen MHP sayın Uzunırmak’la yükselişe geçti,

Ak Parti ise her ilçede popüler adaylarla seçime girmesine rağmen umduğunu bulamadı.

AK Parti’nin seçim aldığı ilçelere baktığımızda, partide emeği olan isimleri görüyoruz.

Bu resmi doğru okuyamayanlar yanılmaya devam edecektir.

Kongre sürecinin başladığı yeni dönemde gerekli ders alınır sanırım.

Aydın’lıdan destek isteyenler öncelikle birlik ve beraberliği sağlamalıdır.

Kibirle değil, tevazuyla millete yaklaşan, aynı yöne bakan vekiller ve yöneticiler Aydın için önemli ve zaruridir.

Aydın’lı bunu beklemektedir.

Not: Tüm okuyucularımızın İdrak ettiğimiz Kurban Bayramını kutlar, huzurlu bayramlar geçirmeleri için Allah'a niyaz ederim

 

Sosyal medyada bu konuyla ilgili düşüncelerinizi #aydınbunukonuşuyor etiketiyle paylaşın, yayınlayalım! 

 

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }