Aydın'ı çok sevdiğimiz ve hak ettiği yerin çok gerisinde olmasına üzüldüğümüz için sık sık bu konuda bir şeyler yazmaya çalışıyoruz.
Bilindiği gibi ilimiz hakkında zaman zaman yapılan toplantılarda herkesin konuştukları hemen hemen aynı. En çok da incirini, zeytinini, kestanesini, son yıllarda da jeotermal enerjisini konuşuyoruz ve dağlarından yağ, ovalarından bal akan kentimiz demeyi de ihmal etmiyoruz.
Dediğim gibi yapılan analizler tespitler doğru, ilimizin hak ettiği yerde olmadığından kimsenin kuşkusu yok. Ancak bir türlü netice alınamıyor.
1900’lü yıllarda bile ilimizde İngiltere, Fransa, Yunanistan, İtalya gibi ülkelerin konsoloslukları mevcuttu. Aydın-İzmir demiryolu ülkemizin ilk demiryolları arasındaydı.
İlk işletmelere hep şehrimiz öncülük etmişti. Nazilli'deki basma sanayi, Aydın Tekstil, Söke Çimento vs. ilimizi Ülke’nin göz bebeği haline getirmişti.
İlimiz uzun yıllar hem sosyal hem de ekonomik alanda en çok gelişen iller arasında yer alıyordu.
Uzun sözün kısası uzun yıllar tarım ve diğer ekonomik göstergeleri ile ülkenin en çok parlayan bir kaç yıldız şehrinde biriydi.
Bunlar bu şehir için kaygı duyan ve üzülen herkesin bildiği şeyler.
Daha sonra ne olduysa oldu, ilimiz yavaş yavaş bu özelliklerini kaybetmeye başladı ve içine kapanık, özellikle 25-30 yıldır gerileme dönemini yaşayan bir şehir haline geldi, maalesef bu durumdan kurtulacağına dair de bir işaret görülmüyor.
Aydın niçin bu hale geldi, potansiyelleri neden heba ediliyor?
Bırakın Konya, Kayseri, Gaziantep’in yakaladığı sinerjiyi yakalamayı, daha düne kadar Aydın'ı örnek alan Denizli’nin ve Manisa'nın gösterdiği ivmeyi yakalayamıyor.
Bence herkesin itiraz etmediği sorunları devamlı konuşacağımıza bunları konuşalım. Niçin bu illeri örnek alamıyoruz, onların yapıp da bizim beceremediğimi ne? Bunları tartışalım, çözüm arayıp artık gerekli adımları atalım.
Kısır çekişmeleri bir yana bırakıp yerel yönetimler, milletvekilleri, sivil toplum örgütleri, basın, ilgili herkes ile el-ele vererek bu konulara kafa yoralım.
Ortak bir akıl oluşturup, ben Aydınlıyım diyen, bu şehirde yaşayan herkese bunu aşılayalım.
Şehir içinde ve dışında bu konuda ilimsel çalışmalar yapalım, kampanyalar düzenleyelim.
Topyekûn kalkınma için projeler hazırlayalım, hazırlayanlara fikir üretelim.
Velhasıl hak ettiğimiz yere gelene kadar durmadan gereken her şeyi yapalım. Gerileme devrini durduralım.
Bu hava ile gidersek çok geç kalmış oluruz. Çünkü başka AYDIN YOK!