Aydın dökülüyor, gün geçtikçe kasabaya dönüşüyor.
Hiçbir temel sorunu çözülemiyor.
Dünün büyük köy gibi olan şehirleri aldı başını gidiyor.
En son büyük şehir olan 13 ile bakıyorsunuz şantiye gibi.
Bu illerin çoğu bir kaç yıl içinde MARKA ŞEHİR haline gelecek.
Günümüzde; şehri dönüştürüp modernleştirmenin liderliğini YEREL YÖNETİMLER yapıyor.
Ancak, bizim böyle bir vizyon ve misyonumuz yok.
1970'lerin yerel yönetim anlayışı ile gidiyoruz.
Bu şehirde iktidar belli.
Geçen haftalarda arkadaşlarım bu konuda uzun uzun yazılar yazdılar.
Ben bu hafta şehirdeki ana muhalefetten bahsedeceğim.
Şehrimizdeki; ana muhalefet partisi, ülkeyi yöneten iktidar partisi.
AK PARTİ; ülkede reformların öncüsü oldu.
Hayal bile edilemeyen icraatlara imza attı.
Ancak; şehrimiz, ülkedeki bu hızlı değişim ve modernleşmeye ayak uyduramadı.
En azından benim gözlemlediğim, 8 yıldır görevini tam olarak yerine getiremedi.
Buna lokomotiflik yapacak teşkilatlar yerel iktidarda olduğu gibi 1970'lerin siyaset anlayışını aşamadı.
İçe dönük kavga, bölünme, kamplaşma hastalığından bir türlü kurtulamadı.
Sn. ERDOĞAN'ın metal yorgunluğu olan teşkilatlar değişecek sözünden sonra; bu hastalığın şiddetini artırarak devam ettiğini görüyoruz.
Mevcut bir il başkanı var.
İnsanları başarılı olup olmadığına göre değerlendirmek lazım, bu çok doğal bir hak.
Eğer kişilikler üzerinden değerlendirirseniz, bunun adı, çamur siyasetidir. 1970'lerin siyaset anlayışıdır.
AYDINPOST, herkesten farklı olarak kafasından isim üretmeden veya AK PARTİ'de tanınan herkesi il başkanı adayı diye yazıp çizmeden,
SADECE VE SADECE; TABANDA KONUŞULAN, MEVCUT BAŞKANIN YANINDA ONA ALTERNATİF GÖSTERİLEN, PARTİLİLERİN DİLLENDİRDİĞİ, ANKARA'DA KONUŞULAN POTANSİYEL BAŞKAN ADAYLARI İLE İLGİLİ GERÇEK BİR HABER YAPTI.
Ertesi gün;
Çamur atılmaya çalışan kişilerin çözdüğü, son bir kaça yıla kadar AK PARTi karşıtı, bu gün AKP'li olan kişilerce açılan feyk hesaptan,
adı il başkan adaylığı için geçen bir kaç kişiye saldırı başladı.
Çirkinlikler; tabanda tepki çekince hesap ertesi gün kapandı.
Bir atımlık kurşunları da boşa gitti.
Ertesi gün; isimlerini bırakın Aydın kamuoyunu, bu partiye aktif olarak gönül verenlerce dahi bilmediği kişiler;
Bu partide, milletvekilliği,
Nasıl bir kafa, nasıl bir ego, nasıl bir ene, nasıl bir nefis;
Hizmet eden herkesin; bir gün eski olacağı kişilere toptan deforme olmuş demesi,
Anlamak mümkün değil,
Bir an için düşünün, milyonda bir bile şansı olmayan bu kişilerin il başkanı olduğunu,
Aydın'da onlarca parçaya ayrılmış, içine kapanmış, kamplaşmış partinin ne hale geleceğini.
Aydın'da AK PARTi'yi ülkede olduğu gibi lider yapacak, yerel yönetime yön verecek ve bu şehri kasaba olmaktan çıkaracak bir anlayış gerekli.
Bu da birkaç gündür iyice açığa çıkan, ayak oyunları, iç kavgalar, kamplaşmalar kısacası, 1970'lerin çamur siyaseti ile olmaz.
ÖZELLİKLE; AYDIN'DA,
İl başkanlığına aday olacak kişiler;
-BU MAHALLENİN İNSANI OLMALI,
ANCAK; MAHALLE KİMLİĞİNİ ÖNE ÇIKRMAMALI,
AYDIN'IN SOSYOLOJİSİNİ İYİ TANIMALI,
LİBERAL VE DEMOKRATLARLA TEMASI OLMALI,
HATTA SON ZAMANLARDA PARTİLERİ TERÖR ÖRGÜTLERİNE SEMPATİ DUYDUĞU İÇİN RAHATSIZ OLAN KESİMLERLE İŞBİRLİĞİNE GİREBİLECEK YETENEKTE OLMALIDIR.
HAYDİ HAYIRLISI.