Aydın’da siyaset değil, açık bir pozisyon savaşı yaşanıyor.Aynı isimler, aynı yüzler…Sadece rüzgâra göre değişen duruşlar.
Bir yanda “sarı bina”nın gölgesinde hareket edenler,diğer yanda dün el etek öpenlerin bugün ahkâm kesen halleri…
Bugün Bülent Tezcan ve il yönetimine laf yetiştirenler,düne kadar aynı kapılarda siyaset yapmıyor muydu?
Ne değişti?
Fikirler mi, yoksa menfaat dengesi mi?
İşin medya tarafı daha da ibretlik…
Dün Ömer Günel etrafında pervane olan bazı kalemler,bugün eleştiri adı altında takla üstüne takla atıyor.
Eleştiri elbette olur.Ama bu kadar keskin dönüş, samimiyet sorgulatır.
Ve gelelim son perdeye…Fatma Çanakçı birkaç gazeteciyle birlikte çıkıpÖmer Günel hakkında suç duyurusunda bulunuyor.
Peki şimdi sormak gerek:Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?
Eğer ortada bir iddia varsa,neden düne kadar beklediniz?
Ve madem bu kadar önemli bir adım,neden şehirde kimsenin haberi yok?
Ne geniş bir destek,ne güçlü bir açıklama…
Bir-iki isim dışında sessizlik.Bu da ayrı bir soru işareti.
Tüm bu tablo içinde asıl kaybeden kim?Kuşadası…
Turizm sezonu kapıda ama şehir hazır mı?Sokaklar, caddeler, parklar ne durumda?
Yoksa yine klasik senaryo mu?Sezon başlar, işler son dakika yetiştirilmeye çalışılır…
Kuşadası’nın ihtiyacı;siyasi manevralar, medya oyunları değil…
Netlik, tutarlılık ve gerçek hizmettir.