banner339
banner313

Konuk Yazar: İsmail Hakkı Gürkan

Aydınpost'un "Konuk Yazar" bölümünde İsmail Hakkı Gürkan'ın yazısıyla sizi başbaşa bırakıyoruz. Siz de "Konuk Yazar" olmak için [email protected]'a elektronik posta yollayabilirsiniz.

Konuk Yazar: İsmail Hakkı Gürkan
banner401
banner427

Nazilli’de Bir Tarih Es Geçiliyor!

İnternette ismimin geçtiği makalelerin %90’nında Arpaz ismi yer alıyor. Çünkü 18 yaşını doldurduğum zamandan bu yana Nazilli’de bulunan “Arpaz Kalesi ve Beyler Konağını ”gündeme getirmek için uğraşıyorum. Bana sordular, Arpaz Ailesinden mi geliyorsun diye, hayır dedim. Niye bu konuda ısrar ediyorsun dediler, siz sustuğunuz için dedim. Hala anlamamakta ısrar ediyorlar. Şubat 2016’da Aydınpost’da bir köşe yazısı yayınlamıştık, orada da sitem ettim, şimdi daha büyük bir sitemi dile getirmek için kalemi elime aldım.

İki yıl önce bir imza kampanyası başlattık. Biliyorsunuz artık öyle dilekçeler ve imza listeleriyle kapı kapı koşmanın bir anlamı yok. Bende bundan dolayı Dünya’nın en önemli platformu olan Change.org sitesinde bu kampanyayı başlatarak hedefim olan “Farkındalığı” yaratmaya başladım. Sabit bir ivmem vardı. Aydınpost’da köşe yazısı yazmadan önce ulusal basının sanal platformunda haberimiz yapılınca bu istatistikler biraz olsun hız aldı. Geçen ay arkeoloji sayfalarında paylaşım yapılmasını rica ettik. Neden yalvardım o binlerce kişinin yönettiği sayfa yöneticilerini biliyor musunuz, kimse bu yapısı şatoyu andıran tarihi eseri tanımıyor. Sadece o günkü paylaşımlar imza sayısını 500’den 720’ye çekti. Bu veri sürekliliğe sahip olsaydı şayet, bugün ulusal basında, gazete ve televizyonlarda, Arpaz Kalesi konuşulmuş olurdu. İmza 734’de kilitlendi kaldı ve bugün kampanyayı durdurdum.

NAZİLLİ’NİN TANITIMINI YAPIYORLAR’MIŞ

Yerel basında haberlerimiz yapılsın diye gazeteci kimliği olan birçok kişiyle iletişime geçmek zorundaydım ve gazetelerin facebook sayfalarına mesaj bıraktım. Hepsi de kibar dille otomatik mesaja bağlamış, birazdan geri dönüş yapacağız diye bildirim verdi. Bekledim ve irtibata geçince durumu izah ettim. Kimlerle karşılaşmışım meğer ben, halimize acıdım! Hiçbir şekilde kişi ve kurumları işaret etmeden aldığım cevapların öyküsünü sizlere aktarıyorum.

İlk önce gerçekten bu konuyu detaylı bir biçimde ele alıp haber yapan bir gazeteye ulaştım. Zaten ilk verdikleri yanıtta önce bunun haber yapıldığını, buna rağmen birlikte bir yazı kaleme alabileceğimizi belirttiler. Hatta kendileri manşeti bile bana atmışlardı: “Esenköy Mahalle Sakinleri İsyan Etti.”

Kardeşim ben sizlerden gerçek haber istiyorum. Yıllardır Esenköy Mahallesinde yaşayan insanlar başta olmak üzere Nazilli’nin bu esere sahip çıkmasını istedim ki bunu mahalleli bile sahiplenmemişken siz neyin İsyan haberini yapmak isteyesiniz. Yine de sohbeti onaylayıp her şeye tamam dedim, haber yayınlanacak diye bekledim, bekliyorum…

Öte yandan, bir diğer gazete editörü Arpaz Kalesi ve Beyler Konağının Yitirilmesi konusunun haber değeri taşıyıp taşımayacağını aralarında konuşup, bana geri dönüş sağlayacaktı. Ya toplantıları çok uzun sürdü, bizimki arada kaynadı, ya da gerçekten hiçbir değerimiz kalmadı. Ben yine de geri dönerler de haberini yaparlar diye bekledim, beklemeye devam edeceğim…

Son olarak haberlerini sürekli takip ettiğim saygı duyduğum bir gazeteci abimize yazdım. Neden yazdığımı kısaca özetleyeyim, profilinde sürekli Nazilli’nin tanıtımını yapıyoruz diye haberler yayınlıyorlardı. Dedim ki Esenköy Mahallesi Nazilli’ye bağlı madem, bir tanıtım filmi de biz çekelim. Bırakın filmi bir gazetenin en kuytu köşesinde yerimiz olsun istedim. Çok yoğunum bu aralar abim, dedi. Yoğun olduğunu görüyordum saygısızlık etmek istemem ama yaptığı haberler hep bir geri planda kalıyordu. Başarılı olmayı çok isteyen birisi sürekli geçiştiriliyordu, benim gözlemimce ve bende kendisi tarafından “Es Geçildim.” Yine de yoğunluğu biter de döner diye bekledim, beklemeye devam ederim diye de düşünüyorum…

Dipnotu koymadan yazımı noktalamak istemiyorum. Son bir ayda yerel basının sitelerinde haber değeri gören düğünleri okuyun ve altındaki yorumlara bakın. Nazilli halkı bunların gereksiz olduğunu bildiği halde ve kendi düşünceleriyle bildirdiği halde hangi doğrultuda Arpaz Kalesi ve Beyler Konağını gündeminize taşıyamadınız? Haber yaptığınız da bir şeyler değişecek mi? Belki de değişmeyecek ve bunu bildiğiniz için umursamıyorsunuz. Herkesin kendisine göre haklılık payı vardır. Bizler, sizleri bu amacımız doğrultusunda bir basamak gördük. Siz bu merdivenin basamaklarını bizlere kapattınız!

Yıllar sonra olur da birileri gelir bu yapıyı kamulaştırdığında, restore ettirdiğinde ve turist ağırladığımızda sakın ola köyümüze, mahallemize gelip haber yapmaya kalkışmayın. Kötü günlerimizde neler yaptığınız ve kimlerin yanında olduğunuzu buradan okurlara aktarmaya çalıştım. İyi gün olur mu bilmem ama şimdiden yukarıda notumu düştüm, zaten bundan kötüsü de olamaz. Şubat 2016’da yazdım, 2016 yılının sonlarına dayanmak üzereyiz; Bir tarih yok olup gidiyor, Nazilli’de. Belki tanıtımını yaparsınız…

Güncelleme Tarihi: 15 Ekim 2016, 08:48
banner218