Aydın Esnaf Odası Başkanlığına Kim Daha Yakın?

Abone Ol

Bu seçim ne bir oda seçimidir ne de bir koltuk yarışıdır, daha da ötesi, Aydın küçük esnafının “ya ayakta kalacağız, ya da kepenk kapatarak yok olacağız,” seçimidir..

Kuşadası’ndan Buharkent’e, Didim’den Kapruzlu’ya,Söke’den Karacasu’ya kadar uzanan geniş coğrafyada yaklaşık 50 bin esnaf...Yaklaşık Aydın’ın dörtte biri...

Aileleri ve çalışanlarıyla birlikte düşünüldüğünde 300 bin insanın geçimini sağladığı bu büyük kesimin temsilcileri, 3 Mayıs’ta yapılacak Aydın Esnaf ve Sanatkârlar Odası Birliği (AYESOB) Olağan Kongresi’nde yeni yönetimini seçecek.

Bu seçim sıradan bir seçim değil... Bu seçim,Aydın küçük esnafının kader seçimidir.

Çünkü son on yıldaki tablo meydanda... Ücretli kesimin geliri eridi... Tarıma dayalı üretici kesim kazanamaz hale geldi... Kişi başı gelir Türkiye ortalamasının altına düştü.

Ve bu tablonun ürettiği sonuç: Aydın’da yoksullaşma artık geçici değil kronik hale geldi.

Nitekim Aydın gelişmişlik sıralamasında 24.sıradan 39’a gerilemesi de bu gerçeği teyit ediyor.

Bu gerçeği, küçük esnafın karşı karşıya olduğu tabloda da görmek mümkündür. ..Kira artışları...Elektrik,doğalgaz,akaryakıt maliyetleri...Tedarik,lojistik ve ürün fiyatlarındaki anormal yükseliş...

Bunlara ek olarak: SGK primleri... Artan vergi yükü... Esnafın mecbur tutulduğu e-defter ve bilanço zorunlulukları...

Tüm bunların esnafı getirdiği nokta: Artık esnaf kazanmıyor, borç harç batmamak için direniyor, hayatta kalmaya çalışıyor.

Küçük esnaftan kredi çekmek isteyenlerin önünde iki seçenek var

Banka & Yüksek faiz. Kooperatif& Teminat veya kefil... Esnaf için her biri diğerinden daha ağır bir yük...

Rahmetli 9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in dediği gibi:”Enflasyon sadece pahalılık değildir...”

“Enflasyon; borçlunun borcunu ödeyememesi... Piyasalara olan güven kaybı... Ahlaki aşınma demektir”. Ve günümüz şartlarında enflasyonun yiyip bitirdiği kesim ise küçük esnaftır.

Ekonomide günümüzün özeti: Yüksek maliyet... Yetişmekte zorlanılan nakliye... Düşük kar... Zincir marketlerle olan haksız rekabet... Ücretlerin yetersizliğinden kaynaklı zayıf talep...

Sonuç: Cep delik... Cepken yırtık... Yamalı potur... Sürdürülemez esnaflık... Ardı ardına kepenkleri inen dükkânlar... İşsiz kalan yığınlar.

Efenin cebi delik, cepkeni yırtık, poturu nasıl yamalı olmasın... Taşrada bile mahalleye kadar giren zincir marketlerde bakkalından kasabına, kırtasiyeden mandırasına kadar yok, yok.

Aydın aynı zamanda bir turizm bölgesi... Ama bölge esnafına olan etkisi yaz aylarıyla sınırlı... Sektöre olan ilgisizlikten Kuşadası ve Didim dışında kalan bölgeler pastadan pay alamıyor.

Sorunlar sadece maliyet değil... Sanayi sitelerini konut alanları sınırlamış durumda... Yeni dükkân alanları üretilemiyor... Lojistik... Teslimat ve müşteri kaybı artıyor.

Otomotiv sektöründe artan servis zincirleri ise sanayi esnafını tehdit ediyor... Çözüm ise esnafın birleşmesinden ve kendi servis ağını kurmasından geçiyor.

Sanayi sitelerinde günümüzün en büyük sorunu çırak... Çırak bulunamayınca kalfa da usta da yetişmiyor.

Bir mobilyacı dostumun dediği gibi bu gidişle mobilyacılık da semercilik gibi zamanla yok olacak.

Küçük esnaf bu zorlukları yaşarken bu güne kadar ki, birlik başkanları ve yönetimleri ne yaptı, dönüşümün alt yapısını hazırlayabildiler mi siz olsanız sormaz mısınız?

Görünürde yapılan bir şey yok. Pekiyi sebep ne? Vizyon eksikliği mi... Risk alma korkusu mu?.. Koltuk kaygısı mı?

Yoksa hepsi mi?

Oda yöneticiliği hizmet amaçlı değil de atanmışların işgal ettiği koltuk gibi koltukları aylığına muhtaç bir geçim kapısı görürlerse onlardan hizmet beklemek beyhude olur.

“Kendisi himmete muhtaç dede/Gayra nasıl himmet ede...”

“Hepsi mi” sorusuna “hepsi” demek daha gerçekçi bir tespit olur.

O nedenle sözünü ettiğimiz biriken sorunlara neşter vuracak olan da küçük esnafın kendisinden başkası değildir. Küçük esnaf sesini çıkarırsa duyması gerekenler ancak o zaman duyar.

Yoksa ağlamayan çocuğa bu âlemde meme veren çıkmaz. Dışarıdan birileri bu sorunlara el atmaz.

Unutulmasın:

Eğer esnaf oy vermede hizmeti merkezine alacağına tercihini “bizim adam,” “onun adamı” sözüne itibar ederek yaparsa:

Delik bir cepteyken ikincisi de delinir, cepkende yırtık birken iki olur, poturda da yama sayısı artar ve kepenkler ardı ardına iner..

O nedenle 03 Mayıs seçimleri küçük esnaf için bir milat olma özelliği taşıyor.

50 bin esnafı temsilen sandığa gidecek delegeler sadece bir başkan ve yönetim kurulu seçmeyecek... Aydın esnafının geleceğini oylayacaklar

Bu seçimde üç aday var ve üçü de güçlü... Muhammet Ali Künkçü(mevcut başkan)...Semih Özmeriç... Serhan Avşar.

Künkçü: Gelenekçi esnafın desteklediği aday... Ancak yıpranmış olması bir dezavantajdır..

Özmeriç:Geniş kesimden oy alabilecek bir profil...Sektörel gücü ve tanınırlığı oldukça yüksek...

Avşar: Genç ve değişim yanlısı bir kişilik... Ülkücülerin ve MHP yönetiminin gönlü kendisinden yana olan bir aday.

Seçimin kaderini belirleyecek unsur: İlçelerdeki güç dengesi... Meslek gruplarının ağırlığı... Olası ittifaklar.

Özellikle etki gücü yüksek şoförler odası temsilcisi Özmeriç-yine etki gücü yüksek berberler odasının desteklediği Avşar güç birliği yaparlarsa denge bu ittifak lehine değişebilir.

Pekiyi, Künkçü, Özmeriç-Künkçü Avşar ittifakı olabilir mi,bu ihtimal gözükmüyor.

Yine de 24 saatini sandığın konduğu her ortam için geçerli olduğunu akılda tutalım. Eskiler bu gibi durumlar için “deniz ateş alır mı,” sorusuna ihtimaldir,demeyi uygun görmüşlerdir..

Hâsılıkelâm; bu seçim ne bir oda seçimidir ne de bir koltuk yarışıdır, daha ötesidir.

Aydın küçük esnafının “ya ayakta kalacağız, ya da kepenk kapatarak çoğumuz, yok olacağız,” referandumudur.

Ve sandığa giden her temsilci vereceği oyla aslında kendi geleceğini de belirlemiş olacaktır..

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }