Aydın efeleri neler yapıyor?

Abone Ol

“Hükümetin iki amacı vardır: Biri milletin korunması, ikincisi milletin refahını sağlamaktır. Bu iki şeyi sağlayan hükümet iyi, sağlayamayan kötüdür”.  Atatürk bu sözü 1923 yılında Adana’da söylemiştir.

Hükümetler vatandaşlarını korumak ve refahlarını sağlamak için kanunlar çıkarır. Mesela ormanları korumak için orman kanunu, meraları korumak için mera kanunu, sağlık şartlarını iyileştirmek için sigara yasağı gibi. Hükümetlerin oluşan olaylara tepki vermekte geciktiği durumlarda demokratik kitle örgütleri çeşitli yollardan hükümet yetkililerini uyararak yapılması gerekenlerin yapılmasını sağlamaya çalışırlar.

Son dönemde Aydın’da jeotermal konusunda oluşan hassasiyete karşılık hükümet cephesi sessiz kalmakta ve alınması gereken önlemler konusunda tepkiyi zamanında verememektedir. Böyle olunca bazı demokratik kitle örgütleri işleyişi hızlandırmak için eylemler düzenlemektedir. Birçok örgütün hassasiyet gösterdiği bu konuda özellikle bazı örgütler ve bunların yöneticileri ön plana çıkmaktadır.

Tabip Odası Başkanı Metin AYDIN, Ayçep Başkanı Mehmet VERGİLİ, Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Mahmut Nedim BARIŞ ve Baro Başkanı Gökhan BOZKURT, çevre sorunları ile Aydın’ı ilgilendiren konularda arılar gibi çalışıyorlar. Çalışması gereken, iradelerini ortaya koymaları gereken birçok kurum ve yetkilinin sesinin çıkmadığı bir ortamda bu efeler en gür sesleri ile haykırmaktadırlar.

Üzerinde yükümlülük ve sorumluluk olan kurumların çeşitli nedenlerle çevre konularında sessiz kalmaları bu kişilerin sorumluluklarını daha da artırmaktadır. Hatta toplumu oluşabilecek zararlı etkilerden koruması gerekenler neredeyse bu firmaları koruyan pozisyonuna düşmüşlerdir. Bu nedenle bu kişilerin yaptıkları çok değerli ve önemlidir.

Çevre konusunda ilk olarak Gezi Parkı duyarlılığı ve eylemler zinciri oluştu. Arkasından Artvin duyarlılığı ve eylemler zinciri oluştu. Aydın’da da Menderes kirliliği ve Jeotermal gibi çevresel sorunlar varken eylemler zinciri henüz oluşturulamamıştır. Bu duyarlılığın sağlanabilmesi için her görüşten insanın bu konular da bilgilendirilmesi ve harekete geçirilmesi gerekmektedir. Çünkü oluşabilecek olumsuz bir durumda kadın erkek, çoluk çocuk, genç yaşlı, sağcı solcu herkes etkilenecektir. Bu konularda önlem alınmazsa önümüzdeki süreçte onkolojik sorunlar çığ gibi büyüyecektir. Hem Menderes nehrinin kirliliği, hem Jeotermallerin oluşturduğu kirlilik kabul edilebilir sınırların çok üzerindedir.

Temiz bir Aydın’da, sağlıklı yaşamak istiyorsak bu dört Aydın efesine destek olmamız gerekir. Hem de hemen, şimdi ve derhal. Pazar günü ADD Aydın Şubesi öncülüğünde yapılan, Aydın Demokratik Kitle Örgütleri Çalıştayı’nda gündeme geldiği gibi harekete geçmezsek çok geç kalmış olacağız. Yarın çok geç olabilir, bu efeler tek başlarına bir yere kadar mücadele edebilirler. Tüm demokratik kitle örgütlerine, odalara, sendikalara ve siyasi partilere düşen görev, ben değil biz anlayışı ile hareket edip bu çevre sorunlarına çözüm bulmalarıdır. İş işten geçmeden.

Pazar günü ADD Aydın Şubesi öncülüğünde yapılan, Aydın Demokratik Kitle Örgütleri Çalıştayı’nda önemli kararlar alındı bu konu ile ilgili olarak önümüzdeki günlerde bir yazı kaleme alacağım. Şimdilik bu çalıştayın başarılı olduğunu, geleceğe umutla bakabileceğimizi söylemekle yetineceğim. Birlik içinde hareket etmek başarmanın temel unsurudur. Teşekkürler Aydın efeleri.

{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }