Aydın CHP'de önseçim varyasyonları ve sonuçları

Abone Ol

Önseçimler, yerel örgütlerde en iyi, en çok sevilen, en çok tanınan, en iyi çalışabilecek olan adayların seçilmesi ve böylelikle seçimlerde tüm parti üyelerinin severek seçtiği adaylarla kesin başarıya ulaşabilmek için yapılır. Bu yöntem aday belirlemede en yararlı ve kullanışlı olanıdır. Ama kağıt üzerinde. Teorikteki düşünce ile pratiktekinin tam örtüşmediği durumlar da görülebilmektedir. Tıpkı Aydın’da olduğu gibi.

Oldukça kabarık bir üye sayısına sahip kentimizde ön seçim süreci oldukça hareketli geçti. Gerçi aday adayı sayısı geçen döneme göre yarı yarıya azalsa da örgütte heyecan daha da fazlaydı. Bu aşamada farklı düşünceler ile hareket edenler önseçimlere müdahale gereğini duydular. Önce bazı yerel gazetelerde listeler yayınlandı. Sonra anahtar listeler bilboardlara asıldı. Kendilerini örgüt üstü pozisyonda görenler bu müdahaleyi rahatlıkla yapabildiler. Hatta etki altında tuttukları üyeleri tehdit yoluna bile gidebildiler. Ama bilmiyorlar ki, kimsenin iradesi örgüt iradesi üzerinde tahakküm oluşturmaya yeterli değildir. Örgüt üyeleri de bu tür anlayışa prim vermemelidir.

Burada kullanılan anahtar liste yolu ile işaret yöntemi üyeler tarafından tamamen ret edilmese de büyük yara aldı. Umarım örgütü oluşturan üyeler bu yöntemi en kısa sürede tamamen ret ederler. Siyasette işler hile hurda ile değil, dürüstlükle yapılmalıdır. Örgüt üyeleri üzerinde aşiretvari bir vesayet oluşturmak sonuçların adil olmasını engeller. Örgüt için canını dişine takmış, gece gündüz demeden çalışmış kişilerin emekleri göz göre göre çalınmış olur. Seçilenler halkı değil, işaret edenleri temsil eder pozisyona düşer.

CHP artık bir sıçrama yapmak zorunda. ‘’Benim olsun küçük olsun’’ anlayışı ile bir yere varılamayacağı gün gibi ortada iken, adeta geri adım atmanın bir anlamı da yoktur. Sıfatı ne olursa olsun, parti üyelerinin amacı partiyi hep ileriye götürmektir. Yerinde saydırmak değildir.

Örgütte üst kademede olanlar taraf olmaktansa herkesi eşit şekilde kucaklamalıydı. Her adayın yanında olmalı, üyeleri eşitliğe, centilmence mücadeleye çağırmalıydılar. Hatta bu iş için sıkça toplantılar düzenlenmeliydiler. Ama olmadı, yöneticiler ile belirli mevkilere ulaşmış olanlar bu olgunluğu maalesef gösteremediler. Bunun en güzel örneği önseçime katılım oranlarında görüldü. Nasıl olsa listeler belirlenmiş, bize soran yok ki, diyen üyeler sandığa bile gitmediler. İl ya da ilçe yönetimleri de katılımın artması yönünde bir çaba göstermediler. Sanki onlarda bu işaret olayına sıcak baktılar, ‘’adam sende’’ dediler.

Genel seçimlere az bir süre kaldı. Bu işaret yöntemi faydalı mı oldu, zararlı mı oldu göreceğiz. Ayrıca zamanı geldiğinde mevcut yöneticilerin başarısını da 2011 ile 2015 seçimlerini kıyaslayıp net bir şekilde göreceğiz. Mevcut durumu oluşturmak faydalı oldu mu olmadı mı? Olursa mesele yok, olmazsa büyük sorun var demektir. O konuyu da seçimlerden sonra analiz ederiz. Son söz, örgütlerde kadınlar ile gençleri yok saymak en büyük hatadır. Ev ev, köy köy dolaşan ve hiçbir zaman yılgınlık göstermeyen kadınlarımıza gereken değeri vermeliyiz. Bu da öyle yüzlerine gülerek olmaz, onlara hak ettiği değeri vererek olur.

 

 
 
{ "vars": { "account": "UA-18838004-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }