• BIST 108.136
  • Altın 151,612
  • Dolar 3,6727
  • Euro 4,3310

    AVM'ye etnografya müzesi açtılar

    11.07.2012 09:25
    Aydın'da mimar olan anne ve babaları tarafından biriktirilen sandık çeyizi koleksiyonunu sergilemek isteyen Çağdaş Can Öztürk ve Deniz Can Öztürk kardeşler bir ilke imza attı.
    AVMye etnografya müzesi açtılar
    AVM'ye etnografya müzesi açtılar AVM'ye etnografya müzesi açtılar AVM'ye etnografya müzesi açtılar

    AYDINPOST ÖZEL HABER - Aydın- Söke yolu üzerinde bulunan Novada Outlet alışveriş merkezinde ‘Otantika’ adıyla bir Etnografya Müzesi kuran iki kardeş, ellerinde bulunan 4 bin parça eserden 2 bin adedini burada sergiliyor. Kütahya, Ödemiş, Aydın ve Manisa bölgelerine ait 17’inci, 18’inci ve 19’uncu yüzyıllara ait eserlerin sergilendiği müzede ayrıca ‘dükkan’ adlı bir bölüm açan iki kardeş burada da ziyaretçilere yaklaşık 120 kadın tarafından yapılan el işi ve iğne oyalarını satıyor. Anne ve babalarından kalan sandığı böyle değerlendirdiklerini anlatan Çağdaş Can Öztürk, “Anne ve babamız, küçüklüğümüzde biz iki kardeşe kumbara yerine sandık almış. Adımıza para biriktirmek yerine, komşuların deyimi ile ‘çul-çaput’ biriktirmişlerdi. Bu çul-çaputun çok değerli bir Etnografya Koleksiyonu olduğunu anladığımızda bir müze açma fikri ile Otantika Projesi doğdu” dedi.

    Aydın’da mimar olan Cem Cemil Öztürk (57) ve karısı Nilüfer Öztürk (57) mesleklerini yaparken koleksiyonculuğa ilgi duyarak, bir köşeye atılmış çeyizlik eserleri satın alıp biriktirmeye başladı. Ege Bölgesi’nin her köşesini gezerek Sandık Çeyizi veya Gelin Çeyizi adı verilen tamamı orijinal eserleri toplayan karı koca biriktirdikleri eserleri oğulları Çağdaş Can Öztürk (32) ve Deniz Can Öztürk’e (26) bıraktı. Anne ve babaları tarafından kendilerine verilen tamamı orijinal 4 bin parça koleksiyonu sergilemek isteyen iki kardeş, Aydın- Söke yolu üzerinde bulunan Novada Outlet alışveriş merkezinde ‘Otantika’ adıyla bir müze kurdu.

    KUMBARA YERİNE SANDIK
    Oluşturdukları müzede ellerinde bulunan 4 bin parça eserden 2 binini sergileyen iki kardeşten Yedi Tepe Üniversitesi Uluslararası ilişkiler ve Siyaset Bilimi mezunu olan ayrıca Amerika da işletme eğitimi alan Çağdaş Can Öztürk, “Anne ve babamız, küçüklüğümüzde biz iki kardeşe kumbara yerine sandık almış. Adımıza para biriktirmek yerine, komşuların deyimi ile ‘çul-çaput’ biriktirmişlerdi. Bu çul-çaputun çok değerli bir Etnografya Koleksiyonu olduğunu anladığımızda bir müze açma fikri ile Otantika Projesi doğdu” diyerek yola çıkış hikayesini anlattı. İki kardeş olarak Otantika konsepti ve markasını yaratmak için harekete geçtiklerini anlatan Öztürk, “Gelecek, ancak ve sadece geçmişin köklerinden yükseltilebilir. Başka bir deyimle geçmişini bilmeyen ve tanımayan hiçbir ulusun geleceği de olamaz ana fikri bu koleksiyonun oluşturma ve yaratılma gerekçesidir. Müzedeki tüm eserler, desen, model, teknik öğrenme ve kopyalama, inceleme için herkese açıktır. Fotoğraf çekmek serbesttir” diye konuştu.

    120 EV HANIMI İSTİHDAM EDİLDİ
    Müzede sergilenen her eserin örneğini elişiyle yaptırarak kültürün devamını hedeflediklerini anlatan Yıldız Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu Deniz Can Öztürk de, “Bu konuda bir çalışma yaptık ve müze içinde ‘dükkan’ adını verdiğimiz bir bölüm oluşturduk. Bu bölümde çeşitli etnografik eserler de bulunmakta. Dükkan bölümü için ortalama 120 kadın, sürekli el işi ve iğne oyası ürünler üretiyor. Gelen ziyaretçilerimiz müzede gördükleri bir eserin aynısını, aynı motiflerle el işi ile işlenmiş olarak satın alabiliyor” dedi. Otantika içinde oluşturulan ‘yemek evi’ ile de Ege Bölgesi’nin yöresel tatlarını ziyaretçilerine sunmaya çalıştıklarını söyleyen Öztürk, “Ziyaretçilerimiz, Ege’nin yöresel ‘Köy Düğünü Yemeklerini’ yemek evimizde, dibek ile öğütülmüş, kızgın kumda pişirilmiş Türk Kahvesi ve Mırra’mızı da kahve evimizde tadabilirler. Ayrıca, süzme yoğurt ile özel olarak yaptığımız yayık ayranımızı ve Osmanlı Şerbetimizi de tatmanızı tavsiye ederim” dedi.

    TARİHİ ENVANTERİ HAZIRLANIYOR
    Oluşturdukları müzenin Aydın Kültür Müdürlüğü ve Milet Müzesi kontrolü altında olduğunu hatırlatan Deniz Can Öztürk, müzenin Kültür ve Turizm Bakanlığı kriterlerine uygun olarak resmi envanterinin hazırlandığını söyledi. Resmi envanterin tamamlandığında her bir eser için ayrı ayrı ve daha çok bilgiye sahip olunacağını vurgulan Öztürk, “Müzede sergilenen eserler, 17’inci, 18’inci ve 19’uncu yüzyıllara ait Ege Bölgesi ağırlıklı eserlerdir. Aydın, İzmir, Kütahya, Balıkesir, Manisa, Muğla ve Afyon bölgelerine ait çeyiz işleridir. Eserlerin en seçkinleri, Kütahya, Ödemiş, Aydın ve Manisa bölgelerine ait olanlardır. Bunun nedeni bu bölgelerin, ‘Şehzade’ ve ‘Beylik’ merkezi olmasıdır. Eserlerde, kadife, atlas, saten, ipekli ve pamuklu kumaşlar ile ipek ve pamuk tüller kullanılmıştır. Tüm kumaşlar, el tezgahlarında dokunmuştur. İşlemelerde sarı ve gümüş rengi şeritler, gerçek altın ve gümüş iplikler, altın suyuna batırılmış ipler, kılbıdanlar, kök boyalı ipek iplikler kullanılmıştır. Efe Oyaları ve bazı grep- yemeni ve kefiye oyalarında, işin daha diri durması için at kılı kullanılmıştır” diyerek eserler hakkında bilgi verdi. İki kardeş, mevcut koleksiyonlarının kalan kısmı içinde Avrupa ve Türkiye’nin çeşitli illerinde müze kurmak için çalışma yapıyor.

    OTANTİKA PROJESİ NEDİR?
    Otantika Projesi, 4 temel üzerine oturuyor. 

    Etnografya Müzesi: Dünyada, bir Alışveriş Merkezinde (AVM) bulunan ilk ve tek müze. Türkiye’nin en büyük Etnografya Müzesi. Koleksiyon 4bin eserden oluşuyor. Müzede, 2 bin adet eser sergileniyor. Ebru uygulamaları, halı dokuma, iğne oyası ve kına gecesi canlandırmaları yapılıyor.

    Yemek Evi: Ege Köy Düğünü Yemeklerinden oluşan bir menü sunuluyor. Yemeklerin çoğu siparişle hazırlanarak, lezzetleri ve kıvamları korunuyor. Yuvarlama (sıkma-yuvalama), Mantı, Tire Köftesi, Yaprak Sarması, Gözleme, Paşa Böreği, Keşkek, Sucuk, Kuru Fasulye, Pilav,Yayık Ayran, Biberli-kekikli Zeytinyağı tabağı ve Çubuk Turşusu menüdeki yemekler.

    Kahve Evi: Türk Kahvesi ve Mırra yapılıyor. Kahve, dibekle öğütülüp, kızgın kumda pişiriliyor. Kahve, otantik kıyafetli kızlar tarafından ikram ediliyor. Dileyenin masasına kum seti verilerek, kendi kahvesini yapma olanağı sunuluyor.

    Dükkan: Toplamda 120 kadının el işi oyaları, Etnografik eser parçaları ile birlikte satışa sunuluyor. Tüm Etnografik eserlerin yeni versiyonları özel olarak yaptırılabiliyor. Talep edilen eserin benzeri siparişle bulunabiliyor. İncir, Zeytinyağı, Köy ve tüm bitkisel sabunlar, pek çok organik kuru ürünün ve çeşitli hediyelik otantik eşyanın satışı yapılıyor.

    ETNOGRAFİK ESERLER VE SANDIK ÇEYİZLERİ
    Etnografik Eserler- Çeyiz işleri; genç kızın veya gelin adayının hünerini, el becerilerini yansıttığı işlerin genel adıdır. Sandık Çeyizi, Sandık İşi, Kadın El Sanatları, Çeyiz vb. olarak da tanımlanır. Sandık Çeyizi işlerinin bir bölümü (çevre), düğün davetiyesi (okuntu) olarak akraba ve komşulara dağıtılır. Önemli bir kısmı da,düğün evinde, kına gecesi öncesi sergilenirdi. Ağır ve gösterişli işler, bir anlamda görücüye çıkardı. Çeyizin özgünlüğü ve zenginliği çoğu kez düğüne gösterilen ilginin de azlığına ya da çokluğuna sebep olabiliyordu. Çeyiz,bir anlamda Anı Defteri’dir.

    SABIR İŞİDİR, BECERİ İŞİDİR, YARATICILIKTIR
    Yoğun bir emek ürünüdür. Bir anlamında iğne ile kuyu kazmaya eş değerdir. Sabır, gelin adayının davranışlarının yansımasıdır. Şükretmeyi, beklemeyi, sessiz kalmayı bildiğinin işaretidir. Kendini ispat için seçilen zorlu bir yöntemin, konuşmanın, anlatmanın yoludur. Genç kızın ya da gelin adayının, ellerinin ve parmaklarının maharetini ve becerilerinin çeşitliliğini, zenginliğini yansıtır. El işlerinde ki benzerlikler, usta-çırak özellikleridir. Yaratıcılık, bilinmeyen bir desen yaratma da değildir. Yaratıcılık, doğada var olan tüm renklerin, tüm bitki ve diğer mahlukatın özenle ve belli bir ölçekte yer yer stilize edilerek uyumlu olarak bir araya getirilişidir. Yaratıcılık, yakın çevrenin doğru olarak gözlenmesi, yansıtılması ya da yorumlanmasıdır.

    TOPLUMSAL STATÜYÜ YANSITIRLAR
    Sandık işlerinde kullanılan malzemeler ve ortaya çıkarılan işlerin nitelikleri gelin adayının, sosyal ve ekonomik statüsünü de yansıtırlar. Yani ailesinin konumu, ekonomik durumu konusunda da somut veriler olarak kabul edilir. Doğaldır ki, tarlada çapa yapan yada dağlarda keçi otlatan kızlar ile konaklarda yetişen kızların kullandıkları malzemelerde, işlerde ayırt edilebilir özellikler taşır. Kullanılan motiflerde bile bu farklı statüler anlaşılabilir. İşlerdeki motif, renk ve yüzey uyumu genç kızın elinin ve parmaklarının inceliği ile zerafetini de taşır. Pek çok işle genç kızın parmaklarının ince yada kalın, kısa yada uzun olduğunu keşfetmek mümkündür. Dokunuşundaki ürkekliği yada kararlılığı yakalayabilmek yorumlayabilmekte, zarafetini, yada kaba-sabalığını da, duygu zenginliğini de, fakirliğini de anlamak mümkündür.


    HESAP İŞLERİ
    Kullanılan kumaş ipek, ipek tül, pamuklu olabilir. Hesap işi denmesinin nedeni, kumaşın, her bir dokuma aralığının hesaplanarak, işlemenin yapılmasıdır. Yani iğne ve ip sadece bir motif için değil, kumaşın her bir ip aralığı ve dokuma niteliği dikkate alınarak kullanılır. Bu nedenle hesap işi zor ve zahmetli işlerdir . Hesap işleri, bir anlamda sayıların belli bir disiplin ve uyum içinde bir formül ile dizilişidir. Tüm benzer motifler eşittir. Hesap işlerinde ince iğne ile kök boyalı ipek ip ve şeritler kullanılır. Çift yüzlüdür. Yani ön ve arka yüzleri aynıdır. En kıymetli sandık çeyizi işlerindendir. Ona bu değeri sağlayan, pek çok sandık çeyizinden ayırt edici bir diğer temel özelliği ise pek çok rengin aynı anda ve birlikte kullanılmasındandır. Bu nedenle hem zor hem de yaratıcılık gerektirir. Sayı saymayı bilmeyenler için mümkünsüz bir iş olması onu daha özel kılmaktadır. Tüm işlerde genel bir özgünlük vardır. Uçkur, Peşkir-Yağlık, Örtü, Şerbetlik ve Çevre işlemelerinde sıklıkla kullanılır.

    EFE OYALARI
    Efe giyim-kuşamının en önemli ve emek yoğun işidir. Onca silahın, kurşunun, çizmenin, kamanın arasında bir incelik, bir zerafet sembolüdür. Efe oyası, efenin etkinliğinin, yiğitliğinin, giysilerine yansıyan nişanesidir. Oyalarda, doğadaki tüm renkler, dağlardaki tüm çiçekler yansıtılır. Belki bu özelliği ile ‘dağlar senindir’ diye seslenilir. Renkler, doğadaki tüm ağaçlarda, bitkilerde, yapraklarda ve çiçeklerde var olan tüm renklerdir. Bununla efenin, sınırsız özgürlüğü, zincirlenemez kimliği ve yiğitliği sembolize edilir. Oyalara yansıyan doğadır. Yani dağlardır, ovalardır. Oyalar iğne ile işlenir ve mutlaka kök boyalı ipek iplik kullanılır. Oyanın armonisi, renklerin çeşitliliği ve uyumu ile onu işleyen eller Efeye, ‘Gönlüm de senindir’ diye seslenir. Bir anlamda yavuklunun mektubudur. Zalimin düşmanı, düşkünlerin dostu bir efe, ince ruhludur. Bu ince ruh, bu gerçek yiğitlik, seçtiği, taktığı oyalarda kendini ele verir. Gerçek Efe oyalarında at yelesi veya kuyruk kılı kullanılır. Bu yöntemle oyanın kapanması-katlanması önlenip, dik, açık, yaygın ve sert durması sağlanır. Efe oyaları ya fese sarılır yada bir kefiyenin çevresine takılıp, bu kefiye ile birlikte boyuna bağlanır.

    İNCİR AĞACI MOTİFLERİ
    ‘Aydın’ın ovalarından bal akar’ deyişi, incir ürününü tanımlar. Zeytin ağacından sonra Aydın bölgesinde en çok sayıda olan ağaç türüdür. İncir ağacının gövdesi, dalları, yaprağı ve dalların biçimi tek başına bir sanat eseridir. İnanca göre ilk insan olan Adem ile Havva’nın örtü olarak kullanıldığı yaprak türüdür. Bu yanı ile kutsal ve özeldir. İncir, tatlı- ballı bir meyvedir. İncir motifinde, izdivacın da ‘ağzım hep tatlı kalsın, mutluluğum bozulmasın’ dileği ve duası vardır. ‘Ocağına incir ağacı dikilsin’ deyişi bir bedduadır. Çoğalmak, çocuklar doğurmak isteği ve duası incir ağacı motifleriyle yapılır. İncir ağacı, özen ve bakım ister, tıpkı evlilik gibi. İncir ağacının dalları kırılgandır. Baskı ve şiddete dayanamaz. Bununla da duygusallık anlatılır.(Cem ULUCAN)

    aydinpost-twitter.png aydinpost-facebook.png

    1007aydin05.jpg

    1007aydin05-(1).jpg

    1007aydin05-(3).jpg

    1007aydin05-(4).jpg

    1007aydin05-(14).jpg

    1007aydin05-(26).jpg

    1007aydin05-(7).jpg 1007aydin05-(2).jpg

    1007aydin05-(10).20120711094432.jpg 1007aydin05-(23).jpg

     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Hudut karakolları artık drone'la korunacak05 Ekim 2017 Perşembe 04:34
  • iOS 11.0.2 çıktı!03 Ekim 2017 Salı 23:14
  • 2018'de 1 milyardan fazla akıllı telefon bu özelliğe sahip olacak!01 Ekim 2017 Pazar 11:45
  • Bir devrin sonu: Twitter, 280 karakterli tweetleri denemeye başladı27 Eylül 2017 Çarşamba 09:09
  • iOS 11.0.1 güncellemesi yayınlandı27 Eylül 2017 Çarşamba 01:14
  • Whatsapp ve Facebook sonunda birleşiyor!25 Eylül 2017 Pazartesi 13:57
  • Star Wars: The Last Jedi tamamlandı!25 Eylül 2017 Pazartesi 02:01
  • WhatsApp Facebook’a ekleniyor22 Eylül 2017 Cuma 12:40
  • Apple, iOS 11 güncellemesini yayınladı20 Eylül 2017 Çarşamba 00:32
  • Facebook'tan yeni özellik!17 Eylül 2017 Pazar 16:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim