• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242

    Atay; “Kürtaj Hakkı Kadınlar İçin Bir Yaşam Hakkıdır”

    21.06.2012 12:40
    Aydın Tabip Odası Başkanı Dr. Eralp Atay, Türkiye’de bilgi eksikliğinden dolayı istenmeyen gebeliklerin olma olasılığının yüksek olduğunu belirterek, “Bu yüzden kürtaj hakkı kadınlar için bir yaşam hakkıdır” dedi.
    Atay; “Kürtaj Hakkı Kadınlar İçin Bir Yaşam Hakkıdır”
    Atay; “Kürtaj Hakkı Kadınlar İçin Bir Yaşam Hakkıdır” Atay; “Kürtaj Hakkı Kadınlar İçin Bir Yaşam Hakkıdır” Atay; “Kürtaj Hakkı Kadınlar İçin Bir Yaşam Hakkıdır”

    Kürtaj ve sezaryenle ilgili düzenlemelerin 80’li yıllarda anne ölümlerinin en temel nedeni olan istenmeyen gebeliklerin tıbbi olmayan yaklaşımlarla sonlandırılmasının azalmasına neden olduğunu anımsatan Eralp Atay, “Yasa sonrası isteyerek düşüklerin artabileceği yönünde ortaya atılan endişelerin yersiz olduğu zaman içerisinde görülmüş ve isteyerek düşük hızının 90’lı yıllardan itibaren belirgin bir biçimde azaldığı izlenmiştir. Sayılarla ifade etmek gerekirse 1993 yılında 100 gebelikte 18 iken, 2008 yılında 100 gebelikte 10’a gerilemiştir. 2008 yılında dönemin Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ‘Kadının Statüsü ve Sağlığı ile İlgili Gerçekler’ başlıklı raporunda da belirtildiği gibi; ‘İsteyerek düşükleri daha da azaltmanın yolu, onu yasa ile yasaklamak olmayıp, gebeliği önleme yöntemlerinin yaygın ve ulaşılabilir olarak verilmesidir’. Dolayısıyla kürtaj hakkı kadınlar için bir yaşam hakkıdır” diye konuştu.

    Toplumsal cinsiyet ayrımcılığının en çarpıcı sonucunun sağlık hizmetlerinden yararlanmada ortaya çıktığını iddia eden Atay, kadının statüsünün düşük olmasının en fazla doğurganlık davranışını etkilemekte olduğunu belirterek, “Üreme hakları ile ilgili uluslar arası gelişmeler, insanların üreme yeteneğine ve bunu ne zaman ve nasıl gerçekleştireceklerine karar verme özgürlüğüne sahip oldukları noktasında birleşmektedir. Buna göre, bireylerin ve çiftlerin çocuklarının sayısı ve aralığına özgür ve sorumlu bir biçimde karar vermelerine olanak sağlanmalıdır. Bu amaçla gerekli bilgiye sahip olabilmeleri, üreme ve cinsel sağlık standardına en iyi düzeyde ulaşabilmeleri, şiddet, baskı ve ayırımcılık olmaksızın kararlarını verebilmeleri ve üreme çağı boyunca üreme sağlığı hizmetlerinden yararlanabilmeleri temel insan hakları kapsamında ele alınmaktadır. İstenmeyen gebeliklerin oluşmaması için Aile planlaması hizmetlerinin nitelikli ve erişilebilir olması gerekir. Sağlıkta Dönüşüm programı ile gündeme gelen katkı, katılım payları, kullanıcı ödentileri bu hizmetleri de bedelli hale getirmiştir. Ülkemizde doğurgan çağ kadınların yüzde 27’si geri çekme gibi etkin olmayan geleneksel bir yöntemle korunmakta, yüzde 26’sı ise hiçbir yöntem kullanmamaktadır. Bu veriler ülkemizde istenmeyen gebeliklerin olma olasılığının yüksek olduğunu göstermektedir” şeklinde konuştu.

    Kürtajın yasak olduğu ülkelerde kadın ölümleriyle sonuçlanan uygun olmayan koşullarda kürtaj girişimlerinin söz konusu olabildiğine işaret eden Atay, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu nedenle temel bir insan hakkı olan üreme hakkı kapsamında üremenin zaman ve sıklığına karar verme ve istenmeyen gebeliğin sonlandırılması hakkı aynı zamanda kadınların yaşam hakkıdır. Kürtajı yasaklama girişimi kadını birey olarak görmeyen bir anlayışın sonucu olarak, kadının bedenini, cinselliğini, doğurganlığını denetleme arzusudur. Bu denetim aile içinde erkek şiddeti yoluyla sürmektedir. Devlet de zor yoluyla kadının bedenini ve cinselliğini denetleme arzusunu ifade etmektedir. Kadın bedeninin denetlenmesi, yeni muhafazakarlığın 3- 5 çocuk yoluyla kadınları eve kapatma, aile yoluyla denetleme ve devletin ortadan kalkan sosyal rolünü kadınların sırtına yıkma girişiminin de bir parçasıdır. Eve kapatılan kadının görünmez kılınan emeği ile devletin çocuk, yaşlı, hasta bakımı gibi tüm sosyal sorumluluklarını taşıması beklenecektir. Eve kapatılan kadın birey olarak kendini gerçekleştirme, ifade etme olanaklarından yoksun kalacak, ekonomik açıdan eşine bağımlı olacaktır. Sezaryen normal doğumla gerçekleşemeyen doğumlarda annenin ve bebeğin sağlığını korumak amacıyla uygulanması gereken cerrahi bir girişimdir. Asla normal doğuma ne anne ne bebek sağlığı açısından üstün değildir”

     

    aydinpost-twitter.png aydinpost-facebook.png

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Hudut karakolları artık drone'la korunacak05 Ekim 2017 Perşembe 04:34
  • iOS 11.0.2 çıktı!03 Ekim 2017 Salı 23:14
  • 2018'de 1 milyardan fazla akıllı telefon bu özelliğe sahip olacak!01 Ekim 2017 Pazar 11:45
  • Bir devrin sonu: Twitter, 280 karakterli tweetleri denemeye başladı27 Eylül 2017 Çarşamba 09:09
  • iOS 11.0.1 güncellemesi yayınlandı27 Eylül 2017 Çarşamba 01:14
  • Whatsapp ve Facebook sonunda birleşiyor!25 Eylül 2017 Pazartesi 13:57
  • Star Wars: The Last Jedi tamamlandı!25 Eylül 2017 Pazartesi 02:01
  • WhatsApp Facebook’a ekleniyor22 Eylül 2017 Cuma 12:40
  • Apple, iOS 11 güncellemesini yayınladı20 Eylül 2017 Çarşamba 00:32
  • Facebook'tan yeni özellik!17 Eylül 2017 Pazar 16:55
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim