Çanakkale Zaferi'nin 100. yılını yasaklarla kutladık. Yarımada, halka kapatıldı ve halksız ayrı bir kutlama töreni düzenlendi. TGB'li gençler ise bu yasağı anlamlı bir etkinlikle aştı. Onbinler Çanakkale'ye koştu. Çanakkale savaşı üzerine çekilen bazı filmlerde Atatürk yoktu. Törenlerde de bazıları Atatürk'ü görmek istemedi. Bir vatandaşımızın tepkisi anlamlıydı. Ama halkımızın kalbinde Atatürk sevgisi ve Çanakkale ruhu silinemiyor.
Çanakkale Savaşlarının geçtiği mekânlara ziyaret, Atatürk döneminde de vardı. Halk ve gençler özel günlerde daha bir kalabalıklarla Çanakkale'ye gider, şehitleri anardı. Giden heyetler, Atatürk'e teşekkür telgrafı çekerek minnettarlıklarını bildirirdi. Atatürk'ün buna ilişkin telgraflarını Atatürk'ün Bütün Eserleri'nde bulduk. Atatürk, 1937 yılında görüştüğü tarih öğretmeni Refet Angın'a ise şu nasihatte bulunur: "Çanakkale savaşlarını sakın unutma. Bizi, bugünlere getiren Çanakkale Savaşlarıdır!"
Şehitlikleri ziyaret eden heyetlere teşekkür
Şehitlikler İmar Komisyonu Reisi İstanbul Merkez Kumandanı Ali Galip Bey, kalabalık bir heyetle Çanakkale'yi ziyaret eder. Mustafa Kemal Paşa'ya gönderdiği telgrafta "Çanakkale harbinde şehit olan mübarek ve mukaddes askerlerimizi ziyaret etmek maksadıyla Anafartalar'a gelen seyyah heyetimiz şehitlerin ruhlarına fatihalar gönderirken, Türk süngülerinin kahraman zaferini bu sahillerde de hazırlayan ve temin eden Anafartalar Kumandanı'nı hürmet ve minnetle yâd eylediklerini arz ederim" der.
Gazi Mustafa Kemal Paşa, 12 Eylül 1925 günü Ali Galip Bey'e şu yanıtı verir: "Anafartalar'da seyahat eden heyetin, hakkımda gösterdiği kadirşinaslığa teşekkür ederim." (ATABE, C. 17, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2005, s.307)
'Aziz şehitleri hürmetle yad ederim'
Ziyaretler ileriki yıllarda da sürer. Cumhurbaşkanı Atatürk, 19 Eylül 1927 tarihli telgrafla İstanbul'da Şehitlikleri İmar Cemiyeti Reisi Diyarbekir Mebusu İbrahim Tali Bey'e şunları iletir: "Cemiyetin, aziz vatan şehitlerinin ruhlarının takdisi maksadıyla vaki teşebbüs ve kadirşinaslığından memnun oldum. Bu vesile ile şahsım hakkında gösterilen samimi hissiyattan doğan memnuniyet ve teşekkürlerimin muhterem cemiyet üyelerine bildirilmesini rica ederim, Efendim." (ATABE, C. 18, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2006, s.377)
Atatürk, 29 Ağustos 1931 günü de, yine ziyaret sonrası teşekkürlerini bildiren, Şehitlikleri İmar Cemiyeti Reisi Cevdet Kerim Bey'e şu cevabı verir: "Muhterem heyetin hakkımdaki asil hissiyatına teşekkürler eder, aziz şehitlerimizin ebedi hatıralarını hürmetle yad ederim, efendim." (ATABE, C. 20, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2009, s.213)
Avustralya gazetesi Star'a Çanakkale mesajı
Atatürk, yurt dışındaki anmaları da ihmal etmez. Avustralya'nın Melbourne şehrinde yayımlanan Star isimli gazetenin talebi üzerine, Çanakkale Muharebeleri hakkında 22 Nisan 1934 tarihli telgrafla şu mesajı göndermiştir: "25 Nisan 1915 Gelibolu çıkarma hareketi ve bu Yarımada'da cereyan eden bütün muharebeler, dünyaya orada kanlarını dökenlerin kahramanlığıyla beraber, bu mücadelenin sebep olduğu zayiatın milletleri için ne kadar elemli olduğunu göstermiştir." (ATABE, C. 26, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2009, s.363)
Atatürk'ten tarih öğretmenine nasihat
Atatürk, 20-25 Eylül 1937 tarihleri arasında Ankara'da yapılan İkinci Türk Tarih Kurultayı'nda Gelibolu Ortaokulu tarih öğretmeni Refet Angın'la yaptığı sohbette ona şu nasihatte bulunur: "Talebelerini çok iyi yetiştireceksin. Onlara, Kurtuluş Savaşı'nı çok iyi öğreteceksin ve bu arada Çanakkale Savaşlarını sakın unutma! Bak çocuk; bunu neden söylüyorum. Bizi, bugünlere getiren Çanakkale Savaşlarıdır. Ezkaza biz onu kaybetse idik, bugün hür dünya camiası yoktu." (ATABE, C. 29, Kaynak Yayınları, İstanbul, 2011, s.332-333.)