• BIST 109.666
  • Altın 156,804
  • Dolar 3,8860
  • Euro 4,5765

    Asker baskısını kime itiraf etti

    18.07.2008 13:00
    Komutanlar"la ilgili bir iddiada Hüseyin Gülerce'den geldi. İtiraf bizzat Ecevit'ten.
    Asker baskısını kime itiraf etti
    Asker baskısını kime itiraf etti Asker baskısını kime itiraf etti Asker baskısını kime itiraf etti

    Murat Yetkin'in gündeme getirdiği "Başbakan Ecevit'e çekil basıkısı yapan komutanlar"la ilgili bir iddiada Hüseyin Gülerce'den geldi. İtiraf bizzat Ecevit'ten.
    Zaman gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce'nin köşesine taşıdığı çarpıcı diyalog...

    "Ecevit bana da anlattı

    3 Nisan 2005 Pazar günü Samanyolu televizyonunun canlı yayın aracı Ecevit'in Oran'daki evinin önündeydi ve saat 11.30'daki yayın için hazırlıklar yapılıyordu.
    O sırada biz Sayın Ecevit'le sohbet ediyorduk. Yönelteceğim can alıcı sorulardan birisi, başbakanlığının son döneminde kendisine, görevi DSP içinden bir başkasına bırakması için yapılan baskılarla ilgiliydi. Yazılanlar, bu baskıların emekli bazı orgenerallerden geldiğiydi. Ancak fısıltı halinde "görevdeki komutanların da işin içinde olduğu" söyleniyordu. Rahmetlinin nezaketini ve devlet adamı hassasiyetlerini bildiğim için soruyu canlı yayında pat diye sormayı uygun bulmadım. Ön sohbet sırasında "Efendim, size baskı yapanlar arasında görevdeki komutanlar da var mıydı?" dedim. "Evet, asıl onlar çekilmemi istediler." dedi. "Bunu size canlı yayında sorabilir miyim?" dedim. "Sormazsanız daha iyi olur Hüseyin Bey." dedi. Sormamı istemediği için bunları gazetemdeki köşemde de yazmadım.

    Konu bu defa, Ergenekon iddianamesinde, 2001-2002 döneminde Başbakan Ecevit'e yönelik bir darbe girişimi olduğu bilgisi ile yeniden gündeme geldi. Konunun en önemli tanığı Radikal'den Murat Yetkin önceki gün baskıları olanca açıklığı ile köşesine taşıdı. Böylece, o dönemde Ecevit'in, hangi insanlık dışı muamelelere uğradığı, hafızalarımızda bir daha canlandı. O günlerde neler yazılıp konuşulmuştu. Tedavi edileceği gerekçesiyle yatırıldığı hastaneden kendisine iş göremez raporu verilecekti. İyileşmesi bir yana koskoca başbakan az daha ölüyordu. Hastaneden çıktıktan sonra Ecevit'in iyileşmesi, derin bir komplonun içinden sağ salim çıktığını gösteriyordu.

    Ergenekon iddianamesinde yer alan darbe girişiminin hangi boyutta olduğunu bilmiyoruz. Dava sürecinde mahkemede tanıklık edecek siyasetçi ve gazetecilerin ifadeleri, gerçeği tam olarak öğrenmemizi sağlayabilir. Şimdiden görünen o ki, bu Ergenekon davası, faili meçhul cinayetlerin aydınlanmasından tutun da, karanlıkta kalmış pek çok ilişkiyi açığa çıkaracaktır. En önemlisi, PKK ile Ergenekon arasındaki bağlantılar ve radikal dinî yapılanmalarda Ergenekon'un hâkimiyetiyle ilgili sır perdeleri bir bir kalkacaktır.

    Bu çerçevede başbakanlığının son döneminde, Ecevit'e yönelik görevi bıraktırma operasyonu ayrı bir önem taşıyor. Zira Ecevit bu operasyona rağmen görevi bırakmayınca, ardından ne olduğunu hep birlikte hatırlayalım. Tam da hükümetin ekonomide içirdiği acı ilacın neticesi alınacakken, MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli hükümetten çekildiklerini açıklamıştı. Ecevit şaşkındı. Buna bir anlam verememişti. Hatta 3 Nisan 2005'teki Pazar Sohbeti'nde, "Aradan yıllar geçti, Sayın Bahçeli'nin neden öyle davrandığını şimdi izah edebiliyor musunuz?" diye sordum. Cevabı "Bugün de izah edemiyorum." oldu. Birkaç ay sonra ABD'nin Saddam'ı devirmek bahanesiyle Irak'ı işgal etmesi, Ecevit'in görevi bırakması için yapılan baskılarda dış tesirlerin varlığını da gündeme getirdi.

    Sahi bu Ergenekon denilen yapılanmada Amerika'nın rolü nedir? İtalya'da Gladio'yu çökerten savcı Felice Casson, 26 Nisan 2008'de Genç Siviller'in organize ettiği toplantıda, bu yapının özünde bir NATO oluşumu değil, bir CIA oluşumu olduğunu söyledi. Türkiye'nin stratejik önemini hatırlatarak en kuvvetli, en örgütlü devlet çetesinin bizim ülkemizde olabileceğinin altını çizdi.

    İtalya'da işin bir başka boyutu daha ortaya çıkmıştı. Gladio'nun beyni P-2 mason locasıydı. Davanın sonunda, 2 bin 500 kişilik bu beyin takımının herkesi dinlettiği, konumlarının ve ilişkilerinin gücünü kullanarak siyasîler, işadamları, askerler ve özellikle medya ile birlikte hareket ettikleri ortaya çıkmıştı.

    Bakalım, Ergenekon davası bizde hangi kirli ilişkileri ve hangi siyasî cinayetlerin faillerini ortaya çıkaracak?

    Birilerinin telâşı ve paniklemesi boşuna değil. Türkiye, artık eski Türkiye olmayacak..."

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim