• BIST 109.330
  • Altın 155,760
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501

    Arınç'tan kavga açıklaması

    03.02.2010 13:02
    Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu'nun odasına gidip tartıştığı iddilarına cevap veriyor.
    Arınçtan kavga açıklaması
    Arınç'tan kavga açıklaması Arınç'tan kavga açıklaması Arınç'tan kavga açıklaması

    İşte Arınç'ın konuşmasından satır başları:

    Dün akşam hepimizin üzüntüyle izlediği TBMM"de yaşanan gerginlik sebebiyle bazı konuları açıklama ihtiyacı duyduk.

    Sonu kavgaya varan bu gerginlik, bir eski Meclis Başkanı olarak, grup başkanvekillerini derinden üzmüştür. Böyle bir olayın geçmişte de yaşanıyor olması, bugün de artırılan gerginlik sebebiyle kavgaya varan gelişmeler üzücüdür. Bu davranışlar TBMM"nin saygınlığını zedeleyecektir.
    Ben dün akşam şahsımla ilgili kısmını açıklama ihtiyacı duydum.

    Sayın Mumcu, takriben bir saat sonra çıktı ve konuşmasında, Benim içeriye girerek kendisine talimat verdiğini, bunun da yürütmenin yasamaya müdahalesi olarak değerlendirdi.

    Aslında nöbetçi bir bakan değilim, gensoru benimle de ilgili değil. Ama bir milletvekili olarak bunları takip etmek benim de hakkımdı.

    Sayın Başbakan"ın konuşması sırasnıda yaşanan tatsız olaylar sebebiyle genel kurulda konuşma imkanı olmadı.

    Yaşanan olayların sorumlusu başkanvekili Mumcu"dur. Sayın Mumcu adil bir yönetim sergilememektedir. Bu dönemin başından itibaren sayın başkanvekilimiz bir CHP"li gibi hareket etmekte, oysa o kürsüden tarafsızlığını muhafaza ediyor olması gerekir.

    Sayın Mumcu"nun yönettiği genel kurullara bakınız, CHP"liler ne konuşursa onaylamakta, hatta başkan ve başkanvekili tartışmalara katılamaz hükmüne rağmen bazen taraf olduğunu göstermektedir.

    Pek çok milletvekili, kendisine sayın meral akşener gibi olmasını söylemektedir.

    Bunu Bülent Arınç olarak söylemiyorum, 5 yıl boyunca başkanlık yaptım. Ama hiçbir gerginlik böyle bir olayla sonuçlanmadı.

    TARAFSIZLIĞIMI BAYKAL TAKDİR ETMİŞTİR

    Çünkü Meclis"in başkanı ve başkanvekilleri tam tarafsız değillerdir. Partilerinin milletvekilleri olarak görülürler, bir keresinde şunu da söylemiştim, "Grupların kestiği aidatları da ödemeye devam ederler"

    Anayasa"mızın 94. maddesinin 4. fıkrası diyor ki TBMM Başkanı, başkanvekilleri, üyesi bulunduğu siyasi partinin veya parti grubunun, meclis içinde dışında faaliyetlerine katılamaz diyor. Bunun sayın Mumcu"yla ne ilgisi var?

    Her Salı günü CHP Grup toplantısı yapıldığı gün, sayın Mumcu birinci sıradadır. Anayasa"nın bu maddesini görmezden gelemezsiniz. 94. maddesi başkanvekillerine tarafsız yönetim konusunda faaliyetlere katılamayacağını söylüyor.

    Bu sayın bayan, grup toplantılarında en önde bulunmaktadır. Grup toplantısından sonra kürsüye çıktıktan sonra da tarafsızlığı kalmıyor.

    Başkan müdahale eder, söz kesebilir, mikrofon kesmek onun elindedir. Eleştiri sonuna kadar bu bir haktır. Ama hakaret olmayacaktır. Çirkin bir konuşmaya başkan izin veremez. Dünkü konuşmalara ve bunların içeriğine bakarsanız temiz bir dil konusunda başkanvekillerimizin, eleştiri ve hakareti ayırt etmediğini görüyoruz.

    Dün önce Aden Körfezi"ne asker gönderme, tüm partiler el kaldırdı. Arından 1 saatlik bir ara. Sonra Osman durmuş çıkıyor, çirkin benzetmesini söylüyor. Ardından çetin soysal çıkıyor konuşma yapıyor. Grup başkanvekillerimiz de söz istiyor.

    Söz verirken bile, vermek istemediğini, neden konuşmak istiyorsunuz dediğini görürsünüz. Üslup konusunda dikkat edilmesi gereken şeyleri söylüyor.

    Şimdi benim serencamım bundan sonra başlıyor. Meclis"i yönetmiş bir insanım. 5 yıl boyunca tarafsız yönettiğim konusunda, sayın Mumcu ve CHP"li arkadaşlarım şunu bilsin ki adaletli bir yönetim konusunda ben CHP grubunun, başta sayın Baykal olmak üzere takdir almış bir insanım.

    TALİMAT VERMEDİM

    Şimdi şikayetleri varsa, söz değiştiren görüş değiştiren de olabilirler. Ama o kürsüye çıktığımda hepsi milletvekili olarak baktım.

    Çok basit bir meselenin saatler sürmesini düşündüm, gerginliği hissettim, kavga çıkacağını düşündüm ve sayın başkan bunu söyledim. Odasına gittim, Sayın murat Özkan oturuyordu,

    Başkanvekili ayakta, dedim ki hanımefendi iyi yönetemiyorsunuz, niçin iyi yönetmiyorsunuz* neden dedi. İç tüzük hükümlerine uyun dedim. Mesele uzuyor. Sözünü kesiyorsunuz. Tarafsız ve adil olun. Siz partisinin militanı olarak hareket eden bir başkan olarak burada bulunuyorsunuz dedim.

    Ben ona tarafsız olun, siz iyi yönetmiyorsunuz, iç tüzüğe uyacaksınız dedim. Uyuyorum dedi, uymuyorsunuz dedim.

    Sayın Özkan oturduğu yerden kalkmamıştır. Çünkü ben hakaret edecek bir davranış içinde bulunamazdım.

    Sayın başkan diyor ki, yürütmenin yasamaya müdahalesi, beni suçlarken bunu söylüyor. Bana talimat verdi diyor. Ben hükümetin bir üyesiyim, ama dünkü davranışım milletvekili olarak meydana geldi.

    Ben genel kurulu izliyorum, genel kuruldan şikayetçiyim, bunu söylüyorum.

    Ben eleştiri hakkımı kullandım. İyi yaptım kötü yaptım, doğru yaptım yanlış yaptım. Ama ben gidip şöyle yap böyle yap diyerek talimat vermedim.

    Ben başkalarının kürsüde arkasından yaptığı şey, ben odasına giderek söyledim. Genel kurulda mesela bir önerge veriliyor. O önerge üzerine bakan geliyor, muhalefet partilerinin grup başkanvekilleri geliyor ve çalışma yapılıyor. Bu müdahale sayılmıyor da, benim uyarım mı müdahale sayılıyor?

    SEVDİĞİM ARKADAŞIMIN, ASİSTANIMIN EMANETİ

    Barış ve demokrasi partisi adına açıklama yapıldı, bunun bir cinsiyetçi yaklaşım olduğunu söylediler. Ben bir erkek olarak gitmişim, kadın başkanvekili olduğu için gitmişim. Benim bu meclis"te 4 dönemdir, hiçbir kavgam olmadı. Benim bu konuda sabıkam yoktur. Böyle bir şey yapmam da mümkün değil.

    Sayın Güldal Mumcu"nun şahsına karşı saygım var. Beğenirim beğenmem, ama meclis"in başkanına, başkanvekillerine saygım var. Sayın Güldal Mumcu, bize türk milletine bir emanettir. Çok sevdiğimiz bir arkadaşımızın eşidir. Benimde hukuk fakültesinde asistanım olan, daha sonra da gazeteci olduğunda da görüştüğüm bir insanın, bize bıraktığı emanete bizim saygısızlık yapmam mümkün değildir

    Yaptığı hatalı davranışlardan dolayı kendisini eleştirdim. Eğer başkanlık kürsüsünde bulunduğu sürece, tarafsızlık konusunda başarılı olabilirse, meclis"in huzurunda tebrik etmeye de hazırım.

    Böyle devam ederse, bu tartışmaların sonu gelmez, biz de yaptıklarımızla kalırız

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim